Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
SİYASETTE YILLAR SONRA UYGULAMAYA GEÇEN TELEVİZYON KAPIŞMASININ KAZANANI KİM OLDU?
18 Haziran 2019 Salı, 07:59

Pazar akşamı...
Daha;
Programın sona ermesinden itibaren, geceyarısı olmasına rağmen telefonlarımız çalmaya başladı.
Arayan dostlarımız, Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu'nun katıldığı açık oturumu nasıl bulduğumuzu sordular.
Biz de, olabildiğince görüşlerimizi aktarmaya çalıştık.
Bir kere, şunu söylemek gerekiyor.
Bu programı, kazanan veya kaybeden gibi basit bir şekilde ele almamak gerekiyor.
Kaldı ki;
Her iki aday da, kendi taraftarlarını olabildiğince tatmin ettiler, yani hiçbir aday kendi partililerince, ezik ya da yenik duruma düşmedi.
Ama;
Şunu da söylemek gerekiyor.
Binali Yıldırım,
Milletvekilliği, bakanlık, Başbakanlık ve TBMM Başkanlığı yaptığı dönemden beri hiç yalnız kalmamıştı.
Yani yanında hep danışmanları veya partilileri vardı.
Çeşitli ortamlarda önünde birden beliren gazetecilerin sorularına da, bazen tam yanıt veremese de, sempatikliği ile bu açığı kapatıyordu.
Yani;
Bugüne değin Yıldırım'ın yanında hep birileri vardı.
Programda ise yalnızdı.
Nitekim herkesin gördüğü üzere, Binali Yıldırım biraz gergin, biraz da enerjisi düşüktü.
Bu nedenle, bazı sorulara cevap verirken nereden başlayacağını bilemedi.

Bazı yerlerde de;
Taktik gereği olsa gerek, rakibini sinirlendirmek için çok sık sözünü kesti.
Zaman zaman da;
Devlet adamlığı tecrübesini ön plana çıkardı, izleyenlerin daha büyük düşünmesini sağladı.
İzlediğimiz kadarıyla;
Ekrem İmamoğlu ise rahat bir tavır içindeydi.
Ama;
Artık siyasi kibarlığından mı yoksa başka bir taktik gereği mi bilinmez, kendisine yarayan bazı sorulara beklenen cevapları vermedi/veremedi.
Mesela;
Mal varlığı, mesela İspark'ın zararı, mesela İstanbul Belediyesi'ndeki israflar, mesela FETÖ konularının detayına girmedi.
Sadece, Vakıflar üzerinden bir yol açtı az bir şey.
Moderatör ise ufak tefek dil sürçmeleri ve hataların dışında objektif davrandı adaylara.
Nitekim;
Programın kazananının olmadığı bir program oldu.
Bir de;
Arayıp görüşlerimizi soranlara şunu söyledik.
Bu program, kararsız veya sandığa gitmeyen seçmenin kararını netleştirecek bir program olmadı.
Çünkü pek çok şey havada kaldı.
Adaylar da birbirlerine temkinli yaklaştılar.
Fakat;
Türkiye, o gece şunu kazandı.
Tam 17 yıl aranın ardından yapılan bu açık oturum ile Türkiye'de artık seçim öncesinde açık oturumların önü açıldı.
Muhtemelen artık zorunlu bir gelenek haline gelecek.
Dahası;
Bu durum, iller bazında belediye başkan adaylarının da ekran karşısına birlikte çıkmalarını sağlayacak artık.
Bu nedenle;
Tam 17 yıldır tıkalı olan bu demokratik kanalın bu vesileyle açılmış olması, Türkiye'nin bir kazancı oldu.

NE OLUYOR BU İNEGÖL'E?

Son zamanlarda dikkatimizi çekmeye başladı.
İnegöl ilçesi,
Nedendir bilinmez, son zamanlarda uyuşturucu ile anılır oldu.
Böylesine;
Ekonomisi güçlü, Bursa'nın da gözbebeği bu kentin, bu yöndeki eksileri haliyle kafa karıştırıyor.
Nitekim;
Pazarı pazartesiye bağlayan gece, Bursa polisi tam bin kişilik bir ekiple, şafak operasyonu yaptı ve tek kalemde 49 gibi çok yüksek sayıda şüpheliyi gözaltına aldı.
Baskınlarda uyuşturucu maddeleri ve silahların ele geçirilmesi, ne yazık ki bu illetin her an için çığ gibi büyüyeceğinin işareti oldu.
Operasyonda emeği geçenleri tebrik etmekle birlikte, İnegöl'ün yöneticilerinin bu yönde çok daha dikkatli olmalarında fayda görünüyor.

BU BURSASPOR ÇOK ZOR DİKİŞ TUTAR!

Limak Enerji uzun bir süredir, Bursaspor'un mali zorluklarına destek verip, 1.5 milyon liralık alacağını öteleyip duruyordu.
Nitekim;
Ticari bir kuruluş olması nedeniyle dün sabah, kulübün, tesislerin ve stadyumun elektriğini kesmek zorunda kaldı.
Bu da; Bursaspor için bir başka rezillik olarak kayıtlara geçti. Gerçi;
Mevcut Başkan Ali Ay'ın bir süre sonra Limak Enerji'nin sahibi Nihat Özdemir'i arayıp, elektrikleri yeniden açtırdığı haberi geldi ama...
Borç durup duruyor.
Dahası;
Elektrik borcunu bile ödeyemeyen bir kulüp haline geldi şampiyon Bursaspor ki, Allah selamet versin.