Namık GÖZ

Namık GÖZ

namikgoz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bursa'nın sağlık çınarı
19 Mart 2018 Pazartesi, 07:55

Bursa, Uzman Doktor Ahmet Özkul'u sağlık sektörünün yanı sıra MÜSİAD Başkanlığı, Aydınlar Ocağı Bursa Şubesi kuruculuğu gibi birçok alandaki görev ve hizmetleriyle tanıyor. Dr. Özkul, Bursalı değil ama Uludağ'ın güney yamaçlarından kuş uçuşu belki de Bursa'nın ilçelerinden daha yakın olan Kütahya Emet'ten . İlk ve orta eğitiminin ardından Kütahya Lisesi. Başarılı bir öğrenci. Çocukluk yıllarından beri ideali olan doktor olmayı istediği için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ne kayıt yaptıran Özkul'un sosyal alandaki aktivitesi okul yıllarında başlıyor. Öğrenci birliği başkanlığından okul harçlığı için Günaydın gazetesinde çalışmaya kadar sosyal aktiviteler içinde yer alan Özkul, 1975 yılında mezun olmasının ardından yine Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde uzmanlık eğitimi. Akademik kariyer planlarken, eşinin de etkisiyle Bursa'ya yerleşme kararı alıyor. 1984 yılında atandığı Çekirge SSK Hastanesi'nde enfeksiyon ve intaniye kliniğini kuruyor.
Ardından özel sektörde çalışma dönemi başlıyor. Hayat Hastanesi'nde primli, maaşlı dönemin ardından 1996'da İbrahim Kuru'dan hisseleri satın alarak Yönetim Kurulu Başkanı oluyor.
Hastanedeki görevleri sırasında sosyal yaşamdaki çalışmalar da aynı hızla devam ediyor. 28 Şubat'ın zorlu günlerinde MUSİAD Başkanlığı görevi sırasında kendi de-yimiyle uzlaşmacı, toparlayıcı özelliğini kullanarak sıkıntıları aşmayı başarıyor.
Bursa'nın sağlık alanındaki son 40 yılına damgası vuran Uzman Dr. Ahmet Özkul'la ve 3 hafta önce açılışı yapılan yeni hastaneyi hem de Bursa'daki sağlık sektörünün geleceğini konuştuk.

Yeni hastane fikri nasıl ortaya çıktı?
Hayatın içinde bir hedef koyup onu gerçekleştirmek için çaba sarf ettim ve koyduğum hedeflere de ulaşma mutluluğunu yaşadım. Bursa'da bir sürü kurumsal yapının maalesef devam etmediğini görüyoruz. Sanayide ve diğer alanlarda markaların ikinci neslin sahiplenmemesi nedeniyle ortadan kayboldukları bir süreci yaşadık. Bizim sektörümüzle Konuralp Başol duayenimizdi. Allah rahmet etsin çok güzel işler başardı. Birlikte özel sağlık kuruluşları derneğinde görev yaptık. Sağlıkla ilgili platformları kurduk. Ama yeni neslin sahiplenemeyişiyle kırılma yaşandı. Bir başka grupla devam etti. Vatan vardı. O da ortadan kalktı. Hayat Hastanesi'ndeki bu atılımların temelinde ikinci neslin konuyu sahiplenmesi ve işin içinde yer almasıdır. Aile şirketlerinin yeniden devamını sağlaya bilmek bakımından yeni neslin yapılandırılması çok önemliydi. Genel Müdür olan kızım Betül Kabalar, Yanımıza bir yönetici yardımcısı geleceği zaman '17 yıldır buradayım' diyor. Zamanında yerleri de süpürmüştür, bulaşıkları da yıkamıştır. Oğlum Fatih Özkul da 'ben de tuvaletleri de temiz-ledim çaycılık da yaptım' diyor. Fatih Özkul da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Uludağ'da Radyoloji ihtisasını yaptı. Başhekim olarak görev yapıyor. Bir şeyler yapıldıysa bunlarla ilgilidir. İnönü Caddesi'ndeki yerdeyken zaman zaman söylemişimdir bu kadar yorulmaya bu kadar yüke gerek var mı? Burası kaç birim lira eder. 10 birim lira. 7 birim liraya ya da 6 birim liraya doktor grubuna vereyim dört senede beş yılda ödesinleri bile düşündüğüm dönemde yeni neslin olanı biteni sahiplenmesiyle buralara geldik.

Yeni hastanenin kuruluşu nasıl gerçekleşti?
Böyle bir atılım gerekiyordu. Bursalı hemşerilerimiz en iyisini hak ediyor. Oralar yetmiyordu. Otopark sıkıntısı çekiyorduk. Şimdi 20 bin metrekarelik bir alan. Otoparkıyla ana arterde yer almasıyla hizmeti daha geniş alanlara sunacağız. 3 hafta geçmesine rağmen hem eski hizmet verdiğimiz insanlar bağlantısını koparmadı. Hem de yeni hastalar geldi. Günlük poliklinik sayımız 750'ye ulaştı. 75 yatakla açıldık. Kapasitemiz 150. Bu rakama önümüzdeki günlerde ulaşacağız. Çalışan sayımız 120'den 370'e ulaştı. İstihdama da katkı sağladık. İnönü Caddesi'ndeki eski binamız tadilattan geçtikten sonra tıp merkezi olarak hizmete devam edecek.

Sağlık alanında son yıllarda önemli atılımlar gerçekleşti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Öğrencilikten itibaren söylediğimiz sağlıkta şunlar yapılmalı dediklerimizin hepsi gerçekleşti. Yapılamaz denilen tüm çalışmalar gerçekleşti. Türkiye'nin sağlık sistemi Avrupa'nın bile önüne geçti. Oralarda hastanın doktora başvurması ulaşması kolay değil. Türkiye'de belki bu kadarı fazla. Günde 5 nöroloji uzmanına gidebiliyorsunuz. 5 tane MR çekilebiliyorsun. Doktora ulaşmak, ilaçları alabilmek artık çok kolay. Ben, Türkiye'de sağlık konusunda devrim niteliğindeki tabirini kullanarak Bakan Recep Akdağ'ı kutladım. Tek çatı altında birleşilmesi çok önemli. O kadar tek çatı altında askeri hastaneler bile o çatı altında oldu. İsabet oldu. Kenarda köşede kalan vatandaşın hizmetine sunuldu.

Sağlık turizmi konusunda
Bursa maalesef istediğini alamadı. Önümüzdeki yıllar için
öngörünüz neler?
Kaplıca denince akla gelen ilk yer yeşil Bursa idi. Bu pozisyonunu kaybetmişlik söz konusu. Tekrar canlandırılarak termal turizmi bir an önce bunun için katmalıyız. Yurtdışına göre bizim rakamlarımız ucuz. Geriyatri, göz katarakt ileri bir noktaya galdi. Saç ekimi, estetik bunlar yurt dışından grup olarak hizmet ve-riliyor. Kardiyovasküler ameliyatlar, protezler ve diş protezleri ile ilgili çok iyi durumdayız. Mutlaka sağlık turizminde de bunlar kullanılmalı. Bursa Sağlık Turizmi Derneği'nin (BUSAT)girişimleri var. Bursa'da sağlık turizmi öncelikli bölgeler arasına alınması gerekir.

Hayat Sağlık Grubu olarak hedefleriniz?

Sistemin oturmasıyla 15 Nisan'da yeni hastanemizin açılışını yapacağız. Ondan sonra şehrin iki ayrı ucunda tıp merkezleri gerekliliği var. Bundan sonrasını yeni nesil bunları yapacak. Hayat Vakfı'nı kurduk. Hastanenin içinde 120 kişilik yemekli toplantı yapacak salonumuz var. Oralarda sosyal etkinlikleri sosyal sorumluluk projelerini hep yerine getiriyor. Bilimsel toplantıları da burada düzenleyeceğiz. Hayat Akademi diye bir kavramı ortaya çıkardık. Dışa dönük eğitimler söz konusu. Yeni kurulan vakıf üniversiteleriyle kurulacak bağlantıyla tıp fakültesi öğrencilerinin buranın şartlarını kullanması. Sağlık melsek yüksek okulu ile başlayabiliriz. Sonrasında da ekip yerinde sıkı dursun. Yeni çevre ile ilgili sağlık kuruluşları artık onların işi.Tavşanlı' da Kütahya' da 'Binayı biz yapalım' teklifleri geliyor. Benden çok ikinci jenerasyonun hedef koyması önemli.
Sağlık çalışanları ve doktorların özlük haklarıyla
ilgili sıkıntılar var.
Biz, yasal ve etik değerlere önem vererek bu günlere geldik. Sağlık Bakanlığı'nın hekimlerin özlük hakları konusuna önem vermesi gerekiyor. Bakan Recep Akdağ'a 'Hekimleri sahiplenmek lazım onları çok rencide etmememiz lazım' dedim. ' Rencide etmeyin doktorları sahiplenin kavramını' kullandım o da rencide kelimesini alıp 10 dakika konuştu. Kamunun hekimlerin özlük haklarını, izzetini, onurunu koruyan tutumların içinde olması lazım.