Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'O da iyi bir arkadaşımız'
16 Şubat 2019 Cumartesi, 07:34

Erken yattım. Erken kalktım. TSİ 08.00. Baktım Fox TV'de 'Çalar Saat' programında İsmail Küçükkaya'nın konuğu CHP Bursa Büyükşehir Belediye başkan adayı Mustafa Bozbey.
Ne konuşuyorlar diye az dikkat kesildim:
Havadan- sudan konuşuyorlardı...
Yanlış anlama ey okur!
Bursa'nın havasının kirli olduğundan, Uludağ'ın temiz suyunun daha ucuza içilebileceğinden falan söz ediyorlardı.
Ulaşımdan, betonlaşmaya çok şey konuşuldu, iyi program oldu ama ah keşke şu bir-iki küçük hata da olmasaydı. Buyurun o nazarlıklara:
1. Küçükkaya, Alinur Aktaş'ı da programa davet ettiğini ama Aktaş'ın gelmediğini söylerken 'Ali Aktaş' dedi. Bozbey 'Alinur' diye düzeltti.
2. Küçükkaya stadyum konusu konuşulurken, 'Timsah Arena' ismine muhalefet etti. (Sanki o stada 'Timsah Arena' diyebiliyormuşuz gibi.) Stadın adı, başından beri 'Bursa Büyükşehir Belediye Stadı' oysa. Atatürk mü olacak, Timsah Arena mı, ona Bozbey kazanırsa Bursalılar karar verecek!
Genel olarak iyi geçen programın en güzel tarafı şuydu:
Küçükkaya Bozbey'e 'rakibinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?' diye sordu.
Bozbey 'O da iyi bir arkadaşımız' diye cevap verdi. Böyle diyerek seçim sürecini, kavgasız-gürültüsüz, bağırtısız-çağırtısız ve sakin geçireceğini, bir kere daha kanıtlamış oldu.

EKMEK ARASI DÖNER FIRÇASI

AK Parti Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Mehmet Özhaseki, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan 25 bin lira tazminat kazanmış. Gitmiş bir dönerciyle anlaşmış, Ankaralılar'a ekmek arası döner dağıtıyor. Bu geleneği Melih Gökçek başlatmıştı.
Sağ olsun Özhaseki de devam ettiriyor.
Aldığı tazminatı götürse yastık altına istiflese, kimse bişey diyemez.
Ekmek arası döner dağıtması, 'milli gelir' için de yararlı!
Peki bu olayın haberini TV'de izlerken benim içim niye ezildi?
Cevap veriyorum: Halkımız dönercide izdihama neden olmuştu. Bir türlü kuyruğa veya sıraya giremiyordu. Dönerci de bunları ağır biçimde azarlıyordu. Arkada döner takılı olduğu halde, 'Yok döner bitti, çıkın! Sıraya girmezseniz döner yok kardeşim!' diye avaz avaz bağırıyordu.
Kimseyi ayıplamıyorum, kimseye tepeden bakmıyorum, kimseyi küçümsemiyorum.
Allah kimseyi yoklukla, yoksullukla sınamasın!
Da birader, herkes bilir. Gerçek ihtiyaç sahibi asla arsız değildir. Asla öne atlamaz, asla sıra kapmaz, asla kaynak yapmaz, başkasının önüne geçmez, kul hakkı yemez.
Değer mi, altı üstü bir ekmek arası.
Asıl eleştirilmesi gereken belki de, hazır müşteri bulmuş dönercinin kabalığı.
Sahi, bu lumpenlik, bu pespayelik eskiden de var mıydı?
(Özhaseki'nin yancılarından biri dönerciye ayar veremedi, 'ne bağırıyorsun, onlar müşteri!' diyemedi)