Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kırmızı saçlı iyilik meleği
26 Mart 2018 Pazartesi, 08:15

Sizin için önemli olmayabilir ama bazen renkli bir silgi veya pembe bir kalem bir çocuğa mutluluk verir. Dondurucu soğukta bir mont ve bir çift bot, hem onu hem de hayatını ısıtır. Bursalı üniversite öğrencisi Sedanur Kavaklı, tek kişilik ordu gibi Şanlıurfa'dan Bingöl'e Trabzon'a işte böyle küçük mutlulular taşıyor.

Sedanur Kavaklı, göğe komşu topraklar yani Artvin'in Yusufeli İlçesi'nden Gürsu'ya göç eden ailenin üç çocuğundan biri. Okula başladığı günden beri paylaşmayı seven bir çocuk olan Sedanur, kimi zaman iki kaleminden birini ya da babaannesinin hazırladığı beslenme çantasındaki yiyecekleri arkadaşlarıyla bölüşmüş.
Yıllar geçip üniversite öğrencisi olunca paylaşmayı daha ileri noktalara götürmek için projeler üretmeye başlayan Sedanur, bir akşam arkadaşıyla sohbeti sırasında, aklındaki projeyi hayata geçirmeye karar vermiş.
Sosyal medyada destek isteyen öğrencilerin ihtiyaçlarıyla ilgili paylaşımların yarattığı kıvılcım, 'Sen de el ver geleceğimiz olsun' sloganıyla 'Mor Kanatlar' projesine dönüşmüş. Geleceğini farklı planlayan ve eğitim gördüğü Uludağ Üniversitesi Turizm Seyahat Hizmetleri Bölümü öğrencisi olan Sedanur, geçen yıl 20 Ekim'de yurtdışında olmayı düşünürken, kendini Şanlıurfa'nın Hilvan İlçesi'nde bulmuş.
Birlikte yola çıktıkları arkadaşının tam Şanlıurfa bileti alırken vazgeçmesi Sedanur'u yıldırmamış. Hilvan'daki çocukların gözlerindeki parıltı, ne kadar haklı olduğunu ortaya çıkarmış. Burada tesadüf sonucu tanıştığı Solhanspor'un teklifi ile bu kez Bingöl yolu görünmüş. Bingöl'den Trabzon'a kanat açmış.
O artık çocukların kırmızı saçlı, mor etekli ablası olmuş. Okuldaki öğretmenleri başta olmak üzere duyan adeta desteğe koşmuş. 'İyilik bulaşıcıdır' sözünü doğrulatırcasına artan destekle Sedanur, şimdi Mardin, Diyarbakır başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına küçük mutluluklar taşımayı planlıyor.
Sedanur Kavaklı ile yaşadıklarını ve geleceğe yönelik planlarını konuştuk.

'Mor Kanatlar' projesi nasıl başladı?

Bu tür projeler 'ha' deyince oluyor. Arkadaşımla sohbet sırasında başladı. Hem çalışıp, hem de okula gidiyorum. Benim planım okuduğum bölüm dolayısıyla her ay biriktirdiğim paralarla 2-3 günlüğüne de olsa yurtdışına gitmekti. Birlikte karar verdiğim arkadaşımın son anda vazgeçmesi bile projeyi hayata geçirmemi durdurmadı. Önce çevremdeki insanlarla görüştüm. Yakınlarımdan olumsuz tepkiler alırken, hiç beklemediğim insanlar destek verdi. Firmalarla görüştüm. 150 kilogram kırtasiye malzemesi topladım. Yardım haritalarından gördüğüm Hilvan İlçesi'ne bağlı Uzuncuk ve Akçakepir okullarıyla bağlantı kurarak götürdüm. Şanlıurfa'da otelde tanıştığım Solhanspor kafilesinin teklifi ile yeni rotam belli oldu. 400 kilogram kırtasiye malzemesiyle şubat ayında Solhan'daydım. Önce 400 kilogram kırtasiye, ardından bot ve montla gittim. Ardından Trabzon'un Araklı ilçesi. Destek çığ gibi büyüdü. Bir kez daha Şanlıurfa'ya gideceğim. Eylül ve ekim aylarında Diyarbakır ve Mardin'e de gitmeyi planlıyorum. En büyük destekçim İstanbul'da avukatlık yapan Hazal Erdem Aslan. Onun kurduğu bağlantılarla birçok yerden yardım geliyor. Kendi biletimi ve masraflarımı harçlıklarımdan karşılıyorum. Gelen yardımların ulaştırılmasında da bazen hayırseverler, bazen kargo şirketleri destek veriyor.

Gittiğin yerlerde nasıl karşılanıyorsun?

Çok güzel karşılıyorlar. Öğretmenler büyük ilgi gösteriyor. Rahat ettirmeye çalışıyorlar. Çocuklar kimi zaman bir abla, kimi zaman öğretmen olduğumu düşünüyor.
Hepsinde aynı mutluluk. Fotoğraf çektirmek istiyorlar.
Hilvan'da çocuklar, kaldırımda oturmuş beni bekliyorlardı. Gittiğim gibi boynuma sarıldılar. Harika bir duygu.

İyilik bulaşıcıdır derler. Çevrene bulaştı mı?

Bulaşıcı gerçekten. Hiç beklemediğim şekilde, birçok şehirle bağlantım var. Mardin, Diyarbakır ve birçok şehir bekliyor. Yardımın ötesinde gittiğim şehre gelip tiyatro gösterisi yapmak isteyenler bile var. Bir anne aradı. Pasta yapabileceğini söyledi. Onun yaptığı kuru pastaları götürdüm. Duyan yardıma koştu. Dalga dalga yayıldı.

'Sen de el ver geleceğimiz olsun' sloganını nereden buldun?

Projemizi hayata geçirirken bir arkadaşımla kahve içiyorduk. Slogan bulmamız gerekir dedik. Karşımıza garsonu alıp sormaya başladık. O gün bulduk. Sosyal medyadan duyurduk. Büyük ilgi gördü. Mor Kanatlar ise şöyle gelişti. Mor rengi çok seviyordum. Giysilerimde kullanıyorum. Bir arkadaşım Mor Kanatlar deyince hemen atladım. Bana çok uygundu çünkü.

Sizin kişisel idealiniz ne?

Birçok sektörde çalıştım. Ticaret, esnaflık, otomotiv sektörü. Şu anda turizm ve seyahat okuyorum. Turizmle ilgili bir işte çalışmayabilirim. Bu konuyu tamamen benimseyip hayatıma işim haline de gelebilir. Bir vakıf haline gelirse. Bu projeyle devam ederim.

Malzeme dağıtımı yaparken neler hissediyorsun?

Bir renk kavgası yaşamıştık. Onu anlatmak isterim. Moru çok sevdiğim için üzerimde de mor bir etek vardı. Çocuklarda da öğretmen ne sevi-yorsa onlar da onu sever duygusu vardır. Moru sevdiğimi söyledim. Herkes moru sevdiğini söyledi. Bir erkek çocuk vardı orada. Üzerinde bordo bir kazak vardı. 'Peki, sen hangi rengi sevi-yorsun' diye sordum. 'Ben Türk Bayrağı'ndaki kırmızıyı seviyorum' yanıtını verince çok duygulandım. Şanlıurfa'daki bu öğrencinin söylediklerinden o kadar duygulandım ki gözyaşlarıma hakim olamadım.

Geleceğe yönelik beklentilerin neler?

Projemi bir platform haline dönüştürmeyi düşünüyorum. Hiç beklemediğim halde beklemediğim bir noktadayım. Kırtasiye malzemesi zamanımı alıyor. İki ayda 400 kilo topladım. Ayrı ayrı paketlemeye çalışıyorum. Eylül ve ekim ayında tekrar iki şehir uzun soluklu bir proje devam edecek. Destek topluyorum. Okulların açılmasıyla daha anlamlı olacak.