Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Neden sesiniz çıkmıyor?
19 Eylül 2018 Çarşamba, 08:33

Günümüzde teknoloji ile futbol artık iç içe...Teknoloji Süper Lig'e VAR ile giriş yaptı...
Yaptı ve beraberinde birçok tartışmayı getirdi...
Elbette diğer kulüplerin de canı yanmıştır ancak biz konuyu Bursaspor açısından değerlendirelim...
Ancak önce biraz başa dönelim ve geçen yaz Rusya'nın ev sahipliğini yaptığı Dünya Kupası'nda kullanılan VAR ile ilgili UEFA Hakem Komitesi Başkanlığı'ndaki görevinden yaklaşık iki ay önce ayrılan Pierluigi Collina'nın açıklamalarını hatırlayalım...
Collina, Dünya Kupası'nda VAR'ın yüzde 99,3 başarı oranını yakaladığını açıklamıştı...
Hatta Collina iddialı bir çıkış yaparak, "VAR sayesinde Dünya Kupası'nda bir skandal yaşanmadı" demişti...
Şimdi gelelim Türkiye'ye...
Eskiden sadece maçın hakemiyle ilgili 'Verdi, vermedi, gördü, görmedi, çaldı, çalmadı' tartışmaları yapılırdı...
Şimdilerde geçmişin güzel şarkısı 'Ellere VAR da bize yok mu?' pek bir popüler oldu...
Peki, VAR kararları bir şarkı sözü kadar basite indirilebilecek kadar önemsiz mi?
Diğer kulüplerin de mağdur olduğu durumlar ortaya çıkmıştır ancak Bursaspor VAR kararından en çok canı yanan kulüp sıralamasında ilk 5 haftada zirveye oynar...
Fenerbahçe, Beşiktaş, Konyaspor son Rizespor maçlarındaki kararlar insanların kafasında soru işareti bırakmıyor değil...
Diğer maçları da geçelim ve sadece Diafra Sakho'nun Rizespor maçındaki iptal edilen golüne ve VAR'ın devreye girmediği penaltı pozisyonuna değinelim...
İptal edilen gol tam anlamıyla güme gitti...
Oysa belki de sezonun golleri arasına girecek güzellikteydi...
Gelelim penaltı pozisyonuna...
Eğer VAR hakemlerin işini kolaylaştıracaksa ve adillikten yana olacaksa Sakho'nun ceza sahası içinde yerde kalmasında niye başvurulmadı?
Yoksa o sırada Riva'da elektrik mi kesildi?
İşte bu insanın kafasını kurcalıyor...
Fenerbahçe maçından sonra dile getirdim. 'Bursaspor'dan bir yetkiliyi maç sırasında Riva'ya VAR Merkezi'ne gönderin' diye...
'İyi hatırlattın, teşekkür ederiz' denildi, bir temsilcinin gönderileceği söylendi ama gönderilmedi...
Şimdi oraya gidecek Bursaspor'un temsilcisi elbette bir şey yapamayacak, bunu hepimiz biliyoruz...
Ama psikolojik bir baskı unsuru oluşturacak...
Tıpkı 80'li, 90'lı yılların soğuk savaş dönemindeki gibi...
Ya da maçın hemen sonrasında kaleme aldığım şekliyle VAR kararlarıyla ilgili Bursaspor'un neden sesi çıkmıyor?
Rize maçından sonra, Ali Ay'ın kameralar karşısına geçip, "Arkadaş, Fenerbahçe maçında ilk elin günahı olmaz diye sesimiz çıkmadı da bu kaçıncı hafta" diye esip gürlemesi gerekmez miydi?
Ya da "VAR ile ilgili şüphemiz var. Bugün benim canım yandı yarın bir başkasının yanmasın. Kulüpler Birliği'ni olağanüstü toplantıya çağırıyorum" sözleriyle küçük çaplı bir fırtına etkisi yaratması, camianın haklarını savunması adına şık olmaz mıydı?
Geçmişte Bursaspor'un Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi'ne (CAS) kafa tuttuğunu ve dava kazandığını bilmeyen yoktur...
Hadi Başkan Ali Ay açıklama yapmadı, kulübün resmi internet sitesi ne için VAR?
İletişim departmanı ne iş yapar?
Siteden 'Ağdalı' bir dille TFF'ye, "Bir maruzatımız VAR" şeklinde açıklama yapılmaz mı? Bu işler yapılmayacaksa o profesyoneller niye VAR? Unutmayalım, Özlüce 'Yan gelip yatma yeri' değil, kulübün hakkının savunulma yeri...

BU KEZ YÜZÜ GÜLMÜYOR...

Samet Aybaba göreve geldiğinde Bursa'daki hemen herkesin kafasında bir soru işareti vardı...
Aybaba gelir gelmez, öyle bir iletişim kurdu ki, herkesin kafasındaki o sıkıntılı süreci bitirdi...
Hatta transfer dönemindeki soğukkanlı duruşuyla yönetime bile siper oldu...
Gençler hamlesiyle de camianın gönlünü kazandı...
Rizespor maçındaki tespitimi paylaşıyorum...
Aybaba'nın ilk kez yüzü gülmüyordu Rize dönüşünde...
Canı hayli sıkkındı, takımın beş haftadır kazanamaması en çok onu etkilemişti...
VAR kararlarına içten içe isyan ederken, arktık kazanmak zorunda olduklarını dile getiriyordu yaptığımız kısa sohbette...
'Ligin daha başı, daha çok şey değişir' tarzı içi boş, günü kurtarma söylemleriyle bir yere varılmayacağı artık net...
Bu ligde her takım çatır çatır oynuyor...
İşi iyi bildiğinden ve de durumun farkında olduğundan Samet Aybaba bu durumun stresini yaşıyor...
O nedenle Bursaspor'un öyle ya da böyle önce ilk galibiyetini alması sonrasında da seri yakalaması gerek...
İlk yarının bitimine 12 maç var...
Bunların 7'si Bursa'da...
Bursaspor'un son yıllarda ligin ikinci yarısında topladığı puanlara bir bakalım...
2016-17 sezonunda 11, 2017-18 sezonunda 14 puan...
O nedenle bu dönemde ne toplarsan kâr...

GEL DE ANLAT...

Rizespor maçı sonrası futbolcularla röportaj yapıyoruz...Allano Lima, Diafra Sakho ve futbol altyapısını yurtdışında alan Tunay Torun diyor ki, "VAR'a saygı duymalıyız..."
Ertuğrul Ersoy, Okan Kocuk ve Yusuf Erdoğan diyor ki, "Bu kaçıncı oluyor VAR puanımızı yine yedi..."
Yerli oyuncuların da yabancı futbolcuların da birbirinden farklı düşünmesi kadar normal bir durum yok...
Çünkü, yabancı futbolcuya şunu nasıl anlatırsın; "Türkiye'de hakemler ayrıcalıklı takımlara öyle bir düdük çalar ki ne olduğunu anlayamazsın...."
Adam hayatında böyle bir durumla karşılaşmamış ya da 'Ayrıcalık' kelimesinin futbolla ne ilgisi olduğunu çözemiyor...
Yerli futbolcular da olayın içinden geldiklerinden kafalarında hep bir soru işareti; "Yine mi bizi kurban seçtiler" diye... O nedenle iki tarafı da hoş görmek lazım...
Çünkü iki tarafın da anlayışı farklı...

ALKIŞLAR SERKAN YAZICI'YA

Martin Luther King 1963'te 'I have a dream', 'Benim bir hayalim var' diyerek yola çıkmış kitleleri arkasından sürüklemişti...
Eski bir ralli pilotu olan Serkan Yazıcı da Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu Başkanlığı'na seçilirken, hayallerinin peşinden koşmuştu...
Martin Luther King gibi Serkan Yazıcı da TOSFED Başkanı unvanıyla hayalini gerçekleştirdi...
Dünya Ralli Şampiyonası'nı tam 8 yıl sonra Türkiye'ye getirdi...
İşin motor sporu kısmını bırakalım ve sadece şuna bakalım...
Şampiyona 4 gün sürdü...
Dünya genelinde 155 TV kanalı yarışı canlı yayınladı...
Bu yayınlar yaklaşık 850 milyon kişiye ulaştı...
Yani 850 milyon kişi bir şekilde Marmaris ve Türkiye adını duydu...
Dünyanın öbür ucundaki bir kişi kanal değiştirirken bile görse, işitse ülke tanıtımı için faydası var...
O nedenle TOSFED Başkanı Serkan Yazıcı büyük iş başardı yeniden ülkemizi WRC yarış takvimine dahil ettirmekle...
WRC'nin Türkiye'ye gelmesi için mekik dokuduğu o günlerde Japonya, Hırvatistan, Güney Afrika gibi ülkelerle mücadele etti Yazıcı...
Öyle yaptı, böyle yaptı, aklını çeldi Uluslararası Otomobil Federasyonu Yönetimi'nin...
Ve en sonunda getirdi FIA Başkanı Jean Todt'u Türkiye'ye, çıkardı Marmaris'te kürsüye...
'İşte bu yarış, bu da vereceğin kupa' dedi...
Sonra da Merhum Başkan İbrahim Yazıcı'nın fotoğrafının önünde poz verdi... Serkan Yazıcı bu nedenle büyük bir alkışı hak etti...