Temlik sahipleri için köprüden önceki son çıkış

Yazının Giriş Tarihi: 25.02.2025 08:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 25.02.2025 08:12

Çok netameli bir konudur, yönetici alacakları, temlikler…

Ner’deyse yarım yüzyıldır, gündemdeki yerini kimseye kaptırdığını görmediğim gibi, 20 yaşında toy bir muhabirken de tartışıldığına tanık olmuştum, bugün de bütün sıcaklığını muhafaza ediyor, hatta Başkanın BGC söyleşisi sırasında mevzuya, eğip bükmeden bodoslama girişiyle çok kişiyi yakacak kıvama geldiğini söylemek de mümkün.

Şimdi…

Kulüp bizim, hepimizin… Eğer bilançoda yer alıyorsa, bu uğurda harcanan paralar da bu şehrin parası.

Kimin, neden harcadığı, doğru kullanılıp kullanılmadığı, karşılığının sportif olarak alınıp alınmadığı hepimizi enterese eder.

Kaynağı ne olursa olsun, ister kredi, ister futbolcu satışı, isterse de yönetici katkısı; para eğer kulübe giriyorsa, hani derler ya “tüyü bitmemiş yetimin hakkı da var” deyip, o denli titizlenmeli kullanırken.

Ancak futbol dünyası; yer sofrasının etrafına bağdaş kurmuş, yemeği elleriyle yiyen aç Hintlilerle dolu olduğundan titizlik hak getire…

***

Eskiden yönetici olabilmenin ön koşulu; arma, sevgi ya da zeka değil paraydı.

Her görevin bir bedeli vardı.

En çok para kimdeyse başkan o olabilirdi, vekili ile birlikte genel kaptan da kallavi bir katkı koymalıydı.

Az katkı veren düz üye olurdu.

Düz üye deyip geçmeyin, parası olmasa da düzgün adamdı çoğu. En az parayı vermiş olduklarından mıdır ne, daha verimli işler yaptıklarına ve daha iyi ilişkiler kurduklarına ben şahidim.

Ta o günlerden beri düşünürüm; bir insanın borç verdiği bir yerin sahibi/patronu olması, en basitinden doğanın ve insanın tabiatına ters.

Adı üstünde borç…

Geri alacaksın, yani ortadan kaybolması mümkün değil ve yine yani risk sıfır.

Peki risk yoksa sizi başarmaya, kazanmaya motive edecek enstrüman nedir?

Yok…

Baktın olmadı, yer sofrasından üstünü silkip kalkmana, koyduğun parayı geri almana, para yoksa temlik etmene engel hiç bir durum yok.

Sizce de bunda bir tuhaflık yok mu?

Olmalı…

Buna birileri dur demeliydi ve nihayet dedi…

Senin, benim, bizim dememiz bir anlam ifade etmezdi ve etmedi de ama bu itiraz, eğer 9 ayda kulübün sırtındaki devasa borç kamburunun yarısını kesip atan, yaklaşık 200 milyon lira Başkan/yönetici katkısını bağış olarak yapan, şahane bir takım kurup, 45 bin kişiye tribünde şampiyonluk şarkıları söyleten birinden geliyorsa…

Sayın temlik sahipleri;

Sanki üzerinize doğru hızla yabancı bir cisim yaklaşıyor gibi…

Çarptı çarpacak.

BGC söyleşisinde nükte yapar gibi bir hali yoktu başkanın, farkındasınız değil mi?

Ölü taklidi yapmayın dedi…

Bunu diyen adam, sıradan biri olsa, bir müddet daha esip, gürler sonra unutur diyebilirdiniz de…

Bunu söyleyen diyor ki; “kim ne halt yediyse bunu düzeltsin, yoksa bundan sonraki yaşamımı onların rezil olması, hukuki anlamda da bedel ödemesi için vakfederim.”

Bu tarihi bir meydan okuma.

Bu konuşmanın satır aralarında verilen mesajları doğru okumalı, muhatapları.

***

Sayın Bakan, yani baba Çelik;

Bundan 17 yıl önce bu kente, bu armaya sevdalı bir insan olarak, 2010’daki büyük zaferin finansal temelini atmış biriyse eğer, ki öyle…

Oğul Çelik de, enkazın içinden çekip almak için gece gündüz uğraşıyorsa eğer bu kulübü ve bunun için maddi manevi her fedakarlığa göğüs geriyorsa…

Bilin ki, bu mesaj öylesine, sadece kızgınlıkla verilmiş bir mesaj değildir.

Hani filmlerde rastlamışsınızdır ya;

‘Bu bir bant kaydıdır ve dinledikten sonra kendini imha edecektir’ diye…

Sanki bu sefer bant kaydı değil, dinleyenler imha olacak gibi.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (2)
Yorumcu
Mmdoff - bir ay önce

Herkesysptigi yanlislarin hesabini vermek ve durumu düzeltmekle mükelleftir..

Yorumcu
Bozok - bir ay önce

Eski yoneticileri bir heyet kurup tektek hesap sorulsun suclu olanlardan tazminat alinsin

Elinde bir tek asası eksik

28.03.2025 08:08

Açık konuşmam lazım, bir de araya itiraf sıkıştırmak arzusundayım. * 2010 yılından hemen sonra, bir kaç sezon ne yaptığımız, ne istediğimiz ve hatta bizi neyin mutlu etmesi gerektiğini bilmediğimiz yıllardı. Ömrümüz boyunca hiç tatmadığımız, karışık duygular yaşamaktaydık. Lig üçüncüsü olmak bil

Bu daha fragman…

25.03.2025 08:09

Gördüklerimiz, yaşadıklarımız, başımızdan geçenler ne ki, en hafif deyimiyle bundan sonra olacakların habercisi. Bir trenin en öndeki kompartımanında olduğunuzu ve yıllardır devam eden bir yolculuktaymış gibi hayal edin kendinizi. Başlarda manzara nasıl da harikaydı değil mi? Alnımızı dayadığımız

Mahalle yanarken...

21.03.2025 08:09

Hani derler ya; Takım tutar gibi parti tutma… Yani diyor, biraz objektif ol diyor, biraz faydacı bak meseleye diyor, nefesin kokarken diyor; slogan atıp duruyorsun, komik duruma düşüyorsun diyor… Kim diyor? Christian Dior demiyor, aklı olan diyor… Hele ben… Takımımı bile tutarken objektif iple

Susanlar, bazen konuşanlardan daha çok şey anlatır

18.03.2025 08:06

Şimdi söyleyeceklerimin açık adresi yok, ortaya konuşuyorum, muhatapları alır mı bilmem… * Maç sonunda gördünüz… Anıl evladınız olsa, böyle fahiş bir hatanın ardından olayın sıcaklığı ile en iyi ihtimal, kulağını bir çekerdiniz değil mi? Çekmediler… Aslında söyleyecek sözü olanlar, yani gecenin

Bursasporlu futbolcuları bekleyen büyük tehlike

14.03.2025 08:03

Kuşadası deyip geçmeyin, küçümsemeyin… 3 Kasım’da oynadığımız ilk maçı hatırlıyorum da; Bize gelirken 8 maçta sıfır çekmiş bir takım olduğu halde, oyun disiplini ve motivasyon açısından hiç de fena değillerdi. Hani derler ya; minare yıkılmış olsa da mihrap yerindeydi… Oyun planına bu denli ‘sadı

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Bursa Hakimiyet En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.