Gürhan AKDOĞAN

Gürhan AKDOĞAN

gurhanakdogan@gmail.com
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Yeni yayın döneminde yine AS TV'de bir araya geliyoruz
17 Eylül 2019 Salı, 08:21

Değerli okurlarımız, bugünkü yazının ana fikri ile ilgili olarak ünlü Amerikalı psikolog ve yazar Ben Sweetland'ın geçmişte okuduğum kitabından güzel bir sözünü hatırlayarak başlamak istiyorum. '
'Başkasının önünü aydınlatırken kendi yolumuza da ışık tutarız.'' Niçin böyle bir ifade ile yazıma başladım?. Biliyorsunuz uzun süredir her hafta salı akşamları Okan Tuna'nın moderatörlüğünde AS TV'de Platform programında sizlerle birlikte oluyorduk. Bu yıl da yaz dönemi sonrası platform programımız ve bizler yeni yayın döneminde ve yeni yüzüyle bu akşamdan başlayarak her hafta salı günü tekrar sizlerle birlikte olacağız.
Aslında daha öncede ifade etiğimiz üzere program konukları olarak bizler birer gazeteci, köşe yazarı veya program yapımcıları değiliz. Hiçbir zaman da toplum açısından böylesi önemli olan bu mesleği haddimizi aşarak yapmak gibi bir niyetimiz olmadı olamaz da.

Ancak toplumsal duyarlılığımız gereği bilgilerimizi, deneyimlerimizi paylaşmak, değişik siyasi düşüncelerde ve kimliklerde kişiler olarak toplumun her kesimine hitap ederek bilinçlenmesine katkı koyabilmek gereği bir araya geliyoruz. Sayın Okan Tuna'nın moderatörlüğün de Sayın Hayrettin Çakmak, Sayın Arif Demirören ve Sayın Hasan Toktaş ile birlikte yaptığımız programlarda, hepimiz farklı düşüncede siyasi anlayışların temsilcileri olarak birbirine hakaret etmeden, doğru kim tarafından gelirse gelsin kabul ederek diğer taraftan da hiçbir şekilde körü körüne bir yanlışı ve etik dışı anlayışı savunmamak noktasında da bir siyasi üslup içinde, aksi hareket eden siyasetçilere de örnek olacak şekilde anla-yışımızı sürdürmeye çalışı- yoruz.
Tabii ki son tahlilde takdir ve değerlendirme tüm izleyicilerimizin olacaktır.

SUSMAK... SUSMAK... HEP SUSMAK... KONUŞMAMAK... KONUŞMAMAK...

Büyük usta Uğur Mumcu 09 Aralık 1974 teki ''Sorumlu olmak ''yazısı ile günümüze ışık tutmuş. Bakın o yazısında ne güzel ifade etmiş susmanın sorumluluğunu..
''Demokratik toplumlarda bir kişiye yapılan haksızlık bütün topluma karşı yapılmış sayılır. Bu bilinç yerleşmedikçe haksızlıkların adaletsizliklerin önüne geçmeye olanak bulunamaz. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.. felsefesi toplumun bütün bireylerini sarar ve bir çok insan: Adam sen de.. bencilliği ve bireyciliğiyle yetişir. Herkes kendi küçük dünyasının kabuklarında, sessiz sedasız yaşamayı hüner sayar. -Sen mi kurtaracaksın?.. gibi sorularla kavgadan gürültüden uzak tutulmak, günlük yaşamın mutluluk zırhlarıyla sarılıp sarmalanmak hiçbir yasanın suç saymadığı ve birçok insanın da küçük görmediği bir yaşam biçimi olarak belirir.


Susmak, susmak, hep susmak. Konuşmamak, konuşmamak. Üstlenilen görev budur bütün yaşam boyunca. İnsanları saran küçük çemberler büyüye büyüye demokrasinin boynuna bir halka gibi geçer. Suskunluk kural, konuşmak ve eleştirmek de kural dışı olur bir süre sonra. Bir kişiye yapılan haksızlığı her insan yüreğinde ve bilincinde duymalıdır bütün ağırlığınca. Bu sorumluluk bilinci kurulmamışsa her yeni haksızlık gibi benimsenir bütün toplumda.
Bir kişiye yapılan haksızlık, bütün topluma karşı işlenmiş bir suçtur. Bu bilinci paylaşmak ve bu sorumluluğu yerleştirmek zorundayız. Uygarca paylaşılan sorumluluk bilinci, özgürlüğün de, demokrasinin de tek güvencesidir. Bu güvence sağlanmadıkça, demokrasinin temeline bir tek taş bile konmuş olamaz. Unutmayalım ki cesur bir kez, korkak bin kez ölür. Önemli olan, insanın böyle bir toplumda bir mezar taşı gibi suskunluk simgesi olmamasıdır.''

AYDINLIK YARINLAR İÇİN

Gelecek kuşaklara iyi bir dünya ve yaşanabilir bir ülke bırakmanın yolu tepeden bir görev talimat beklemeden insanın kendi istenci doğrultusunda ilerici bir anlayışla dünyayı olumluya dönüştürme isteğinin olmasıdır Diğer taraftan yazımın başında belirttiğim üzere topluma örnek olma anlayışı ile bilgilerimizi paylaşarak ve kendi yolumuza da ışık tutarak, sorunlara başka perspektiflerden bakarak bir çözümleme, analiz ve sentez sürecini birlikte yaşayacağız. Sonuçta ilke-lerimiz ve değerlerimiz ışığında topluma karşı borcumuzu çeşitli platformlarda mücadele ederek sürdürmeye devam edeceğiz.