Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Edebali, Yıldırım'da zoru başarıyor
22 Mart 2018 Perşembe, 08:21

Göç ve plansız yapılaşma uzun yıllar boyunca Bursa'da, Yıldırım'ın üzerinden silindir gibi geçti. Çıkan tablo ortada; yüzde 60'ı kaçak ve imara aykırı yapılardan oluşan 750 bin nüfuslu bir kent.
Geçmiş yıllarda görev yapan Yıldırım belediye başkanlarından birinin, imar planı ve kaçak yapılaşmanın neredeyse sıfıra yakın olduğu 'Nilüfer'de başkanlık yapmak kolay' dediğini hatırlıyorum.
Baia Hotel'de düzenlenen Sönmez Medya Buluşmaları'nın konuğu olan Yıldırım Belediye Başkanı İsmail Hakkı Edebali'nin özellikle kentsel dönüşümle ilgili projelerini dinlerken o basın toplantısını hatırladım.
Edebali'nin Yıldırım'da 4 yıldan beri yürüttüğü kentsel dönüşüm projesi, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki tarafından AK Partili belediye başkanları toplantısında örnek olarak gösterilmişti.
3 yıllık kuluçka dönemi hazırlıklarla geçti. Yine Türkiye'de bir ilk olan 5 bin metrekarelik alanda Planlama ve Kentsel Dönüşüm Merkezi kuruldu.
Edebali, yerinde ve gönüllü dönüşümü esas aldığı için bu merkez, uygulama ve proje bölgeleriyle ilgili tüm ayrıntıların hatta maketlerin bile yer aldığı bilgi bankasına dönüştü. Bir yılda 10 binin üzerinde hak sahibi ile uzlaşma sağlandı.
Edebali'nin dikkat çektiği bir nokta ise 9 aşamadan geçtikten sonra somutlaşan projelerde, başka yerlerde tartışma konusu olan sosyal donatı alanları ile ilgili bölüm. Mahalleler yapılaşmış ama okul, sağlık alanı hatta minicik bir park kurulacak bölge yok. Planlamada bunlara yer açılarak, Yıldırım'da 30 okul için arsa sağlanmış.
Edebali, görevdeki 4'üncü yılını 30 Mart'ta Planlama ve Kentsel Dönüşüm Merkezi'ndeki basın toplantısında daha detaylı açıklayacak.
Yıldırım'ın kentsel dönüşümü gerçekten çok zor ve Edebali de bunun farkında ama yaptıklarıyla ilgili olarak da, 'Projeler tamamlandığında birileri burada cesur kararlar almış' diyecekler vurgusunu yapıyor.
Diğer bir mesajı ise kentsel dönüşüm projelerinde artık geri dönüşün mümkün olmadığı.

Ertuğrul kılıcını, Mehmed aklını...

Televizyon dizilerinde tarih furyası tüm hızıyla devam ediyor. 'Diriliş Ertuğrul' her hafta reyting rekorları kırarken, 'Mehmed, Bir Cihan Fatihi' adlı dizinin ilk bölümü de yayınlandı. Yeni dizi beklenenin aksine reyting rekoru kıramadı ama verdiği mesaj, bana göre çok önemliydi.
Eleştiriler bir yana, hakkını teslim etmek gerekir; Kenan İmirzalıoğlu, Engin Altan Düzyatan kadar iyi kılıç kullanıp, at binemiyor ama senaryoyu yazanların katkısıyla sanırım, diyaloglarda oldukça başarılı.
Gelelim ilk bölümdeki o meşhur sahneye...
Sultan 2'nci Murat, Edirne'deki sarayında hayata gözlerini yumduğunda haber, hem Manisa'daki Şehzade Mehmed'e hem de Bizans'ın elinde olan Şehzade Orhan'a uçurulur.
Kim erken gelir ve Çandarlı'nın desteğini alırsa tahta oturacaktır. Atla zorlu yolculuk başlar. Aslında, İstanbul, Edirne'ye daha yakındır. Matematik ve astronomiye olan ilgisi bu noktada Mehmed'i bir adım öne geçirir. Mehmed gece boyunca dolunaya elindeki astronomi aletleriyle bakarak, hesaplama yapar. Hesaplamayı tamamladıktan sonra bir hışımla çadırdan çıkıp ekibiyle yola koyulur. Çanakkale Boğazı'nı geçerek Edirne'ye ulaşacaktır.
Can yoldaşı Delibaş'la birlikte sandala binip karşıya geçmek isterler. Ancak Bizans donanması tedbir almış, üstelik dolunay da denizi gündüz gibi aydınlatmaktadır. Gemidekiler Mehmed'i fark eder ve ok mesafesine girmesini beklerler. O sırada, mucize gerçekleşir, tam ay tutulması ortalığı zifiri karanlığa çevirir. Mehmed ve yoldaşı oklardan kurtularak karşıya geçmeyi başarır.

Hangisi mucize?

Kıyıda Delibaş, şaşkın şaşkın bakar. Ay tutulmasını mucize olarak değerlendirip, işi Mehmed'in doğduğu gündeki kuyruklu yıldıza kadar götürür. Oysa çadırda ay tutulması olacağını hesaplayan Mehmed ona göre yola çıkmıştır.
Delibaş'ın 'Rabbimiz ışığını sizin için söndürdü' sözleriyle keramet olarak nitelendirdiği olayı Mehmed, 'Asıl keramet ayın ışığının kararması mıdır yoksa Allah'ın insana bunun ne vakit olacağını hesaplayacak aklı bahşetmesi midir?' sorusuyla yorumlar.
Delibaş'ın kafasındaki deli sorular bitmemiştir. Peki ya bir hata olsaydı? Mehmed, tarihi bir yanıtı da burada verir: Öyle basit hesap hataları yapan bir adam koskoca Devleti Aliye'yi idareye namzet olmamalı.
İki dizi arasında tarihsel bir köprü kurmak gerekirse... Kurucu baba Ertuğrul'un anlatıldığı dizide hurafeler havada uçuşuyor. Torun Mehmed'in anlatıldığı dizide ise bilimsel akıl başrolde.
Bu akıl ki, İstanbul'u aldı. Bu arada, meraklısına İkinci Murat'ın vasiyeti üzerine oğlu Şehzade Alaaddin'le birlikte yattığı üzeri açık türbesi Bursa'daki Muradiye Külliyesi'nde...