Erhan BEDİR

Erhan BEDİR

erhanbedir@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Eğitimde sınıfta kaldık ama kimsenin umurunda değil!...
01 Eylül 2018 Cumartesi, 12:35

Biz, 'eğitim şart' dedik, ama önceliği ekonomiye verdik. Bütün hükümet programlarında öncelik hep ekonominin oldu. Ekonomi düzgün işlerse, eğitimin de iyi olacağı düşünüldü...

Oysaki ortaçağdaki savaş, yıkım ve hastalık dolu günlerin karanlığından çıkarıp büyük atılımlar yapmaya yönelten şey ekonomi değil, eğitimdi. Bunu uzun yıllardır yaptığımız gibi görmezden geldik ve iteledik.

2 milyon 260 bin 273 öğrencinin girdiği Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) adayların 4'te 1'i barajı geçmek için gerekli olan 15 neti çıkaramadı, bu adayların 41 bin 281'i ise sıfır çekti.

Ülke olarak sınıfta kalmışız daha ötesi var mı?

Hem de politikacısından idarecesine, öğretmeninden öğrenci velisine kadar hepimiz sınıfta kaldık. Önce eğitim sistemini yapboza çeviren politikacılar, sonra tüm dünyada örnekleri olmasına rağmen benim sistemim daha iyi diyen siyasiler, yeterli birikimi, deneyimi ve tecrübeyle donatamadığımız öğretmenlerimiz, tablet ve akıllı telefonları ellerinden bırakmayan çocuklarımız ve elbette evimizde nasıl olsa okulda alır diyerek çocuklarını boşlayan ve gerekli eğitimi vermeyen biz veliler...

Yani hepimiz suçlu ve hepimiz sınıfta kalmayı hak ettik.

OECD, 34 üyesinin de aralarında bulunduğu 72 ülkede gerçekleştirdiği eğitim araştırmasının sonuçlarının yer aldığı "Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA)" Araştırması Raporu'nu açıkladı. Özellikle bilim ve matematik alanında öğrencilerin seviyelerini ölçen raporda, bilim alanında eğitim seviyesi en yüksek ülkenin Singapur olduğu ortaya çıktı. Singapur'u Japonya, Taipei (Çin), Finlandiya ve Estonya takip etti. Tüm ülkeler 530 puanın üzerinde skor elde ederken, Türkiye 425 puanla, Meksika da 416 puanla bilim sıralamasında en sonda yer alan iki ülke oldu. Genel sıralamada ise, dengeli bir çoğunlukta, Kanada, Danimarka, Estonya, Hongkong (Çin), ve Macao (Çin)'lu öğrenciler "mükemmel" derecede sonuç elde ettiler. Eğitim haritasında Türkiye, Cezayir, Tunus, Malta, Yunanistan, Doğu Avrupa ülkeleri, Brezilya, Peru, Kolombiya, Birleşik Arap Emirlikleri, Tayland ve Endonezya ile birlikte en alt seviyeyi belirleyen kırmızı renkte gösterildi.

Sosyal medyada ara sıra paylaşılan bir fotoğraf vardır. Japonya ve Türkiye diye. Toplu taşımada Japonların ellerinde kitap, bizim ellerimizde telefon. Bu araştırmadan sonra o fotoğraf daha bir anlam kazandı.

Okuma oranımız düşüktü, şimdi okuduğunu anlama oranımız da düşüyor. Biz de "güzel günler göreceğiz" diye kendimizi avutmaya devam ediyoruz. Günü kurtarmanın peşine düşmüş, gelecekten bihaber yaşıyoruz.

Eğitim politikasında yapılan yanlışlar sayesinde, öğrencilerin yüzde 40'ı okuduklarını anlamıyor. Anlamadığımız problemi de çözemiyoruz.

Bilgi çağında yaşıyoruz, ülkeler bilimle yükseliyor. Günümüzde savaşlar bile artık bilgiyle kazanılıyor. Artık bilek değil, düşünce kazanıyor. Biz de önce nerede yer alacağımıza karar vermeliyiz. Bilime sırtımızı dönersek, geleceğimizi de öyle şekillendiririz. Okumayan, okuduğunu yorumlayamayan, analiz edemeyen, problem çözmeyi bilmeyen, düşüncelerini ifade edemeyen bir nesil yetiştiriyoruz. Bilim insanları yetiştirmek zordu, daha da zorlaştı.

Eğitimde sınıfta kalmışız ama hala umurumuzda değil. Varsa yoksa para, ekonomi, dolar çıkmış, euro tavan yapmış, altın rekor kırmış...

Geleceği düşünenler ülkeler eğitime yatırım yapar.

Ne yazık ki ülkede bir beton sevdası, her yer inşaat ve yol almış başını gidiyor.

Unutmayalım bir de otomobil tutkusu var, ekonomiyi ayakta tutmak için...

Peki ya eğitim!..

Bu ülkenin en büyük kalkınmışlık örneği Köy Enstitüleri'ydi...

Toplumu aydınlatmak ve ileriye taşımak için kurulan Köy Enstitüleri, geleceğimize yapılan en güzel yatırımdı ama bunu bize fazla görenler kapattı. Kendilerini parlatarak, halkın gözünü boyayanların sayesinde bugünlerdeyiz.

Gelecek sadece inşaatlarla, yollarla olmaz.

Gelecek eğitimle olur.

Bilimsel eğitim evrenseldir.

Muasır medeniyetler seviyesine ancak bilime dayalı eğitimle ulaşabiliriz. Geleceğimize önem veriyorsak, yapmamız gereken en büyük atılım eğitimdir.

Gelecek nesillere verilen eğitim, o ülkenin geleceğini belirler. Eğitim sistemimize bakarak bizi nasıl bir gelecek beklediğini tahmin edebiliriz. Geleceğimizi biz şekillendiriyoruz. Çocuklarımız üreten mi olacak, tüketen mi?

Bilime dayalı bir toplum olamazsak, teknoloji alanında tüketici olmaya mahkûm oluruz. Marifet çok çocuk yapmak değil, onlara iyi bir gelecek sağlamaktır.