Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Proleter vodvili...
10 Nisan 2018 Salı, 08:00

Latin Amerika tipi eylemlere örnek: Mahalleli gider süpermarkete, hem de aynı anda. Herkes ihtiyacı olan malları raflardan alır, aynı anda kasalara gelir ve ödeme yapmadan geçer gider. Kalabalıktan biri, 'zamları, hayat pahalılığını protesto ediyor, herhangi bir ödeme yapmıyoruz' diye, durumu market çalışanlarına izah eder.
'Ödenmeyecek, Ödemiyoruz'un İtalyan yazarı Dario Fo'yu Türk tiyatroseveri 'Bir Anarşistin Kaza Sonucu Ölümü' isimli oyunundan bilir. Fo, 'Ödenmeyecek, Ödemiyoruz' oyununda mekan olarak bir varoşu seçmiş. İşçi mahallesi. Sefalat, fukaralık, yolsulluk paçalardan akıyor.
Ve Ankara Sanat Tiyatrosu oyuncuları tarafından Nilüfer Tiyatro Festivali kapsamında sergilenen bu oyun, yazının başında söz ettiğimiz gibi, bir market yağmasıyla başlıyor.
Ondan sonra gelsin 'bu bir hak mı, yoksa hırsızlık mı?' tartışmaları- çatışmaları...
Kimse, hiçbir insan açlıkla sefaletle sınanmamalı.
Çalışan çalışmayan herkesin ölmeyecek kadar yiyecek bulması, 'sosyal devlet' tarafından mutlaka karşılanmalı. Ama bu olgu, bugünlerin konusu.
70'li yıllarda ne devletler bu kadar sosyaldi, ne de insanlar haklarının ve borçlarının bu kadar farkındaydı.
Bir markete gidip ödeme yapmadan çıkmak, bugünün dünyasında namümkün.
O zamanlar da, ancak böyle 'devrimci bir eylem' kıvamında yapılıyordu ki, kadim tartışmadır!
Özümün fikri: Açlıkla, sefaletle bile sınansa insan, gururuyla ölmeli ama asla başkasının malına el koymamalı. (Jargona uygun ifade edelim: Kamulaştırma yapmamalı!)
Market eyleminden sonra polis mahalleyi basıyor, evleri arıyor ve...
Bir mahalle ve iki aile, 4-5 karaktere bürünen 'bir polis' marifetiyle geriliyor, bu gerilim bir yığın komik olayı içinde barındırıyor.
Oyunu izlerken, yazarsam ne başlık atayım diye düşündüm ve 'Proleter vodvili'ni uygun buldum.
Çünkü, açılan kapanan kapılar, yatak altına saklanan mallar, göbek nahiyesinde mal taşırken hamile sanılan kadınlar, dolaba saklanan adamlar, tabutta taşınan çalıntı mallar vs vs, alayı 'vodvil' teknikleri. Nedir vodvil kabaca! Toplumsal olayları, mizahi yaklaşımla hicveden tiyatro türü.
Toplumsal olay, mizahi yaklaşımla hicvediliyorsa, buna seyirci güler değil mi?
Güldük zaten. Ama yönetmen ve başrol oyuncusu (aynı kişi) 'replik marifetiyle' azarladı bizi. Bu da başka tartışma ama, tiyatroya gelmiş adamı güldü diye eleştirmek, sanmıyorum ki Dario Fo'nun fikriydi.

Karalama kumpanyası!..

Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, 4. senesinin hesabını verdi basına, dolayısıyla Mudanya halkına ve Bursalılar'a.
İşin yatırım, proje, hizmet vs bölümlerini, televizyon ve gazete haberlerinden edineceğinizi düşünerek, sadece bir konuya ağırlık vereceğim.
Hayri Bey, ağır bir iftira kampanyası altında. Buna kumpanya demek daha doğru olabilir belki. Çünkü 'zeytinlikleri imara açtı' iftirası, bir yığın kamu denetiminde aklandı. Kaldı ki, kimi zeytinliklerin betonarmeye yenilmesi hadisesi de, 2008'li yılların vakası.
Yani Türkyılmaz o sırada, belediye başkanı bile değil.
İftira aptalca olunca, buna 'karalama kampanyası' yerine, 'karalama kumpanyası' demek, oynanan tiyatro oyununa çok daha uygun.

Her gün başka takımı tutuyoruz

Bu takım, yani Bursaspor bizi 'olmadık' takımları tutmak zorunda bırakıyor ya, en çok ona bozuluyorum. Pazar akşamı Fenerbahçeliydik! Osmanlıspor'u yensin diye. Dün akşam da Galatasaraylı! Gençlerbirliği puan almasın diye. Bu satırları maç henüz oynanmadan yazıyorum.
Şu kadarını söyleyeyim, bu kent her sene 'küme düşme' kâbusu yaşamak zorunda değil kardeşim.
Ben niye gelecek hafta Antalya Konya'yı yensin diye, sonraki hafta Gençler Osmanlı'yı yensin diye dua edeyim ki...