Ali Genç

Ali Genç

aligenc@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Türk İşaret Dili Bayramı
09 Haziran 2018 Cumartesi, 07:20

İşaret dili; işitme veya konuşma engellilerin aralarında iletişim kurabilmek için el hareketlerini, yüz mimiklerini ve bir bütün olarak vücut dilini kullanarak oluşturdukları sessiz, görsel bir dil... İnsanlık tarihinde işaret dilinin oluşumunu ayırt edebilmek kimi bilginler tarafından, işaret dilinin dilin tarihinden çok daha eski olduğuna, hatta insanoğlunun dilinin işaretlerden, jest ve mimiklerden doğduğuna inanmaktadır.
İşaret dilinin başlangıcı ile ilgili kesin bir bilgi olmamasına rağmen, 11. yüzyılda kullanıldığı tahmin ediliyor. Bizim tarihimizde ilk olarak Fatih Sultan Mehmet döneminde sarayda dilsizlerin görev alması ile beraber İşaret dili öğrenmek zorunlu kılınmış. Evliya Çelebi 'Seyahatname' adlı eserinde, sarayda kullanılan işaret dili ile ilgili notlar paylaşmıştır.
Osmanlı sarayında sağır-dilsizler vazife yapardı. Bilhassa padişahın, bürokratlarla olan görüşmelerinde mahremiyetinin muhafazası için istihdam olunurdu. Devlet işlerinin görüşülmesi esnasında hizmet eder, evrak getirip götürürdü. Her yere rahatça girip çıksalar bile, sağır-dilsiz oldukları için devlet sırlarının işitilip yayılması tehlikesi olmazdı. Bu usul, sonradan Osmanlı kabinesinin toplandığı Bâb-ı Âli'ye de intikal etmiş ve günümüze kadar devam etmiştir.
Saray dışında yaşayan işitme engelliler için ilk kez 1889 yılında 'Dilsiz Mektebi' açılmıştır. 34 yıl sonra 1923 yılında İzmir'de işitme engelliler için başka bir okul açılmıştır. Dilsiz mektebi ile İzmir'de açılan okul, eğitim açısından farklılıklar gösteriyordu. Dilsiz Mektebi'nde hem işaret dili hem sözel eğitim verilirken İzmir'deki okulda sadece sözel eğitim veriliyordu. 1944 yılında 'hacamat mesleğinin' önde gelen isimlerinden Süleyman Gök'ün girişimleri neticesinde Sağır, Dilsiz ve Körler Okulu açıldı. Okul tam 9 yıl sonra 1953 yılında MEB'e devredildi. TRT 1984 yılında televizyonda İşitme Özürlüler Haber Bülteni'ni Türk İşaret Dili ile yayımladı.
İşitme engellilerin hayatındaki asıl engel, engelsizlerin işaret dilini kullanamıyor oluşu olabilir mi? Engelliler değil, engelsizler duymuyor olabilir mi? Pekâlâ olabilir. Çünkü aslında ortada bir engel değil, bir dil ayrılığı var. İşitme engellilerin anadili işaret dili, engelsizlerinki Türkçe... Yani işitme engellilerin sorunlarından bahsederken anadilde hizmet alma ve iletişim kurma haklarının tam olarak yararlanamadıklarını söyleyebiliriz.
Dilimizle ne kadar konuşup, kendimize göre doğruyu, yanlışı söylesek de, ağzımızdan çıkan sözün çok da kıymeti olmadığının 'gözler yalan söylemez' şarkı sözü bize hatırlatıyor ve konuşmanın pek de değeri olmadığını gösteriyor. Sizi anlayamayan, anadilinde iletişim kuramadığınız elleriyle konuşan o güzel bireylere her alanda fırsat eşitliği vererek, gerçek dünyada yaşamaya başlayabiliriz.