Hayrettin ÇAKMAK

Hayrettin ÇAKMAK

hayrettincakmak@hotmail.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
NATO'nun bedeli
12 Temmuz 2019 Cuma, 08:47

Cumhuriyetimizin yirminci yılı, ikinci dünya savaşının en hararetli anları, 1943'te Adana'da Yenice Tren İstasyonu'nda Winston Churchill ile İsmet İnönü iki gün boyunca pazarlık yaparlar. İngilizlerin amacı; 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan anlaşmasıyla 62 devlet çıkardıkları Türkiye'yi bu sefer yanlarına alıp Balkanlar'da Hitler'e karşı yeni bir cephe açmaktı. Churchill, İnönü'ye "Her türlü ihtiyacı karşılama teklifi ile gelmişti. Biz de isteklerimizi sıralarken listemiz "At nalı, at nalı çivisi" diye başlıyordu.
Nazilere karşı müttefik olan ABD, İngiltere ve SSCB arasında 16-26 Aralık 1945'te Moskova'da düzenlenen konferansta Stalin'in Türkiye'den toprak ve boğazlarda üs talebi bizi Nato'ya yöneltti. Kore'de ABD ve İngiltere'den sonra en büyük kayıp veren BM gücü olma bedelini ödeyerek 1952'de NATO'ya girdik.


Nato ABD demektir yedeği de İngiltere'dir. Sonuçlarına bakınca bir yönüyle modern bir koloni sisteminin parçası olduk. Ne verirse onunla yetinmek zorundaydık. Her türlü askeri yardımı (19.asrın ilk çeyreğine kadar bize haraç ödeyen) ABD'den aldık. 1970 yılına kadar askerimiz batıdan gönderilen dondurulmuş etleri yedi. Subaylarımız ABD'den gelen iç çamaşırlarını giydi. Benim yaş kuşağım Marshall yardımlarını, ilkokul yıllarında süt tozunu çok iyi hatırlar. IV.Murat'ın "yardım almaya alışan, emir almaya da alışır" gerçeği : Nato'da hep (er) statüsünde olduk. Doğal olarak erler emir alır. Bu arada ABD'den sonra en kalabalık orduyu da biz besledik. Asker Türkiye'de devlet hissesinin çoğunluğunu elinde bulunduran bir edayla hareket ediyordu. Seçilen başbakanlar şirketin CEO'su gibiydi, istedikleri anda gö-revine son veriyorlardı. Nato/ABD bu en güçlü kurumumuz vasıtasıyla yapmak istediklerini yaptılar, yaptırdılar. Türkiye'deki bütün askeri darbeler (bastırılan 15 Temmuz girişimi dahil) Nato / ABD darbesidir.
NATO; üye ülkeri CIA kontrolünde gizli yapılaşma ile kontrol ediyor, bu yapılaşma ile de yasadışı müdahaleler yapabiliyordu. Gizli örgütlenmenin ismi Fransa'da Rüzgar Gülü, Almanya'da Anti Komünist Saldırı Birliği, İsviçre'de Gizli Müdafaa Örgütü, Hollanda'da Operasyon ve keşif örgütü, Yunanistan'da Şheepskin ,İtalya'da Gladyo, Türkiye'de Ergenekon.

BATI HİÇBİR ZAMAN BİZE DÜRÜST OLMADI

Türkiye 1974 yılına gelindiğinde; Bülent Ecevit'ten Genelkurmayın örtülü ödenekten bir meblağı istemesi üzerine; ordu içinde Özel Harp Dairesinin varlığından haberdar oluyordu.(Kıbrıs barış harekatı sonrası ABD ambargo kararı almış ve o güne kadar gizli bir ödenekle giderlerini ödediği bu yapılanmanın ödeneğini kesmişti,eğer ödemeye devam etseydi haberimiz olmayacaktı)
Aynı şekilde istihbaratımız da içler acısıydı, çünkü orada da giderler ABD tarafından karşılanıyordu.1962-1964 ve 1966-1971 arasında iki kez MİT Müsteşarlığı yapan Fuat Doğu "Ben MİT müsteşarlığı yapmadım, CIA'nın şube müdürlüğünü yaptım. Bir CIA yetkilisi gelse, beni Sinop'a götür dese onu oraya götürmekle memurum." itirafında bulunmuştu.

NATO üyeliğimizi, sözünün eri olarak sürdürdük. Ama batı bize karşı hiçbir zaman dürüst olmamıştır. Örneğin; Kıbrıs sorununun çözümü için asker sözü verdiler, bu söz üzerine Yunanistan'ın Nato 'ya dönüşünü veto etmedik ama verilen söz yerine getirilmedi. Aynı şekilde Kıbrıs'ta Annan Planı'nı Türk tarafı kabul etti, Rumlar kabul etmedi. Buna rağmen Avrupa Birliği Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni üyeliğe kabul etti. Merhum Denktaş; Batı başka konuşur, başka yapar, sözüne güven olmaz, sözleşme yapmak yeterli değil ayrıca önlem almak gerekir derken çok haklıydı. Kısaca batı; benim istediğim çizgide yaşayacak ve haline şükredeceksin diyordu. İhtiyacımız olduğunda da yanımızda göremedik. NATO sözleşmesi 5'inci madde, Bir üye ülkeye yapılan saldırı NATO'ya yapılmış gibi değerlendirilir hükmü yıllardır, hele hele soğuk savaş sonrası Türkiye için esirgenmiştir..Sadece şunun bilinmesi yeterlidir. ABD; terör örgütü PKK ile mücadelemizde bize, bırakın SİHA vermeyi kiralık İHA bile vermedi. Patriot vermesi zaten beklenemez.
Bugüne gelirsek; G-20 üyesi ve dünya beşten büyüktür deyip hegemonyayı sarsan bir Türkiye var, kendi silahını üreten bir Türkiye.. Suriye'de ülkemiz güvenliği için ABD oyunlarını bozan alışık olmadıkları bir Türkiye.. Kızmaları için gerekli gerekçedir. Bu nedenle de Nato tatbikatında (güya sehven oldu) Atatürk ve Erdoğan düşman gösterilmiştir. Nato'da böyle bir hata yapılması imkansızdır. Bilinmelidir ki; NATO'ya karşı Erdoğan'ın duruşunu hangi siyasi parti lideri gösterirse göstersin batı aynı şeyleri yapacaktır.