Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Orman ne güzel!..
20 Ağustos 2019 Salı, 09:40

Ağacı sev, yeşili koru, ayıyı öp, kestane-gürgen-palamut, gel sen burda derdi unut, bir geçmişimiz var! Bu kültürle büyütüldük... Yangınlar, maden aramalar derken, konumuz yine orman!
Hafta sonu kim var kim yok Kazdağları'na gitti. Hem 'Su ve Vicdan Nöbeti'ne katılmak, hem de Fazıl Say'ın eylemcileri desteklemek için vereceği konseri izlemek için.
Sosyal medya paylaşımlarına bakılırsa Bursa'da bir Namık Göz kalmış bir de ben!
Neyseki Namık ağaç çiçek börtü böcek muhabbetine girmiş, oradan yırtıyor!
Son yazısı 2015 ve 2018'de yanan Mudanya ormanlarının yeniden ağaçlan-dırılmasına ilişkindi.
Orada dikilen ağaçlara diken çocuk- ların isimleri verilmiş:
Mikail, İlkay, Ali Emir, İlkin, Alya Nil...
Bizim Namık bu bilgiyi Bursa Milletvekili Dr. Mustafa Esgin'den almış.
Başka bilgiler de var. Mudanya'da yanan 47 bin 695 (küsuratlı) ağacın yerine yaklaşık 131 bin kızılçam, fıstıkçamı, servi, yaban meyveli ağaç fidanı dikilmiş. Çağrışan'da da yanan 8 bin 702 (bu da küsuratlı) ağacın yerine 47 bin 800 fidan dikilmiş.
İyi haber, fidanların boyu 25 santimetreyi geçmiş.
Şimdi soru şu haliyle... Sevgili vekilimiz ve sevgili arkadaşımdan bahisle, bu işlerin asıl sorumlusu yetkililere! Yanan ormanlara gösterilen şu hassasiyet, yanmadığı halde hunharca kıyılan yok edilen ormanlara neden gösterilmiyor!
Mudanya'da dikilen ve Alya Nil ismi verilen o fidanın, Kazdağları'nda katledilen ağaca dönüşebilmesi için en az 30-40 yıl gerekiyor. Bölgenin hem flora hem fauna olarak habitata dönüşmesi için belki de 500 yıl.
Ne enteresan ülke değil mi?
Bir yanda yanan tüm ağaçları sayıp yerine yenilerini koymaya çalışanlar, diğer yanda canım ormanları yok sayanlar. Ne yazık ki, hepimiz aynı havayı soluyoruz!

40 YIL AYNI SÜVETER!

Liseyi 5, üniversiteyi 6 yılda bitirdim. Birinci sınıfta aldığım bir dersi, 4 yıl veremedim. Okuldan atıldım, afla döndüm, o dersi 2 yıl daha aldım. Bu 6 yıl boyunca dersin hocası derse hep aynı kıyafetle geldi: Kahverengi bir kazak!
Okul kapalı olduğu için Hoca'nın yaz aylarında da o kazağı giyip giymediğini bilmiyorum. Hafta sonları 'sivil' yaşamında da. Ama ben onu kürsüde hep o kahverengi kazakla gördüm.
(Hala gözümün önüne gelir bu hali!)


Dün, sosyal medyada okul yıllığında 40 yıl süreyle aynı gömlek ve süveterle çekilmiş değişik fotoğrafları yayınlanan şu hocanın fotoğrafını görünce, okul yıllarım geldi aklıma.
Başkalarının da gelmiş olmalı ki, bir arkadaşım şöyle yazmış bu fotoğrafın altına:
'Bursa Erkek Lisesi (BEL) mezunları hemen Neşet Şen öğretmeni hatırlayacaktır...'
Az araştırdım şöyle de bir olay var, kızımın da mezun olduğu BEL'de!
Neşet Hoca hep kahverengi takım elbise giyermiş. İstisnasız!
Ne olduysa bir gün okula lacivert takım elbiseyle gelmiş. Bütün okul camlarda çerçevelerde..
Alkış kıyamet kopmuş.
Okul topluca Hoca'nın bu radikal kararını alkışlamış!