Mustafa YILMAZ

Mustafa YILMAZ

mustafayilmaz@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Sosyal Güvenlik, Çalışma Hayatına dair tüm merak edilenler
08 Nisan 2019 Pazartesi, 08:11

Arabuluculuk 7036 sayılı İş Mahkemeleri kanunu ile birlikte 01.01.2018 tarihinden itibaren iş hukukundan kaynaklı alacak ve tazminatlar için uygulamaya konularak Türk çalışma hayatına girmiş oldu. Bu sistemle işçi işveren arasındaki uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvuru şartı getirilmiştir. Bu tarihten önce açılmış olan davalar ile temyiz aşamasında olanlar için ise mevcut yargılamaya ilişkin süreçlerin devam ettirilmesi öngörülmüştür. Peki bu sistem nedir ve nasıl işliyor? Öncelikle hangi uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru yapmadan dava açılamayacağını belirtmekte yarar vardır. İş hukukunda işçi ve işveren arasında söz konusu olan; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötü niyet tazminatı, eşitliğe aykırılık tazminatı, sendikal tazminat, psikolojik taciz (yıldırı/mobbing) tazminatı, ücret, prim, ikramiye, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve benzeri işçilik alacaklarından kaynaklanan uyuşmazlıklar 01.01.2018 tarihinden itibaren zorunlu olarak arabuluculuk yoluyla çözülecektir. Bunlarla birlikte işe iade davalarında da taraflar arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu alacaklar ve işe iade ile ilgili anlaşmazlığa esas konularda arabulucuya başvurulmadan iş mahkemelerinde dava açılması halinde başvurular usulden reddedilecektir.

Arabuluculuk görüşmelerinin ilk toplantısına katılmak çok önemlidir çünkü daha sonra katılmayan taraf haklı çıksa bile dava masraflarının tamamından sorumlu olduğu gibi vekâlet ücreti de alamamaktadır. Diğer yandan arabuluculuk görüşmelerine katılmakla birlikte uzlaşma ile sonuçlanmayan görüşmelerde tarafların dava hakları saklı olduğundan herhangi bir hak kaybı söz konusu olmamaktadır. Görüşme uzlaşma ile sonuçlanması halinde ise arabuluculuk masrafları her iki taraf arasında eşit olarak ödenmektedir. Buradaki söz konusu masrafın mahkeme masraflarına kıyasla çok daha düşük olduğunu belirtmeliyiz. Bu yeni düzenleme ile birlikte Türkiye İş Kurumu'nun, iş sözleşmesi fiilen sona eren işçilerin iş kanunundan doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikâyetleri inceleme yetkisi kaldırılmıştır. İş sözleşmesi devam eden işçiler bakımından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın müfettişlerinin denetim yetkisi ise devam etmektedir. Yani iş sözleşmesi fiilen sona eren işçiler herhangi bir kamu kuruluşuna değil, doğrudan arabulucuya başvurmak durumundadırlar. Arabuluculuk işlemleri zamanaşımını kesmektedir. Devam eden görüşme sürecinde dava açma zamanaşımı işlememektedir. Bununla birlikte arabuluculuk müessesi düzenlemesiyle tazminatlara ilişkin dava açma zamanaşımı süresi 5 yıla indirilmiştir.

Yukarıda ana hatlarıyla hangi taleplerde arabulucuya başvuru zorunluluğu olduğunu açıklamaya çalıştık. İş kanunundan doğan alacakların yanında çoğu zaman sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklı alacaklar ve tespit talepleri de çalışma hayatında sıkça karşılaşılan olgulardır. Yine 7036 sayılı kanuna göre 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu'na başvurulması zorunludur. Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan başvuruya altmış gün içinde SGK tarafından cevap verilmezse talep reddedilmiş sayılır. SGK' ya karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması şarttır. SGK' ya başvuruda geçirilecek süre zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmaz. Kısacası hizmet tespit davaları dışında 5510 sayılı yasa kapsamında yer alan tüm alacaklar ve talepler için öncelikle SGK' ya başvuru yapmak gerekmektedir. Bu çerçevedeki alacak talepleri ve tespit talepleri arabuluculuk başvurusuna konu edilememektedir. Burada bir kavram daha önümüze çıkıyor: Hizmet Tespit Davası. Hizmet tespit davasının ne olduğunu da kısaca açıklayalım. Bir çalışan kayıt dışı istihdam çeşitlerinden birine maruz kalmışsa yani hiç sigortası yapılmamışsa, ücretleri eksik bildirilmişse veya hizmet günleri eksik bildirilmişse, iş mahkemesinde bu konularda gerekli tespitin talep edilerek açtığı davaya Hizmet Tespit Davası denilmektedir. Bunun yanında yine çalışanlar iş hayatında işin yürütümü esnasında iş kazasına veya meslek hastalığına maruz kalabilmektedir. Ancak bazı durumlarda işveren ve işçi arasında ihtilaf ortaya çıkmakta ve bu anlaşmazlıklar dava konusu yapılabilmektedir. İş kazası ve meslek hastalığının tespiti, iş göremezlik oranlarının ve peşin sermaye değerinin tespiti ile bu iki konuya ilişkin maddi manevi tazminat talepleri ile rücu talepleri de yine arabuluculuk konusu dışındadır. Son olarak hizmet tespit davalarında iş mahkemesi tarafından yargılama başlatıldıktan sonra davacı taraf feragat etse bile Yargıtay içtihadı nedeniyle davaya devam edilmesi gerekmektedir. Son zamanlarda bazı iş mahkemelerinin bu Yargıtay içtihadını dikkate almadan davaların sona erdirildiği görülmektedir.

Okuyucu soruları

Soru: Babam 2017 yılı mayıs ayında vefat etti. Vergi dairesine borcu olup olmadığını araştırmıştık ama SGK borcu aklımıza gelmedi. İşyerinde çalıştırdığı işçiler nedeniyle prim ve idari para cezası borcu olduğu bize yeni tebliğ edildi. Bu borçları biz ödemek zorunda mıyız? (Hale UÇAR)

Cevap: Öncelikle başınız sağ olsun Hale Hanım. Babanızın vefat tarihinden itibaren 3 ay içerisinde reddi miras yapmamışsanız tereke alacak ve borçlarıyla birlikte murislere geçer. Bu nedenle babanızın SGK' ya olan prim borçlarından sorumlu olursunuz. Ancak cezaların şahsiliği prensibi gereğince idari para cezalarından sorumlu olmadığınız için itiraz etmeniz gerekir.

Soru: 15.01.2000 tarihinden itibaren kömür madeninde yeraltında çalışmaktayım. Toplamda 5036 gün primim günüm var. 01.01.1981 doğumluyum. Ne zaman emekli olabilirim? (Ali ARSLAN)

Cevap: Maden işyerlerinin yeraltı işlerinde en az 20 yıldan beri çalışan ve 5000 günü olanlar için yaş şartı olmadığı için 15.01.2020 tarihinde 20 yılı doldurduğunuzda emekli olabilirsiniz.

Soru: Bizim çalışıp ödediğimiz primlerle Suriyelilerin hastane ve eczane masraflarının SGK bütçesinden ödenmesi söylentileri doğru mu? (T. K.)

Cevap: SGK sağlık giderlerinin finansmanını sigortacılık ilkeleri ile yerine getirerek geri ödeme sistemini dünyada en iyi uygulayan kurumlardan biridir. Kanunlarda sağlık hizmetlerinden kimlerin ne şekilde yararlanacağı açıktır. Kamuoyunda bir bilgi kirliliği söz konusudur. Söylentiler doğru değildir. Geçici koruma statüsünde olanların ülkemizde almış oldukları sağlık hizmetlerinin finansmanı SGK bütçesinden karşılanmamaktadır. Sağlık Uygulama Tebliği ilkelerine uygun olarak AFAD tarafından giderler karşılanmaktadır.

Soru: Bir kamu kuruluşunda sözleşmeli personel olarak görevden ihraç edildim. Ohal komisyonu tarafından yaptığım başvuru kabul edildi ve görevime başladım. Boşta geçirdiğim sürelere ait primlerim ne olacak nasıl işlem yapılacak? (S.L.)

Cevap: Kurumunuz tarafından ihraç nedeniyle verilen işten ayrılış bildirgeniz iptal edilerek boşta geçen süreler için ek aylık prim hizmet belgesi düzenlenip iade kararının verildiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar SGK ya başvuru yapılması gerekmektedir. Aksi halde gecikme cezası ve idari para cezası uygulanır.