Ali Genç

Ali Genç

aligenc@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Görme engelli spor camiası, Ruhişen ağabeyini kaybetti...
05 Ocak 2019 Cumartesi, 08:22

Türkiye görme engelliler spor camiası, 2019 yılına çok acı bir haberle girdi.
Ankara Çubuk'a bağlı Çit Köyü'nde 1963 yılında 5 kardeşin üçüncüsü olarak dünyaya gelen evli ve bir çocuk babası Ruhişen Sayyıdan, 1 Ocak 2019 Salı günü kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.
Özgeçmiş açısından her yurttaşın sahip olduğu bilgileri var. Peki, bu özgeçmişle ve görme engelli birisi olmamasına rağmen görme engelliler spor camiası için neden bu denli önemliydi?
Sıra geldi yanıtlara... 3 görme engelli kardeşi vardı ve görme engelliyi çok iyi tanıyordu. Tüm görme engelli bireylerle arası çok iyiydi ve sürekli onlara yardımcı olurdu.
Ağabeyi Federasyon Başkanı olmasına rağmen, koluna girip yardımcı olduğu görme engelli bireyin ağabeyini çok sert eleştirenlerine ve hatta hakaret etmelerine bile karşı söz söylemeyen güzel kalpli candı.
Türkiye'nin en başarılı kulüplerinden ikisinin başkanı kardeşleri olmasına rağmen, asla o takımlar lehine aleni destek vermeyen, yapacakları müsabakalarda rakip takımların yöneticileriyle birlikte maçları takip eden, onlara moral ve destek veren; görme engelli bireylerin sportif aktivite içerisinde olmasını benimsemiş, gerçek manada bir görme engelli dostuydu. Gerektiği zaman küsleri barıştıran, kimselerin haberi olmadan arabuluculuk yapıp gönülleri fethederdi.
Yaptığı esprilerle tüm görme engelli kafilelerin her organizasyonda görmek istediği yegâne kişiydi. Müsabakaya gelen kulüplerin yöneticileri sosyal aktivitede bulunmadığı zaman, Ruhişen Sayyıdan'ı bulup kulüp yetkililerini şikâyet ederlerdi. O da "Hemen gerekeni yapacağım. Merak etmeyin" deyip onlar için eğlenceli organizasyonlara imza atardı. Adı gibi gerçekten şen, neşeli, canlı ve sürekli pozitif enerji etrafına saçan bir isimdi...
Benim de çok yakından tanıdığım ve "Reis" diye hitap ettiğim sevgili ağabeyimi çok özleyeceğim. Reis'in sevgisi karşılıksızdı. Küçükle küçük, büyükle büyük olurdu. O herkesi severdi. Ayrım yapmazdı ve insan olduğu için değer verirdi.
Engelsiz birey olarak, camiada herkesten daha çok sevilirdi. Federasyon Başkanı ağabeyi, Kulüp Başkanı ağabeyi ya da kardeşini sevmeyenler bile onu severdi.
Öyle ki değil başkasını, kendini sevmeyen görme engelli bile Reis'i severdi.
Gidişiyle çok üzen Ruhişen ağabey, üzüldüğümüzü görse eminim ki hepimize kızardı ve o meşhur esprisini patlatırdı: Az sonra teknik toplantı toplayacağım...
Evet Reis... Teknik toplantılar öksüz kaldı, çok üzdün bizi çok. Sen bu kadar erken yıkılmazdın Reis. "Bâki kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş. Sadânı hoş tut ve ölümsüz ol sen de..." demiş şair. 'Hoş sadâ' senin göbek adındı. Sen de bizim için ölümsüzsün Reis. Seni asla unutmayacağız...