Okan TUNA

Okan TUNA

okantuna@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
ALGILAR KESKİNLEŞTİ. İSTANBUL'U ALMAK YA DA KAYBETMEK, ANKARA'NIN SORUNU OLMAYA BAŞLADI
10 Haziran 2019 Pazartesi, 07:59

İstanbul;
Toplam 15.07 milyon nüfusu
39 ilçesi
Ve;
10 milyon 570 bin seçmeni ile Türkiye'nin en büyüğü.
Kısa adı;
TEPAV olan Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'na göre, Türkiye'nin 81 ilinden insanın yaşadığı tek il İstanbul.
Öyle ki;
Her şehirden insan var İstanbul'da.
En çok;
Doğma büyüme İstanbulluların (2 milyon 149 bin) olduğu şehirde, en az da 9 bin 700'lük nüfusuyla Burdurlular yaşıyor.
Tabii;
Her böylesi büyük bir metropolde, her memleketten insan yaşayınca, iş siyaseten de önem kazanıyor.
Bu nedenle de;
"İstanbul'u alan Türkiye'yi alır" ya da tersi, "İstanbul'u kaybeden Türkiye'yi kaybeder" söylemleri telaffuz ediliyor.
Şimdi;
9 günlük uzun tatilin ardından Türkiye'nin adeta gözü artık İstanbul'da olacak.
Bugün itibariyle;
Böylesi önemli bir seçime 13 günlük bir süre kaldı.
İşin tuhaf tarafı;
Tek şehirlik yerel seçim, bir genel seçim havasına sokuldu.
Sanki;
Binali Yıldırım'ın kaybetmesi halinde AK Parti'nin hükümetten düşeceği...
Ya da;
Ekrem İmamoğlu'nun kazanması halinde de CHP'nin genel iktidara geleceği gibi bir algı oluşturuldu.
Bu nedenle de;
İstanbul seçimi, yerel tarihinin en önemli seçimi haline geldi/getirildi.
Ancak;
Şu da bir gerçek.
Bu seçimde kazanan taraf, büyük bir moral kazanıp yoluna devam edecek.
Haliyle;
Seçimin kaybeden tarafı da bir sorgulama içinde olacak.
İşte bunun için İstanbul'un seçimi, sınırları öyle bir aştı ki, siyasi parti genel merkezlerinin bulunduğu Ankara'nın sorunu olmaya başladı.

DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE BU İŞGALE İZİN VERİLMEZ

Önce şunu söylemek gerekiyor.
Kamunun kullanımına açık hiçbir sahilde, tatilcilerin diledikleri gibi yaşama ve davranma hakkı yoktur.
Hele ki;
Karavan ve kamp alanları dışında sahil ve plajlarda çadır kurmak hiçbir yerde mümkün değildir, izin verilmez.
Çünkü, sahil ve plajlar işgal edilemez.
Kurallar ve kaideler vardır.
Dünyanın her yerinde de böyledir bu kurallar.


Mesela;
Herhangi bir ülkenin bir şehrinin sahilinde çadır veya kamp kurmanız asla ve asla mümkün değildir.
Kaldı ki;
Kamp alanları da ücretlidir.
Bu yönde;
Bu bayramda Bursa'nın iki önemli sahil beldesi olan Mudanya (Güzelyalı) ve Gemlik'te (Kumla), her iki belediye de, vatandaşlardan gelen yoğun şikayetler çerçevesinde örnek uygulamalar yaptı.
Özellikle;
Suriyeli ağırlıklı kişilerin çadır ve brandalarla işgal ettiği ortak alanlar ve plajlarda, zabıta ekipleri müdahalelerde bulunarak, aileleri ve vatandaşları rahatsız eden bu uygulamalara son verdi.
Nitekim;
Gerek Gemlik Belediyesi, gerekse Mudanya Belediyesi, ellerindeki yetkiyi kullanarak görevlerini yaptılar.
Yani;
Yapılması gerekeni yaptılar.

AĞIR BORÇ YÜKÜ 2. BÜYÜK BELEDİYENİN DE ELİNİ KOLUNU BAĞLADI

Bursa'da...
Halihazırda;
Mali durumu en bozuk ilçe belediyesi, Yıldırım.
Şehrin;
İkinci büyük belediyesi olan Yıldırım'ın 500 milyon lira dolayında borcu bulunuyor.
Hatta;
Bu rakamın 600 milyon olduğu da ifade ediliyor.


Bu nedenle;
31 Mart seçiminde belediye başkanlığını açık ara farkla kazanan yeni başkan Oktay Yılmaz, deyim yerindeyse kucağında ciddi bir mali sorun buldu.
Önce;
9 müdürlüğü kapattı, ardından da tanıtım hizmetlerini durdurdu.
Sonra da personel üzerinde bir inceleme başlatıp, makul kadro ile çalışmanın yolları aranmaya başlandı.
Ne var ki;
Bunca borç, sorunları olan Yıldırım'da yeni yatırımlara pek olanak sağlayamıyor.
Bu nedenle;
Başkan Yılmaz, kurmaylarıyla oturup bir mali disiplin sağlanması ve eldeki kaynakların da stratejik önceliklere uygun dağıtılması için talimat verdi.
Görünen o ki;
Mevcut bu tablo, Bursa'nın ikinci büyük belediyesinin adı henüz konulamayan bir süre zarfında stabil kalacağı ve ilçedeki belediyecilik hizmetlerinin de bu sürede rutine döneceği yönünde.