Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Yerli 'no vay out' hikayesi
08 Haziran 2019 Cumartesi, 07:56

Bayramda mezarlıkların kalabalık olması, trafiğin tıkanması vakayı adiye.
Bilhassa Büyükşehir Belediyesi Kent Mezarlığı'nda birkaç kez gıdım gıdım ilerleyen trafikten fena halde mustarip olduğumuz için...
Bu kez aynı hatayı yapmayalım diye mezarlığa bayram ziyaretini arife günü eda ettik.
Kıbrıslı ablam ve Ankaralı abimle.
Abim televizyonda izlemiş, hayran olmuş. 'Buralarda uçan su diye bir yer varmış, götürsene bizi oraya!' dedi.
Suuçtu Şelalesi'nden söz etmeye çalışıyor.
Hamitler Mezarlığı'ndan sonra vurdum Mudanya Yolu'na, çevre yolundan İzmir Yolu'na geçeceğim, akabinde ver elini Mustafakemalpaşa!
Geçit'e geldim, devlet yolunda İzmir ve Ankara- İstanbul çatrağında dalmışım, küt Ankara İstanbul yoluna girdim yanlışlıkla. Eyvah ki ne eyvah.
Gidiyorum karayolunda.
Tek geri dönüş, tek kaçacak yer yok iyi mi?
Gele gele taa İstanbul yoluna kadar geldim.
Terminal dönüşünden, gazete binasına da selam çakıp, mini çevre yolundan 'dönüş'e geçtim.
Arada salaklığım anlaşılmasın diye, 'İyi oldu böyle, bakın mini bir kent turu attırıyorum size' falan türü laflar ediyorum:
'Burası hayvanat bahçesi. Sukaypark diye bir yer var şurada, tekne olmadan da su üstünde kayak yapabiliyorsun. Bakın şurası da Botanik Park!'
Uzun lafın kısa hali, geçit civarında yanlış yola giren bir sürücünün ödeyeceği maliyet bu mu olmalı.
Bu yolları yapanlar, böyle olası hataların telafisi için kimi mühendislik çözümlerini niye düşünmezler.
Bu kadar yol çıkış olmadan, Kevin Costner abiye de selam çakarak söylüyorum, 'No Way Out' gidilir mi brother?
(Çıkış veya kaçış varsa ve ben bilmiyorsam veya bulamamışsam durum daha da kel. Bugün çıkar kokusu!)

UÇTU UÇTU SU UÇTU!

Klişe laf ama etmeden geçemeyeceğim.
Bizim memleket hakikaten cennet.
Vakit ve benzin sarfiyatı sebebiyle nakit kayıplı yolculuğun sonunda vardık Suuçtu'ya.
Abimin ilk izlenimi, 'Televizyonda gördüğümden çok daha devasa ve muhteşem bir yermiş' oldu.
İkisi de çok beğendi Suuçtu'yu.


Benim bu üçüncü gelişim şelaleye. İlk ikisinde, taşların kayaların üzerinden patikalarda seke seke ancak ulaşabilmiştik şelaleye.
Şimdi geniş geniş yürüme yolları yapılmış.
(Eski Belediye Başkanı Sadi Kurtulan'ı da burada minnetle analım.
Şelale'nin hem güzelleşmesine hem kullanışlı hale gelmesinde emeği büyük çünkü.)
Daha da imalat yapılabilir belki ama, o zaman da doğallık sakatlanabilir.
Tam dozunda kıvamında müdahaleler yapılmış doğa harikasına.
Suuçtu'da on numara hareket ne diye soracak olursanız, bana göre piknik yasağı.
Çünkü ortam hem araçların hem insanların yayılmasına namüsait.
Yani yerimiz dar! Dolayısıyla Suuçtu, mümkün mertebe dolaşarak bakılan, yürüyerek tadılan bir yer olma özelliğini korumalı.
Şu laf Mustafakemalpaşalı her kulağa küpe olmalı:
Burası piknikçiye açıldığında biter, güzelim doğa parçası.