“Tarih tekerrürden ibarettir” derler de insan inanmak istemez.
Ama yaşananlara bakınca…
Gerçekten de öyleymiş diyor insan.
Zaman değişse de…
Konunun içindeki isimler değişse de…
Yanlış değişmiyor.
Yaklaşım değişmiyor.
Türkiye yine bir şafak operasyonu ile güne uyandı.
Bir gün önce İstanbul Üniversitesi’nden aldığı diploması iptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, CHP’nin Cumhurbaşkanı aday adayı Ekrem İmamoğlu gözaltına alındı.
Muhtemeldir ki…
Olmaz bu kadar da denilen şey olacak!
Bugün Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da görevdeyken cezaevine girmişti.
Millet onu mağdur bildi.
Aradan geçen yıllar önce başbakanlığa sonra da cumhurbaşkanlığına taşıdı.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra Erdoğan’ın siyaset yasağını kaldırmak için Meclis’te harekete geçmese bugün nasıl bir Türkiye fotoğrafı olurdu?
Cevapsız sorular bunlar artık.
İmamoğlu’nun önce diplomasının iptal edilmesi, ardından gözaltına alınmasıyla ilgili süreç Türkiye açısından nasıl yorumlanmalı?
Haberle birlikte Dolar 42 TL’ye, Euro 45 TL’ye sıçradı.
Borsa düştü.
Altın uçtu.
Bu gelişmeler zor bir süreçten geçen ekonomiyi nereye sürükler?
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İmamoğlu’nun gözaltına alınmasını “Milletin yerine karar vermek, halkın iradesinin yerine geçmek ya da ona engel olmak güç kullanmak darbedir.
Şu anda bir sonraki cumhurbaşkanını milletin belirlemesine engel olmak üzere bir güç devrededir.
Bir sonraki cumhurbaşkanımıza darbe girişimi ile karşı karşıyayız” diye yorumladı.
Ak Parti ve MHP ile bahar yaşayan DEM Parti’nin eş genel başkanları da Ekrem İmamoğu’nun gözaltına alınmasına tepki gösteren isimler arasında yer aldılar.
Türkiye İş Partisi Genel Başkanı, İstanbul Milletvekili Erkan Baş da tepkisini ortaya koyan isimler arasındaydı.
İmamoğlu’yla birlikte cumhurbaşkanlığı adaylığında ismi hep önlerde olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da “Bu ülkede hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi ve millet iradesini savunan herkes bilmelidir ki, seçilmiş bir belediye başkanına bu girişimler asla ama asla kabul edilemez” diyen isimler arasındaydı.
Bütün bu gelişmeler doğal olarak bir dönem Ak Parti’nin akil adamlar listesinde yer alan CHP’nin Esenyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in tutuklanmasına dönük tepkiler üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Turpun büyüğü daha heybede duruyor” açıklamasını gündeme getiriyor.
Bütün bu gelişmeler üzerine bir hatırlatma…
Terk edilen parlamenter sisteminin en önemli unsurları yasama(Meclis), yürütme(Hükümet) ve yargı arasındaki ilişkinin bağımsızlığıydı.
Demokrasiyi ayakta tutan üç saç ayağıydı.
ŞİİRLE YOLCULUK
Çayda akan su gibi, çölde esen yel gibi
İşte bir günü daha kayboldu ömrümün.
Ben ben oldukça iki günün gamını bir çekmem.
Biri geçip giden gün biri gelecek gün.
-Ömer Hayyam-
22 yıl oldu..bir kez geldi şans Mansur Yavaş Cumhurbaşkanı adayı olsa idi,bu iş bitmişti...Kanun ,yargı,asker ,polis,heryerdeler...Ak parti kadar Chp Yöneticileride suçludur koltuk sevdası herkeste var...Sokaklara dökülüyoruz.yazılar yazıyoruz..patlaşıyoruz..işimize engel oluyolar ,Cumhuriyete güvenip karşılarında dimdik duruyoruz ama .bizim arkamızda Chp durmuyo..tüm Türkiyede böyle