Erhan BEDİR

Erhan BEDİR

erhanbedir@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
FARKINDALIK DUYARLILIKLA GELİR
20 Aralık 2018 Perşembe, 12:30

Dünyanın en sıra dışı filozoflarından biri olan Osho, "Farkındalık duyarlılıkla gelir. Yaptığın her şeyde daha duyarlı olmalısın" demiş...

Peki bizler hızla gelişen baş döndüren teknoloji çağında olaylara, çevremize ve ailemize karşı duyarlı mıyız?

İşte fark yaratmak, farklı olmakta da bizlerin elinde...

Aslında her insan eşit doğar, farkı ise yaşamda edindiği farkındalık belirler.

Fark yaratmak için, o ilk adımı atabilmek, çevremize ve ailemize karşı duyarlı olabilmektir asıl olan.

Hemen duyar gibiyim "nasıl duyarlı olacağız" diye?

Aslında çok basit, sabah kalktığınızda önce aynada kendinize bir günaydın diyerek başlayın.

Sonra ailenize, komşularınıza hatta evden çıkarken karşılaştığınız kedi ve köpeklere bile sıcak içten gelen bir okşama ile günaydın deyebiliriz.

Ne kaybedersiniz ki, ilk adımı atmadan yürümeyi öğrenemeyeceğimiz gibi siz de çevrenize, sevdiklerinize karşı ilk adımı atın...

Bu adım öğrenme, araştırma, gözlemleme ile gelişir, daha az hata ile daha büyük işler yapacak deneyim, pes etmeden kurulan iletişim bilincini tetikler.

Gelişen bilinç ise heyecanlı, sorgulayan, özgüveni yüksek, cesur, dürüst ve kendi olabilen en önemlisi fark yaratan insanlar topluluğunun temelidir artık.

Bütün insanlar kendisine yaradılıştan verilmiş yetenekler ile doğarlar. Bu yeteneklerini keşfedip geliştirenler, diğerlerine fark atarlar.

İşte burda yeni yeni duymaya başladığımız hibrid insan, hibrit yaşam ortaya çıkıyor.

Yine sesleri duyar gibiyim!

"Hibrit motoru biliyoruz da hibrit insan, hibrit yaşam da ne?"

Aslında her şey birbirine bağlı bir zincir... Farklı olmak, farkındalık yaratmak çevrenize ailenize, şehrinize, ülkenize ve insanlığa olan duyarlılığınızdır. Hibrid ise kelime anlamı olan ve aslında bizleri insanın yaradılışıyla başlayan bir karışım.

Hibrit insan ile yakın gelecekte tek bir beceri ya da iş koluyla yetinemeyeceğimiz anlamına geliyor.

Neden diye sorarsanız. Hızla gelişen teknoloji, yapay zeka ve robotik gelecek ile mücadele edebilmek için tek bir iş kolu tek bir hobi ya da tek bir diploma bizlere yeterli gelmeyebilir.

Konuyu insan ve diğer canlılar nezdinde incelersek, zeka, genelde sorunları çözme ve bağlantıları görme yetisi olarak açıklanmaktadır.

Akıllı insanlar karşılaştıkları her problemi, zorluğu kolayca halletmesini bilen insanlardır.

Anlayışları ve ince zekaları oldukça gelişkindir. Bu yüzden, kendine güveni yani cesur olan insanlardır.

Fark yaratmak, herkes gibi her şey gibi genellemelerin arasında bir ışık patlaması, bir alev huzmesi, başka bir kapının açılması, dünyanın dönüşünün hissedilmesi gibi birçok anlatımla tanımlanabilir.

Farklı insan olmak için illa bir Mandela, bir Einstein, bir Gandhi, Jobs, Zuckerberg ya da bir Osho olmak gerekmez.

Fark yaratmaktan bahsedilince tüm bunlar insan aklından geçen ilk düşünceler olabilir ama fark yaratmak sanıldığının aksine aslında insanın olduğu hali ile hayata dokunuş şeklidir.

Kendimizi yansıtan duruş, yaşam haklarına gösterdiğimiz saygı, ayrımsız, duyarlı, hakkın, haklının, yanında yer alışımızdır farkı yaratan ilk adımlar.

Yaşama özenle yaklaşan, birinin yüzünü güldüren, farkındalığın deneyimlerini paylaşmak ama anı yaşamak olduğunu bilen insanlar, başta kendilerinin ve çevrelerinin enerjisini yükselterek yarattıkları kelebek etkisi ile dokundukları bu hayatta fark yaratanlardır.