Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kırmızı eti nasıl ucuza yeriz?
03 Nisan 2018 Salı, 08:34

Geçtiğimiz aylarda, dünyada yapılan araştırmalardan örnekler vererek, 'Et yiyen ot yiyeni yönetir' başlıklı bir yazı kaleme almıştım.
AS TV'de yayınlanan Gözlem Kulesi programına konuk olan Hastavuk Genel Müdürü Şahin Aydemir, elinde Türkiye, ABD ve Avrupa'daki et tüketimini içeren raporla geldi.
Gelişmiş ülkelerde hayvansal protein bazlı gıdalar öndeyken, geri kalmış ülkelerde tahıl ilk sırada yer alıyor. ABD'de kişi başına sığır eti tüketimi yılda 38,3, domuz 26, piliç ise 43,3 kilogram. Dönüp Türkiye'ye baktığınızda ise sığır eti 9, piliç eti 22,8, koyun ise 2,3 kilogram, yani toplam et tüketimimiz, ABD'nin beyaz et tüketimine bile ulaşmıyor.
2025 yılına yönelik projeksiyonlara baktığımızda ise hedeflenen rakam yine ABD'nin üçte birlik tüketimini bile geçmiyor.
Bu kadar düşük tüketime rağmen kırmızı eti ithal edecek hale geliyoruz.
Aydemir ile birlikte program konuğu olan Bursa Kasaplar Odası Başkanı Muhsin Yıldız, hayvancılıkta et ithal edecek hale gelinmesinin Tarım Bakanlığı'nın uyguladığı yanlış politikalardan kaynaklandığını belirterek, aile besiciliği olmadığı sürece Türkiye'nin et ithal etmeyi sürdüreceğinin altını çiziyor.
Peki, biz kırmızı eti nasıl ucuza yeriz ya da nasıl bir model geliştirilmeli?
Sorunun yanıtını Şahin Aydemir veriyor.
Aydemir, beyaz et sektörünün önemli firmalarından birinin yöneticisi. Türkiye'de beyaz et üretiminin yüzde 60'ı Marmara bölgesinde, bunun üçte biri de Bursa'da gerçekleştiriliyor.
Türkiye genelinde toplam beyaz et üretimi 2 milyon 200 bin ton civarında. Artık aralarında Japonya gibi gıda ithalatında titiz davranan ülkelere bile tavuk eti ihraç edilecek düzeye ulaşıldı. Toplam 58 ülkeye ihracat gerçekleştirilirken, Türkiye ise hayvansal protein açığını kapatmak için uğraşıyor.
Aydemir, beyaz et üretiminde dünyaya örnek olan modelin kırmızı et için de uygulanabileceğini anlatıyor.
Modeli herkes biliyor aslında; Fason üretim...
Firma, bir günlük civciv ve besleme süresinde yemi veriyor, canlı hayvan olarak alıyor. Çiftçi köyde diğer işleriyle ilgilenme fırsatı da bulabiliyor. Yetiştirdiği hayvanın satılmama riski yok. 15 bin civcivlik bir kümesi olan köylü ayda 7 bin 500 lira ile 10 bin lira arasında gelir elde ediyor.
Aydemir'in önerisini Muhsin Yıldız da destekliyor. Kırmızı et üretiminin artırılması için ailelere buzağı verilip, yetişmiş hayvan alınması projesinin bir an önce uygulanması gerektiğini söylüyor.
Yıldız, bakanlığın et ithali yerine buzağı ithalatına başlayarak model geliştirmesini öneriyor. Yıldız, ithal et satışının iki firmaya verilmesine de karşı. Kasaplara da ithal karkas et satışı yapılmasını istiyor.

Doğru model mısır ithalatına son verdi

Şahin Aydemir, doğru model için şirketlerin ve sektörel birliklerin de taşın altına elini koyması gerektiğini söylüyor. Şirket olarak Eskişehir Sivrihisar'da mısır üretimini nasıl artırdıklarını anlatıyor.
Sivrihisar'da çiftçiler, arpa, buğday ve yulaf ekimi yapıyor. Mısır üretimi çiftçinin aklında yok. Oysa Sakarya nehri kıyısında mısır üretimi için elverişli araziler var. 2005 yılında şirket Sivrihisar'da 8 bin dönüm arazisi bulunan çiftçiler için model geliştiriyor:
'Tohumu verelim, hasat döneminde de mısırı rayiç fiyattan alalım'
Bu arada tohum firmasına da çiftçiye mısır ekiminin öğretilmesi isteniyor. Proje başlıyor. Söz konusu arazide ekilen buğday veya arpadan dönüm başına maksimum 500 kilogram ürün alınırken, bin 200 kilogram mısır elde ediliyor. Geçen yıl Eskişehir bölgesinden 180 bin ton mısır hasadı yapılıyor. Benzer yöntemlerle birçok bölgede gerçekleştirilen üretimle Türkiye genelinde 7 milyon ton mısır üretiliyor. 2005 yılında 3,5 milyon ton mısır ithalatı geçen yıl yerli üretim sayesinde gerçekleşmiyor.
Çıkan sonuç şu: Doğru model uygulanırsa Türkiye'nin hiçbir tarımsal ürünü ithal etmesine gerek kalmaz.

Katar, tavukçuluk tesisi kuruyor

Dünyada gıda ürünlerinin ve hayvansal protein içeren gıdaların stratejik ürünler haline geldiği biliniyor. Şahin Aydemir, buna Katar'ın ambargo ile yaşadığı krizi örnek gösteriyor. Dünyada kişi başına milli gelirin 156 bin dolarla en fazla olduğu ülke Katar. Ancak, ambargo uygulandığında Türkiye, oraya gıda göndermeseydi, dolar yiyemeyecekleri için aç kalacaklardı. Bundan ders çıkaran Katar şimdi ne yapıyor biliyor musunuz? Ülkesinde tavukçuluk tesisleri kurmak için altyapı yatırımları yapıyor. Çünkü tavuk en çabuk üretim yapılabilecek hayvancılık yöntemi.