Süha GÜRSOY

Süha GÜRSOY

suha@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Burası BURSA
04 Eylül 2018 Salı, 08:16

Futbolda taktik bilimin yanı sıra iletişimin ve motivasyonun da önemi büyük...
Motivasyonu ne kadar üst noktada tutarsanız başarıya ulaşmanız da elbet bir o kadar kolay olabiliyor...
Bunların yanı sıra aşırı motivasyonun getirdiği ters durumlar da söz konusu...
Samet Aybaba göreve geldiği günden bu yana hep bu noktanın önemine değindi...
Kulüpte kaybolan sevgiyi yeniden tesis etme adına iletişimde ana unsur olarak belirledi...Ekibine de hep güler yüzlü olmalarını söyledi...
Elbette hayal kırıklıkları yaşadıkları günler de oldu Aybaba ve yardımcılarının...
Mesela İbrahim Yazıcı Tesisleri'ndeki zemin tam bir hayal kırıklığı Samet Aybaba için...
Sivasspor'da çalıştıkları dönemde halı gibi zeminde antrenman yapmışlardı Özlüce'de...
Şimdi ise tam tersi...
Aybaba'nın ekibinde dikkat çeken bir isim var...
1990 doğumlu Selçuk Erdoğan...Türkiye'nin en genç antrenörlerinden...Aybaba'nın ekibinde onca isim varken elbette niye Selçuk Erdoğan'ı ayrı tuttuğumu merak etmişsinizdir...
Kulüp sosyal paylaşım hesabından Beşiktaş maçı öncesi kaydedilen video yayınladı...
Takım sahaya çıkarken Selçuk Erdoğan'ın futbolculara o kısa zaman diliminde yaptığı motive yüklü konuşma Aybaba ve ekibinin işi ne kadar çok özümsediğinin göstergesi aslında...
Ne mi dedi Selçuk Erdoğan futbolculara?
"Bakın unutmayın. Biz iyi bir takımız. Bugün bunu sahada göstereceğiz. Burası Bursa. Çıkalım taraftarımızla buluşalım..."
Bu sözleri sarf eden kişi ne Bursalı ne de Bursa'yla bir bağı var...Ama altyapı ağırlıklı genç kramponları motive etmek için onların adeta can damarına basıyor...
Bunun adına da motivasyon kadar iletişim de deniliyor...

NE KADAR VERİMLİ?

Samet Aybaba Bursaspor'la 3 yıllık mukaveleyi 29 Mayıs'ta imzaladı...
Aybaba'nın ekibi Bursa'ya gelerek transfer çalışmalarına 2 Haziran'da başladı...
Aynı dönemde Başkan Ali Ay'ın daha önce danışmanlık aldığı Ilgaz Çınar Scout ekibinin başına getirildi...
Samet Aybaba'nın portföyünde 150'ye yakın oyuncunun olduğunu biliyoruz...
Elbette scout ekibinin de çalıştığı, üzerinde durduğu oyuncular oldu...
Bildiğimiz kadarıyla Allano Lima, scout departmanının ürünü...
Onun dışındakileri ya Samet Aybaba 'Bu olsun' diye gündeme getirdi, ya da bilindik oyunculardı...
Mustafa Er Jani Atanasov'u önerdi, gitti, aldı, getirdi...
Stephane Badji, Aytaç Kara, Henri Saivet, Iasmin Latovlevici, Aurelien Chedjou, Tunay Torun, Umut Nayir ligin bilindik oyuncuları...
Umut Meraş'ın adı uzun süre Galatasaray'la anıldı...
Keza, Diafra Sakho için de Galatasaray uzun süre uğraştı...
Yani bu oyuncuların biri haricindekilerin büyük bir bölümü menajer önerisi...
Bu durumda scout departmanının transfer dönemi için verimli olduğu söylenebilir mi?
Yorum sizin?

ESKİDEN PASAPORTLAR SAKLANIRDI

Kamil Grosicki konusunda başkan Ali Ay'ın takındığı tutum tepeden tırnağa doğru...
İsmi, cimsi ne olursa olsun hiçbir futbolcu bir spor kulübünden büyük değildir...
Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus var... Grosicki yetenekleri kadar vukuatlarıyla da gündem olmuş bir oyuncu...
Eğer bilmiyorsanız, internette kısa bir aramada bulunmak yeterli... Bursaspor yönetimine transfer girişiminden önce bu uyarıyı yapmış olduğum için rahatlıkla yazıyorum... Yıllar önce Bursaspor kafilesi Sivas'tan Bursa'ya dönecektir...
Uçuk rötar yapar, havalimanında
bekleyiş başlar...
O dönem Sivasspor'u çalıştıran Rıza Çalımbay da babası rahatsızlandığından Bursaspor kafilesiyle birlikte Sivas'tan ayrılacaktır... Kafile uçağın kalkış saatini beklerken, Grosicki gayet rahat bir edayla yanımızdan geçer, özel uçağa atlar ve gider... Hemen sorarız Rıza Çalımbay'a, 'Hocam Grosicki nereye gidiyor?' diye...
Rıza Çalımbay'ın yanıtı kısa ve nettir...
'Grosicki hep böyledir. Maç biter, uçağa biner, gider... Biz alıştık artık...'
'Bunda ne var' demeyin, takım tam disiplin konusunu kendi içinde çözmüşken, yeni bir problemli oyuncuya ne kadar gerek vardı tartışılır... Bu arada Grosicki konusunda kulüp profesyonellerine bir de uyarı yapalım...
Geçmişteki böyle kaçma vakaları üzerine kulüp kendince bir önlem almıştı...
Gelen yabancının pasaportuna imza atılana kadar bürokratik işlemler gerekçe gösterilerek 'Kibarca' el konuluyordu...
Yeni profesyoneller belki bilmeyebilir, eskiler de işyeri körlüğünden atlamış olabilir...
O nedenle hatırlatmakta fayda var...

BAŞKANI KİM ATEŞE ATMAK İSTİYOR?

Gelelim bol protestolu imza törenine... Transfer dönemi süresince Ali Ay yönetimiyle camianın arası gerilmiş...
Tesiste yapılacağı açıklanan imza törenini ne diye stadyuma alıp da ateşin üzerine benzini dökersin...
Sokaktaki çocuk bile düşünür o imza töreninde Ali Ay'ın protesto edileceğini... Hadi bu işi yöneticiler istedi, onlara bu davranışın yanlış olduğunu söyleyecek, söyleyip de bu yanlıştan dönülmesi konusunda ikna edebilecek bir Allah'ın kulu yok mu Özlüce'de...
Yoksa birileri başkanı ateşe atmak mı istiyor... Yapmayın Allah aşkına...
Bu basit hatalar yüzünden germeyin ortamı...

8 YILA 8 SANİYELİK VEDA

Yeni transferleri karşılamayı da bilmiyoruz, eskileri uğurlamayı da...
Günümüz iletişim dünyasında sosyal medyanın önemi büyük...
Gel gör ki kendisi Süper Lig'de, iletişim departmanı amatörde olan Bursaspor bu işte de sınıfta kaldı...
Takım kaptanın Harun Tekin 8 yıl oynamış, o kadar maç kurtarmış...
Kulüp ıkına sıkına bir zahmet Harun Tekin için sadece 8 saniyelik veda görüntüsü paylaşmış...
Bunun adı tek keliyle vefasızlık, aynı zamanda da eski kaptanına yapılan bir saygısızlıktır...
Bu arada kulübün resmi sitesinden Harun Tekin'in gerçek olmayan açıklamasını yayınlamak, tam anlamıyla insanların zekalarını zorlamayla eşdeğer...
Allah'tan Harun Tekin kendi hesabından bir veda açıklaması yayınladı da kulüp profesyonel-lerinin kendisine yaptığı saygısızlığın üstünü örttü...
Hemen belirteyim, Harun Tekin'in imza töreninde Bursaspor'la ilgili bir söz sarf etmemesi tamamen Fenerbahçe'nin kontrolünde olan bir durum...
Fenerbahçe Kulübü yeni transferlere böyle konuşmayı zorunlu tutuyor...
Bilinmesinde fayda var...
Bu arada Sayın Başkan Ali Ay'ın Harun Tekin'in ucuza gittiğini kabul etmesi de trajikomik ötesi bir durum...
Bu açıklama üzerine 'Madem teklifi ucu buldunuz. Niye sattınız' denmez mi?

HELAL OLSUN ERTUĞRUL'A

Harun Tekin gitti, Ertuğrul Ersoy kaptanlığa getirildi... Genç krampon kaptanlık pazu- bandını taktığında tam olarak 21 yaş 6 ay 20 günlüktü...
Beşiktaş gibi dişli bir rakip karşısında sahada öyle bir durdu ki, değme kaptanlara taş çıkardı...Hakeme itirazdan tutun da tribünlere yaptığı 'Sakin olun' çağrısına kadar her davranışı ölçülü ve yerindeydi...
Helal olsun Ertuğrul'a...Ertuğrul'u sahaya çıkarken taraftarın 'Büyük kaptan' tezahüratıyla karşılaması da alkışı hak etti...
Elbette atlayacağımız olmuştur ancak dünya futbolunda belli başlı en genç kaptanlara da bir göz atalım bu arada... Fernando Torres (19 yaş), Patrick Vieira (19 Yaş) Aaron Ramsey (20 Yaş), Francesco Totti (21 Yaş), Raphael Varane (21 Yaş), Neymar (22 Yaş)

AYBABA'NIN UĞURU

Beşiktaş maçı bitti, Samet Aybaba uğuruyla bir araya geldi...
Deneyimli teknik adamı zorlu mücadelede yalnız bırakmayan kişi kızı Gülşen Aybaba'dan başkası değildi...
Baba kız ayaküstü kritik yaptı...
Koridorda maçı bir daha yaşadı...
Gülşen Aybaba babasından olsa gerek futbola hayli yakın...
Hatta işi biraz da ilerletmiş...
'Nevresim Takımı' adını verdiği bir takımı bulunuyor...
Genç yaşına rağmen hatırı sayılır bir yönetmen...
Ekranda gördüğünüz birçok ünlü sanatçının (Sıla, Bengü, Murat Boz gibi) kliplerine o imza atıyor...