Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Şeytan 'cep'in neresinde?
10 Ocak 2019 Perşembe, 09:06

Rus Ortodoks Kilisesi Patriği Kirill, akıllı telefonların popülaritesinin artmasının 'Deccal'in dönüşüne ortam hazırladığı' uyarısında bulunmuş.
Kirill, 'Şeytan, insanlara böyle bir oyuncak vererek çok akıllıca davranıyor' da demiş.
Bağnazlığın bağzı dinlere ait bir kavram olduğunu sananlar çoktur.
Çok örnek vermek, yazıyı tarihçeye boğup ortaçağ karanlığında yaşanan bağnazlıklardan dem vurup, insanlık tarihinin aslında 'bağnazlık tarihi' olduğunu kanıtlamak çocuk oyuncağı.
Ve fakat şununla yetinelim yeter.
Her dinin, hatta semavi dinlerin içinde de, bilime, teknolojiye, gelişmeye, aydınlamaya karşı durmuş eleman istemediğin kadar çok. Hem de makam mevki o biçim!
Biz işimize bakalım, bakalım 'deccal' neymiş?
Deccal: İncil'e göre kıyametten kısa bir süre önce yeryüzüne gelecek, cinayet, dolandırıcılık ve tüm günahlarla insanlığı birbirine düşürecek bir sahte peygamber!
Dont panic! Çünkü yine İncil'e göre, yeniden bedenlenmiş Hz. İsa tarafından altedileceğine inanılıyor.

KONUM ATMAK ŞEYTAN İŞİ Mİ?

Ortodoks abi cep telefonuna kafayı acaba niye taktı! Aslında sormak lazım Aşık Dertli gibi:
'Şeytan bunun neresinde?' diye
Konum atıp adres bulmanın, navigasyonla kapının önüne kadar varmanın, kelime oyunları oynayıp zihni zinde tutmanın, 'WhatsApp'ta grup kurmanın, böylece insanlara tek tek ulaşmanın meşakkatinden kurtulmanın nesi kötü?
Düğün davetiyeleri bile cepten atılıyor son tahlilde...
Şeytan niye bu kadar salak? İşimizi neden kolaylaştırıyor!?

POLEMİK KONUSU OLMUŞTU

Deccal, Türk siyasi hayatında bir polemik sayesinde meşhur olmuştu. Dönemin siyasi figürlerinden Tansu Çiller, yine dönemin siyasi figürlerinden biri olan Mesut Yılmaz'a 'Deccal' demişti. Ama en az bu polemik kadar mühim olan...
O sıralarda Bursa'da yerel bir televizyonda haber spikeri olan şeker bir arkadaşımız, bu polemiğe ilişkin haberi 'prompter'den okurken...
''Tansu Çiller'den Mesut Yılmaz'a 'dekkıl' suçlaması'' demişti.
Abla, 'deccal'i İngilizce okumuştu yani.

OYLAR ANASTASİA'YA!

Alanya ile Almanya arasındaki ses benzerliğinin farkındasınızdır! Alanya'da 20 bin yakın Alman'ın yaşadığına ilişkin haberler okudum. Alanya'daki Norveçliler'in Almanları geçtiğine ilişkin de.
Ama iş 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ne gelince, sayılar bir miktar hafifliyor.
Çünkü bir yerde yaşamakla, orada 'yerleşik' olmak farklı şeyler.
Alanya'da kayıtlı Alman sayısı 3 bin 115. 2 bin 573 de Rus yaşıyor, 962 Iraklı, 882 İranlı ve 735 de Ukraynalı. Lafı nereye getireceğim?
Ruslar'ın yakın tarih boyunca 'sıcak denizlere inme' hayalini biliyoruz. Rus uyruklu Anastasia Petrova Çetinkaya nam 'iki kere yengemiz' Alanya'da bağımsız belediye başkan adayı olmuş.
(İki kere yengemiz! Bir, Türkle evli. İki, evli olduğu Türk gazeteci.)
Bir Alman isterse Alanya'da, bir İngiliz isterse Didim'de belediye başkanı seçilebilir deniyordu zaten epeydir.
Bakalım Alanyalı seçmen Anastasia Yenge'ye 'nyet' mi diyecek 'da' mı?