Mustafa YILMAZ

Mustafa YILMAZ

mustafayilmaz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Sosyal Güvenlik Kurumu alacakları kamu alacağı niteliğinde olup borçluya icra işlemi yapılabilir
26 Ağustos 2019 Pazartesi, 08:17

Sosyal Güvenlik Kurumu emeklilerine gelir, aylık ve ikramiye ödemesi yapmaktadır. Bununla birlikte sigortalılar, emekliler ve hak sahiplerinin de sağlık giderleri ödenmektedir. Bu giderlerin karşılanması da tabii olarak tahakkuk eden primlerin tahsilatıyla mümkün olabilmektedir. Vergi ödeme konusundaki bilinç ve hassasiyetin prim borcu ödemesi açısından da artırılması gerektiği ortadadır. SGK alacakları genel olarak prim ve benzeri gelirlerden oluştuğu için kamu alacağı olarak kabul edilmekte ve 6183 Sayılı Amme Alacakları olarak bilinen kanuna tabi olarak cebri icra işlemleri uygulanmaktadır. Bu haftaki yazımızda SGK' nın 6183 sayılı yasa kapsamındaki amme alacakları ile ilgili uygulamayı açıkladıktan sonra 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre takip edilen SGK alacaklarını da kısaca belirtmeye çalışacağız. Tahsilatların artırılması için neler yapılabilir kısaca değinmeye çalışacağım. SGK kendi giderleri için tahsilat yaptığı gibi başka kamu kurumları içinde tahsilat yapmaktadır. Bunların başında da damga vergisi ile işsizlik primi gelmektedir. Her ne kadar aracı da olsa bu alacaklar için de ayrıca cebri icra işlemleri SGK tarafından yapılmaktadır. Diğer taraftan çalışanlardan geçmişte tahsil edilen ancak daha sonraki yasal düzenlemelerle yürürlükten kaldırılan uygulamalar açısından da hala SGK'nın hala icra işlemleri devam edebiliyor. Bunları da kısaca açıklamaya çalışacağım.
İlk olarak SGK'nın amme alacakları, Sosyal Sigorta Primleri, Genel Sağlık Sigortası Primleri, İdari Para Cezası, Gecikme Cezası ve Zammı ile Katılım Payları şeklinde sayılmaktadır. Halen uygulamada olan ancak başka kurumlar adına aracılık edilen alacaklar ise, işsizlik sigortası primi ile damga vergisidir. Uygulaması sona ermiş ancak alacak takip işlemleri devam edenler ise konut edindirme yardımı (KEY), tasarrufu teşvik fonu ve katkı payları (TTF), eğitime katkı Payı (EKP) ve Özel İşlem Vergisi (ÖİV) şeklinde sayılabilir. Tüm bu alacaklar 6183 sayılı amme alacakları kanununa göre tahsil edilmektedir. Yani bu alacaklar için borçluların ödeme emri tebliğ edildiğinde 7 gün içinde mal beyanında bulunması veya ödeme yapması gerekmektedir. Aksi durumda cebri icra işlemleri başlatılmaktadır. Bunun sonucunda borçluların varsa, banka mevduat hesaplarına, gayrimenkullerine, menkul mallarına yani araçlarına, SGK'- dan aldığı gelir ve aylık varsa 1/3'ü ile ¼ ü arasındaki bir kısmına, varsa ihaleli işlerden dolayı hak edişlerine, diğer ticari işlemlerinden doğan hak ve alacaklarına haciz işlemi yapılabilmektedir. Hatta bu borçlardan dolayı borçlunun ölümü halinde mirasçıları da sorumludur.

REDDİ MİRAS

Ölüm tarihinden itibaren 3 ay içinde reddi miras kararı alınmamışsa borçtan mirasçıları da sorumlu olmaktadır.

İyi niyetli ödeme amacını taşıyan borçlular için ise cebri icra işlemleri başlatılmış olsa dahi belli şartların sağlanması halinde taksitlendirme imkânı bulunmaktadır. Borç tebligatı yapılan işveren ve vatandaşlarımızın işlemlerin icra ve satış aşamasına gelmeden SGK'ya giderek taksitlendirme başvurusu yapmaları yararına olacaktır. Aksi halde araçlarına yakalama çıkartılabilir. Veya evlerine haciz yapılabilir. Haczedilen bu malların satışa çıkarılması ise borçlular açısından telafisi mümkün olmayan maddi manevi kayıplara yol açabilir. Bu nedenle borçluya 6183 sayılı yasanın 48. Maddesine göre en fazla 36 taksit, 48/A maddesine göre ise en fazla 60 taksit imkânı sağlanmaktadır. 48/A maddesiyle ilgili ayrı bir yazımızda daha detaylı bilgi vermek daha faydalı olacaktır. 48. maddeye göre ise 50 bin TL altında ki borçlar için teminat dahi istenmeksizin taksitlendirme yapılabilmektedir. Bu miktarın üzerinde olan borçlar için ise aşan kısmın yarısı kadar teminat yeterli olmaktadır. Örnek olarak 200 bin TL tutarındaki bir borç için elli bin TL düşüldükten sonra kalan tutarın yarısı yani 75 bin TL kadarlık bir teminat yeterlidir. Teminat denilince akla hemen banka teminat mektubu gelmektedir. Bunun yanında nakit para, döviz, hisse senedi, tahvil, ticari senet ve kıymetli maden mücevherat ile birlikte, gayrimenkul mallar ve menkul mallar da teminat olarak kabul edilmektedir. Son olarak muteber bir kişinin şahsi kefaleti de teminat olarak kabul edilmektedir. Yapılandırma çıkma ihtimaliyle SGK'ya olan ödemesini ötelemeyi düşünen vatandaşlarımıza buradan bir hatırlatma yapmak gerekirse SGK teşviklerinin kaybedilmesi sizin için büyük bir maddi kayıp olacaktır. Hiçbir mevduat faizi veya kredi faizi kaybettiğiniz teşvikten daha fazla getiri sağlamaz.

6183 sayılı Amme Alacakları Kanunu'na göre SGK nın kendi bünyesinde oluşturduğu icra servisleri tarafından takip ve tahsil edilmektedir. Bunun yanında amme alacağı olarak kabul edilmeyen icra ve iflas kanununa tabi olan alacakları da kısaca açıklamakta fayda var. Birincisi ve en önemlisi de yersiz ödeme olarak nitelendirilen ödemelerdir. Yersiz ödeme, gerek SGK'nın kendi hatasından gerekse sigortalının yanlış beyanından kaynaklanan iş ve işlemler neticesinde emekli, sigortalı veya hak sahiplerine ödenmemesi gerektiği halde ödenen gelir, aylık ve ödeneklere ve hak etmediği halde yapılan sağlık harcamalarına denilmektedir. Bu ödemeler hatanın veya yanlışlığının fark edilmesiyle birlikte tahsilat işlemlerine başlanır. Bu alacakların yanı sıra SGK'nın kira alacakları da amme alacağı niteliğinde değildir. Yersiz ödemeler ile kira alacakları SGK'nın özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle icra ve iflas kanununa göre icra dairelerinde tahsil edilmektedir. Bu tahsilatların takip işlemleri ise SGK nın hukuk servislerinde çalışan kadrolu ve sözleşmeli avukatları aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. SGK tahakkuk ve tahsilatında hem kendi alacağı hem de aracılık ettiği alacaklar açısından önemli bir iş yoğunluğu olduğu açıkça görülmektedir. Sosyal Güvenlik merkezleri bünyesinde oluşturulan icra servislerinde tahsilat işlemleri çok yoğun bir çalışma ve gayretle yapılmaya çalışılmaktadır. İcra iş ve işlemlerinin ayrı bir uzmanlık ve tecrübe gerektirdiğini herkes kabul etmektedir. SGK'- nın tahsilatlarını en üst seviyeye çıkarması için kanaatimce mevcut Sosyal Güvenlik Merkezleri haricinde Adalet Bakanlığındaki uygulamaya benzer şekilde bağımsız bir idari yapı oluşturmak suretiyle teşkilatlanmasının doğru olacağını düşünmekteyim. İcra Sosyal güvenlik merkez müdürlükleri kurularak tüm cebri icra işlemleri yeterli bilgi birikimi olan yönetici ve personel tarafından takip edilirse gelirlerin artırılması açısından son derece önemli bir iş yapılmış olur.

OKUYUCU SORULARI

Soru: Özel bir şirkette çalışıyorum. Makine ithalatı öncesinde gerekli incelemeleri yapmak üzere Almanya'ya iki haftalığına geçici görevle gideceğim. Yurt dışına giderken sağlık yardımlarından yararlanmak için SGK da yapmamız gereken bir işlem var mıdır? (Burak YILDIRAY)
Cevap:
Yurt dışına çıkmadan önce SGK ya başvurarak sağlık yardımlarından faydalanabilmek için yurt dışı sağlık formülerini almanız gerekmektedir. Bu belge ile görevli olduğunuz sürede ihtiyaç olması halinde sağlık yardımlarından faydalanabilirsiniz.

Soru: Bankaya olan borcum nedeniyle emekli aylığıma haciz yapılmış. Emekli aylığıma bu şekilde haciz konulabilir mi? (Kıymet DEMİR)
Cevap: 2-SGK alacakları ve nafaka borcu dışında emekli aylığınızdan kesinti yapılması ve haczedilmesi mümkün değildir. Ancak bankaya vermiş olduğunuz bir muvafakat varsa durum değişir. Eğer muvafakat vermediyseniz işlemin iptali için bankaya dilekçe verin. Sonuç alamazsanız dava açmanız gerekir.

Soru: % 41 Engelli raporum var. Emeklilikte yaş şartı var mı? 06.08.1985 doğumluyum. 23.07.2005 tarihinde ilk kez sigortalı oldum ve toplamda 3221 günüm var. Ne zaman emekli olurum? (Şükran ACAR)
Cevap: Engelli raporu nedeniyle vergi indirim belgesi alanlar için yaş şartı yoktur. 20 yıl 4400 gün şartlarını tabisiniz. 23.07.2025 tarihinde 4400 günü doldurduğunuzda emekli olabilirsiniz.