Hasan TOKTAŞ

Hasan TOKTAŞ

hasan-toktas@hotmail.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Suriye
31 Temmuz 2019 Çarşamba, 08:04

Suriye meselesi Türkiye açısından gerçek bir beka sorununa dönüşmüştür.
Suriyeli konusu ise bir ümmet sorunundan öte zillet sorununa dönüşmüş, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) dahilinde bir projedir.
Bugün Türkiye'nin % 5 'i olan Suriyeliler yirmi yıl sonra Türkiye nüfusunun % 20-25 ' i düzeyinde olacaktır.
Türkiye'nin milli ve demografik yapısını bozmak için sergilenmiş çok sinsice bir oyunla karşı karşıyayız.
Yani iktidarın sıfır sorun politikası sırf sorun olarak karşımıza çıkmıştır.
Bu sorun gerçek bir beka sorunudur, öyle ki;
Kilis'te çoğunluk olan Suriyeliler "Burası bizim siz gideceksiniz " deme cüreti dahi göstermektedirler.
Suriyeliler meselesinin insan hakları ile ilgili sloganlar ve siyasal çıkarların ötesinde tartışılması ancak konuya ilişkin uluslararası ve ulusal hukuk normlarının algılanmasıyla mümkündür.
Türkiye Cumhuriyeti'nin yükümlülükleri de hukuk kuralları ile belirlenmiştir. Suriyeliler hukuken mülteci statüsünde değildir. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu madde 91'e göre sınırlarımıza gelen ve geçen yabancılar geçici koruma statüsündedirler.
Geçici koruma statüsü, Suriyelilere Türkiye'de koruma sağlarken, şartlar düzeldiğinde vatanlarına dönmelerini zorunlu kılan bir statüdür.
Kaçtığı ülkeye kendi rızası ile ( Bayram ziyareti, ticaret vb. ) dönen ve sonra sığındığı ülkeye geri gelen kişi uluslararası hukuk anlamında mülteci de değildir, koruma kapsamında da değildir.
Ayrıca İstanbul'da toplanıp, miting yapıp Türklüğe hakaret etmek, bu ülkenin kurucu iradesi olan Türk Milliyetçiliği fikriyatına saldırmak, ne memleketinden kaçanların ne de ümmetçilik adına siyasi çıkar peşinde koşanların altından kalkabilecekleri bir mevzu değildir.
Mazlum mazlumluğunu bilecek, onlar üzerinden Büyük Türk Milletine ayar vermeye kalkışanlar ise kendilerine çekidüzen vereceklerdir.
Oyun ve oynayanlar büyüktür ancak Türk Milleti hepsinden daha büyüktür.