Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İKİDİR TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNE OTURAN BAŞKAN ALİNUR AKTAŞ'A YENİ BİR YOL HARİTASI LAZIM
24 Temmuz 2019 Çarşamba, 08:13

Belki de;
Bu konuya en son yorum yapacak insandı Numan Kurtulmuş.
Kurduğu;
Has Parti'nin Genel Başkanı iken, Tayyip Erdoğan liderliğindeki AK Partililer'e dediği o sert sözler hâlâ hafızalardayken, Ali Babacan'a hiç laf etmemeliydi.
Hele ki;
"Kendi kurucusu olduğu partiden ayrılma kararı vermiş. Siyaset, kişisel hesaplarla yönlendirilebilecek bir alan değil" hiç dememeliydi.
Ama dedi.
Söz ağızdan çıktı.
Haliyle de ağır eleştirilere tutuldu, 'Aynısını sen yapmadın mı' diye.
Geçen hafta söylemiştik.
Merhum Süleyman Demirel'e atfedilen "Siyasette ne söyleyeceğini değil, ne söylemeyeceğini bileceksin" sözünün ne kadar önemli olduğunu

Galiba;
Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın bugünlerde bu söze fazlasıyla ihtiyacı var.
Hele ki...
Seçim arifesinde;
Gurbette ölen dünyaca ünlü şairimiz Nazım Hikmet, Fethullahçı Terör Örgütü'nün hedefi olan Türkan Saylan, aracına konulan bombayla katledilen Uğur Mumcu ve akademisyen Bahriye Üçok'u vatan haini ilan eden o infial yaratan sözleri daha yeni yeni hazmediliyorken...
Şimdi bir de;
Söylemek istediğini söyleyemeyip, herkesin önünde "30 Ağustos, halkın genelini ilgilendiren bir bayram değildir" deyince, yine odak noktası oldu.
Başkan Aktaş;
İkidir Türkiye'nin gündemine oturuyor.
Hem de kötü biçimde.
Aktaş;
İlkinde, AK Parti Genel Merkezi'nden aranıp uyarılmıştı kullandığı sözler nedeniyle.




Şimdi ikincisi oldu.
Tüm Türkiye, Alinur Aktaş'ı konuşuyor, haliyle de ucu AK Parti'ye dokunuyor.
Oysa ki;
Aktaş'ın sinirlerine hakim olması gerekirdi.
Aktaş çok çabuk heyecanlanıyor, çok çabuk sinirleniyor.
Ne tepki vereceği, ağzından ne çıkacağı da bilinmiyor.
Belki doğru ve mantıklı bir şey söyleyecekti ama yine sinirinin kurbanı oldu.
Oysa, siyaset dili ustalık gerektirir.
Aktaş;
Belediye Meclisi'nde, 'bayramlarda toplu taşımın ücretsiz olması' maddesini gayet iyi yönetirken yine heyecanına yenik düştü, vermek istediği mesajı veremeyip, ağzından, tüm Türkiye'ye malzeme olacak sözler çıktı.
Çünkü;
38 Baro'dan akademik odalara, sanatçılardan İlber Ortaylı'ya, CHP'den İYİ Parti'ye MHP'ye SP'ye, Vatan Partisi'ne, sendikalardan STK'lara, gazetecilerden sosyal medya kullanıcılarına değin bunca insan günlerdir boşuna tepki göstermiyor.

Kendisini haklı gibi görse de, ikidir büyük hata yapıyor Başkan Aktaş.
Danışmanları olmadan, söylemek istediğini söyleyemiyor, hassas konularda toplum karşısında heyecanlanıyor.
Sonra da;
İş büyüyüp tüm yurdu sarınca, özür dilemek zorunda kalıyor.
Kanımızca...
Başkan Aktaş;
İnegöl'deki yönetim sisteminden ayrılmalı, sinirine hakim olmalı, farklı görüşlere saygı duymalı, önyargısından kurtulmalı ve de ileriyi görebilen, kriz yönetebilen iyi bir danışman kadrosuyla, 3 milyon Bursalı'nın belediye başkanı olmak için daha çok çaba harcamalıdır.
Eminiz ki, bunun karşılığını fazlasıyla görecektir.