Ali Genç

Ali Genç

aligenc@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Dünya Kız Çocukları Günü
13 Ekim 2018 Cumartesi, 07:52

Önceki gün takvim yaprakları 11 Ekim gününü gösteriyordu. Belki çok geniş kitleler farkında değildi ama, insanlığın kanayan yarasıyla ilgili özel bir gündü aslında 11 Ekim... Türkiye, Kanada ve Peru tarafından yapılan girişimler sonucunda, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kız çocuklarına karşı ayrımcılığın önlenmesi, kız çocuklarının haklarını korumak, topluma yaptıkları katkıları vurgulamak, onları güçlendirmeye devam etmek, insan haklarından tam ve etkili bir şekilde yararlanmalarını sağlamak amacıyla bu özel gün, 'Dünya Kız Çocukları Günü' olarak ilan edilmişti.
Acı ama gerçek verilerle devam edelim yazımıza... BM ve UNICEF verilerine göre, dünya genelinde 131 milyon kız çocuğu okula gidemiyor. 15-29 yaş arası genç kadınların iş ve eğitim fırsatlarından yararlanma olasılığı da erkeklere göre 3 kat daha az. Çalışmayan ve okumayan genç kesimin yüzde 76'sını da ne yazık ki genç kadınlar oluşturuyor.
Gelelim işin Türkiye ile ilgili boyutuna... Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2017 verilerine göre, ülkemizdeki yaklaşık 23 milyon çocuğun yüzde 49'u kız. Kız çocuklarının okullaşma oranına bakıldığında ise 1 ila 4'üncü sınıflar arasında 4 yıl önce yüzde 99,6'ya çıkan okullaşma oranı, 2017'de yüzde 92,8'e düştü. Ne yazık ki her 10 genç kadından 9'u cinsiyet ayrımcılığı, yoksulluk ve diğer dezavantajlara göğüs germek zorunda. Dünya geneli ve ülkemiz özelindeki istatistiki bazı verileri yukarıda paylaştıktan sonra, klişe hale gelmiş 'Her şeyin başı eğitim. Eğitim şart' söylemlerini bir kez daha dillendirmek gerekiyor.
Meseleye bir kız çocuk babası olarak biraz daha duygusal yaklaşıyor olabilirim. Bu, beni yazıya başlarken endişelendirmedi değil... Duygu sağanağında her şey bulanık ve karmaşıktır. Bu yüzden sağlıklı bir düşünceden ve hayat algısından söz edilemez. O zaman duygusallığı ortadan kaldırıp BM nezdinde girişimde bulunan üç ülkeden birisi olan ülkemizin kızları konusunda analitik verilerin dışına taşıp, üçüncü sayfa haberlerinin ışığında konuyu analiz edelim...
Haberlerde cinayet, tecavüz, istismar, taciz, çocuk gelin, şiddet, eğitimden alı- koyma gibi tüyleri ürperten başlıklar altında sayısız olayların gerçekleştiğine şahitlik ediyoruz ülkemizde. Genel itibariyle muhafazakar, geleneklerine bağlı, sevgi, saygı ve hoşgörü hamuruyla yoğrulmuş bir toplum olmamıza rağmen kızlarımızı neden koruyamıyoruz ya da korumuyoruz? Ataerkil yapıda yaşamaya alışmış, tüm dünyayı bacaklarının arasına sıkıştırmış, bastırılmış duygularla törpülenmiş, küçükken sevilirken bile üstün cinsiyet erkek olgusu verilirken kızlara ayıp(!) örtüsü örtülmüştür. Bu, bizim ayıbımızdır aslında.
6. yılı kutlanan Dünya Kız Çocukları Günü farkındalık için, çeşitli temalar altında kızlarımızın erkek hegemonyasından kurtulması, kendisine yeten, toplumda söz sahibi, insan haklarından tam anlamıyla yararlanan bireyler olmaları gerektiği mesajı verildi. Bu noktada bu yıl 'Onunla: Yetenekli bir kız çocuğunun gücü' teması çerçevesinde beklentiler de ortaya çıktı.
Ah kızlar, ah güzel kızlarımız... Dünya tatlısı, dünyanın zorluğunu sırtlayan, yarının anneleri, cennetin anahtarı ayaklarının altında olacak kızlarımız... Dünya sizin için güzel olmasa da, dünya sizinle güzel...