Sezon başında kurulan kadronun ilk görevi maç kazanmak, ikinci görevi de camiaya göze hoş gelen futbol seyrettirmekti.
'TFF 3. Lig’de ne hoş futbolu, çıkalım yeter!’ diyenler oldu, bizler de ara sıra bu görüşe katıldık.
O mantıkla kimse kombine almasın, kimse maça gelmesin, ‘takım kazansın yeter’ mantığıyla kimse destek vermesin, Süper Lig’e çıkınca da bi zahmet maçlara gider, alkışlar, tempo tutarız! Ne garip bir mantık ve istek öyle değil mi?
Bazen bunun bir oyun, eğlence ve hayatımıza kattığı ekstra motivasyon olduğunu unutuyoruz.
Konu Bursaspor olunca elbette çok daha fazlası bizim için ancak bu camianın da güzel futbol izlemeye hakkı var!
33-34 bin kombinenin satıldığı daha 6-7 ay sonra oynanacak maçlar için de 20 binin üzerinde kombine satan bir kulübün futbolcuları da bunu bize izletmek zorunda. Bakın zorunda diyorum çünkü rakipleri hem onlardan çok daha kabiliyetsiz, hem de sadece TFF 3. Lig’de değil, Türkiye’de parasını tıkır tıkır gününde alan 3-5 kulüpten bir tanesinde oldukları için…
“Bursaspor’un tek rakibi kendisi” diye diye bir hal oluyoruz. Bu hafta da bir kez daha gördük. Rakiplerinin kimlere kaybettiğini de gördük, Bursaspor’un nasıl maç kazandığını da…
Kırşehir FSK maçından sonra bana en çok gelen soruyu sizle paylaşayım; ‘Bu takım böyle oynuyordu da bugüne kadar neden oynamadı?’
100 soru geldiyse 90’u bu…
Pablo Martin Batalla-Adem Çağlayan etkisi mi sizce?
Bence bu kadar çabuk bir etki mümkün değil. Ya da Batalla ve futbolcular arasındaki diyalog mu? Bu soruya da net cevabım yok. Arjantinli çalıştırıcı idmanları açmıyordu, bu diyaloglara sizin gibi maçı izlerken şahit oluyordum.
Rakibin zayıf olması mı? E ondan daha zayıf Kuşadası’nı daha bir hafta önce yenemedik.
En iyisi ne olduysa iyi oldu diyerek düşünmeyi bırakmak. Ne diyorduk, skora bakacağız.
TFF 3. Lig gibi bir girdapta bu kadar düşünmek akıl sağlığımıza iyi gelmeyecek. Ortamlar bize göre değil. Bursaspor’un ne yeşili, ne de beyazı bu lige hiç yakışmıyor.
1-2 aya borçlarımızdan da arınacağız. Oh ne ala… Bu cümleyi bu kadar kolay kurmamızı sağlayan başkan Enes Çelik’i de unutmamak lazım.
Gerçi sıklıkla kendisinden bahsediyoruz, çünkü bahsettiriyor. Bir başkan düşünün taraftarıyla iftar programlarında bir araya geliyor, yetmiyor sahurda da kol kola Bursaspor’un geleceğini planlıyor.
1.7 milyar TL borcun ödenmesini bırakın, 3-5 ay öteleyecek adam yoktu piyasada. Herkes ölü taklidindeydi. Zannediyor musunuz ki ‘Bursaspor bitti, kapanıyor’ diyenler sadece Bursa dışındaki parazitlerdi?
Batman’a Bayburt’a Erzincan’a gittiğimde beni telefonla arayıp gülen, ‘Ne işin var oralarda, Bursaspor mu kaldı?’ diyenler şimdi en büyük Bursasporlu gibi göğsünü gere gere yine davetlerde en önde, stadyumda en yumuşak koltuklarda oturuyor. Paylaşımlar ise bir yeşil, bir beyaz, bir yeşil ve yine beyaz.
Bugün Enes Çelik gidiyorum dese, yine ‘Hadi bize müsade’ diyecek kişiler bunlar. Ama Çelik’in gözünden eminim ki bunlar da kaçmıyordur. Farkındaysanız, Enes Çelik bir açıklama yapıyor, hemen akabinde o açıklamanın sonucu Bursaspor’a fayda sağlayacak biçimde sonuçlanıyor. Açıkçası, boş konuşmuyor! Bir zamanlar mobese kamerasına dahi röportaj veren başkanlardan, sonuç odaklı açıklamalar yapan başkana…
Tekrar sahaya dönecek olursak, biraz da hocadan bahsedelim. Adem Çağlayan oldukça heyecanlı. Yaptığı röportajlardan bunu net bir şekilde anlayabiliyoruz. Gayet de normal. Bu heyecanını, alacağı skorlar ve camiayı arkasında hissettiği andan itibaren yenecektir. Yani kendisine bağlı. 4-0’lık galibiyetin yanı sırada Bulvarspor ve Kahramanmaraş deplasmanlarından 6 puanla dönerse 23Elazığ maçında görün Adem Hocayı.
Kırşehir FSK maçından sonra AS TV canlı yayınında da söyledim. İnşallah 23Elazığ maçı sonunda şampiyonluğumuzu kutlarız. Gerçi aceleye gerek yok. Altımızdaki takımlar zaten kendi aralarında da maçlar oynayacak. Ama yine de hepimizin içinde bir heyecan var ve o hemen sonuçlansın istiyoruz. Kısmet diyelim.
Kalan 6 maçın 4’ünü deplasmanda oynayacağımızı da unutmayalım. Ama Bursasporlu futbolcular Kırşehir maçının ilk yarısında gösterdiği performansın yarısını sahaya yansıtsın, 18 puanın tamamını gol yemeden hanesine yazdırır.