Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Konkordato kurtuluş olur mu?
05 Haziran 2019 Çarşamba, 07:55

Durum öyle gösteriyor ki, Bursaspor'un sorunu çok yakında kent sınırlarını aşacak ve ülke geneline yayılacak...
Kimse işin işinden çıkamıyor...
Öyle bir borç yükü var ki ortada, insan hangisini ödeyeceğini şaşırıyor...
Adı başkan adayı olarak geçen, ancak resmi olarak 'Ben adayım' demeyen Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı Faruk Çelik, bir dizi toplantıyla durum tespiti yapıyor...
Çelik, son kongrenin başkan adayı Hüseyin Akdemir'le görüştü...
Ardından mevcut Başkan Ali Ay ve ekibiyle masaya oturdu...
Hatta tribün liderleriyle bile...
Herkesi dinliyor Bakan Faruk Çelik ve kurtuluş reçetesini hazırlamak için doneleri topluyor...
Olası başkan adayları adaylık dilekçelerini 8 Haziran'da Divan Kurulu'na sunacak...
Yani 3 gün sonra...
O tarihe kadar camianın bir başkan adayı çıkarması şart...


Peki, çıkarmazsa ne olacak?
Burada tüzük hükümleri devreye giriyor...
Tüzüğün 18'inci maddesi bu konuyla ilgili...
İlgili maddede deniliyor ki; "Başvuru süresi içinde geçerli bir adaylık başvurusu yapılmamışsa, Genel Kurul geri bırakılır. Bu durum geri bırakma sebepleri de belirtilmek suretiyle ilk toplantı için yapılan çağrı usulüne uygun olarak üyelere duyurulur. İkinci toplantının geri bırakma tarihinden itibaren en geç altı ay içinde yapılması zorunludur. Üyeler ikinci toplantıya, tüzükte belirtilen esaslara göre yeniden çağrılır. Mevcut Yönetim kurulu yeni yönetim seçilene kadar görevine devam eder. Genel kurul toplantısında herhangi bir sebeple yönetim kurulu seçilememesi halinde, mevcut yönetim kurulu 30 (otuz) gün içerisinde yapılacak olağanüstü genel kurul toplantısına kadar görevine devam eder."
İşin özü eğer aday çıkmazsa mevcut Başkan Ali Ay, ekibiyle birlikte görevine devam etmek zorunda...
Bu arada camia içinde Ali Ay'ın yeniden aday olacağı konuşulmuyor değil...
Ali Ay cephesindeyse 'İş bize kalırsa bunun altından nasıl kalkarız' görüşü hakim...
Adaylık konusunda camiayı endişelendiren en önemli husus, kulübün içinde bulunduğu mevcut ekonomik durum...
Tablo o kadar vahim ki, neresinden tutarsan elinde kalıyor...
Dillendirilen toplam borç 450 milyon TL.
Sadece transfer yasağının kalkması için gereken rakam yaklaşık 6 milyon Euro...
Bunun için de zaman daralıyor...


Tahtanın açılması halinde kurulacak yeni takımın bütçesi, yeni teknik direktöre ödenecek para, diğer borçlar, bankalar, yönetici alacakları, geçen sezon forma giyen oyuncuların geriden gelen ödemeleri, FIFA ve UÇK'daki dosyalar, puan silinme tehlikesi, doğal olarak adaylık düşüncesinde olan herkesi temkinli hareket etmeye itiyor...
Örnek verecek olursak, geçen sezondan sadece Aytaç Kara'nın kulüpten alacağı 2 milyon 250 bin TL.
Kulübe ihtarname gönderen Yusuf Erdoğan'ın alacağı tutar yaklaşık 2,5 milyon TL.
'Gerekirse ölürüz' diyen kaptan Ertuğrul Ersoy'un da ihtarname gönderdiğini 'es' geçmeyelim...
Yazması ve söylemesi kolay, ancak ödemesi inanılmaz rakamlar...
Bir de kulübün önümüzdeki sezon gelirlerinin devede kulak kaldığını hesaba katarsak iş tam anlamıyla çıkmaz sokağa giriyor...
Bu noktada camia içinde pek sesli konuşulmasa da kulaktan kulağa yayılan bir konkordato meselesi var...
Hatta bu iş İstanbul'da araştırma yapan kulübe yakın avukatların olduğu bile konuşuluyor...
Yaptığım araştırmaya göre şu ana kadar Türkiye'de herhangi bir kulüp konkordato başvurusunda bulunmamış...
Türkiye'de birçok kulüp dernek statüsünde yönetildiğinden herkesin aklından, 'Konkordato başvurusunda bulunmasının önünde engel var mı?' sorusu geçiyor...
İşin uzmanlarından geçmiş dönemlerde de yöneticilik yapmış avukat Öztürk Yazıcı'ya konuyu sordum...
Öztürk Yazıcı bu konuyla ilgili daha önce bir makale kaleme aldığından, 'Nedir bu işin prosedürü, yasal bir engel var mı?' dedim...
Detayları çok uzun olduğundan Öztürk Yazıcı'nın anlattıklarını özet geçiyorum...
"Dernek statüsünde olan kulüpler konkordato ilan edebiliyor. Bu konuda yasal bir engel yok. Konkordato başvurusu kabul edildikten sonra kulüp önce geçici mühlet, arkasından da kesin mühlet alabiliyor. Toplamda 3 yıla kadar dokunulmazlık sağlanabiliyor. Yani, Bursaspor'dan alacağı olan kimse tahsilat için başvuramıyor, haciz işlemi yapamıyor. Kulüp haczedilen malını geri alabiliyor (otobüs gibi). Kulübün icra memurlarıyla işi kalmıyor. Konkordato tek başına bir kurtuluş değil, bir enstrüman. Konkordato süresince kulübe bir denetim kayyumu atanıyor. Kayyum sadece mali tabloları inceliyor. Kayyumun yönetimle bir ilgisi bulunmuyor."
Tek sıkıntı oyuncu alacaklarında...
Sıkıntının kaynağı prosedürün biraz daha uzun olması...
Çünkü bu noktada FIFA devreye gireceğinden, Öztürk Yazıcı işin uzmanı avukatların bu işin üstesinden geleceğine, kulübe en azından bir yıl kazandıracağına inandığını söylüyor...
Hemen belirtelim, konkordato kararı alındığında konkordato süresince mevcut yöneticiler de kulüpten alacağını tahsil edemiyor...
Konkordato kurtuluş için bir formül olur mu, denenir mi, denenmez mi bilinmez...
Ama konuşulduğu bir gerçek...