Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Millet aç aç!
05 Mart 2019 Salı, 08:34

Söz ettiğim açlık fiziksel değil, ruhsal. Yeme içme nasıl karnı doyuruyorsa, sanat da ruhu doyuruyor, o açıdan şey ettim.
Bu yıl 7'ncisi düzenlenen Nilüfer Tiyatro Festivali'nde, tam 23 oyunun biletleri, kelimenin tam anlamıyla kapanın elinde kaldı. Bilet alamayanlar çok öfkeli.
Bir arkadaşım bu öfkesini dillendirince dayanamadım, bu işleri başımıza musallat eden Nilüfer Kültür Sanat İşleri Ekipler Amiri arkadaşım Feza Soysal'ı aradım. Baktım Feza bizden dertli. Özetle dedi ki:
'Satışa sunulan toplam bilet sayısı 10 bin 500. 27 Şubat günü akşam 20.00'de internetten satışa çıktık. Henüz 30 saniye geçmişti ki, 18 bin kişi bilet talep etti. Sistem kilitlendi. Kimi parasını ödedi, bileti alamadı, kimi talep bile yazdıramadı. Arkadaşları uyarmıştım. Çok talep olacağını biliyorduk. Çünkü örneğin Kral Lear İstanbul'da 200 liraya kapalı gişe oynuyor. Bizim festivalde bilet 40 lira. Dolayısıyla saat 24.00'te başlayalım satışa gerçekten meraklısı alsın bileti en azından dedim, dinletemedim.'
Neyse sistem onarılmış. Bu karışıklıkta bilet alabilenler gerçekten şanslı.
10 bin bilet varsa ortada, 18 bin de talep. Şu an 8 bin kişi sinirleniyor olmalı Nilüfer Belediyesi'ne.
Feza Soysal şunu da özellikle vurguladı:
'Sadece önden bir sıra ayrılıyor protokole, onun dışında meclis üyesi, belediye bürokratı kim var kim yok bilet alarak gelebiliyor oyunlara.'
Festival kapsamında 'şanslı' Bursalılar, Şener Şen, Genco Erkal, Haluk Bilginer, Lale Mansur gibi ustaların performanslarını izleyebilecekler.
Bilet satış sitesinde 17 oyunun karşısında 'Biletlerimiz tükenmiştir' yazılı.
Bilet alamayanın sinirlenmesi de normal bence. Öyle bir potansiyel var ki Nilüfer'de, dolayısıyla Bursa'da, değil 23 oyun 53 oyun getirsen, 2'şer temsil yaptırsan yine seyirci boş bırakmayacak salonları. İlle de ben izleyeyim diye turturmaktansa, bununla gurur duymak da keyif bence...

FIRAT AYDINUS VE ARDA

3 dakikalık özette gördüm. Başakşehirli Arda bakıyor topu yakalama ihtimali yok, rakibe faul yapıp düşüyor. Zırt! Penaltı. Fırat Aydınus görüntüyü izlemeden verdiyse buı penaltıyı, çok ayıp.
İzleyip verdiyse çok daha büyük ayıp.
Bana ne deyip geçecektim, Uğur Meleke'nin şu 'tweet'ini gördüm:
'Maçın hakem triosu: Fırat Aydınus- Emre- Arda... Her pozisyonu tartışıyor ve konsorsiyum yoluyla maçı yönetiyorlar!'
Fırat Aydınus'u nefes aldığım sürece affetmem. Şundan dolayı:
Sinirlenip topu yere vuran Bursasporlu Volkan Şen'e hışımla çıkardı ve gösterdi kartı.
Aynı Volkan aynı hareketi Fener formasıyla yaptı, Aydınus futbolcunun sırtını sıvazladı, sakinleştirmeye çalıştı.
Formaya, şöhrete, nüfuza dikkat eder Aydınus. Bir de futbolcularla 'panel' tadında sohbete.
NOT: 2-3 hafta önce 'benden çıktı' diye taç atışını rakip takıma vererek dürüst tabiatlı olduğunu kanıtlama fırsatı kaçırmayan Arda, bu penaltıda 'faulü yapan bendim' diye niye demedi acaba!
(Taçta dürüst tabiatlı, penaltıda hırsız karakterli.)

KAZANINCA GÜLÜMSÜYORUZ!

38 yıllık Bursalı, 32 yıllık Bursasporlu olarak söylüyorum. Bursaspor bu kentte yüz mimiklerinin yegane barometresi. Kazanınca gülümsüyoruz. Kaybedince somurtuyoruz.
Yıllardır yapıyorum bu gözlemi. Aksine hiç şahit olmadım. 'Belki de bana öyle geliyordur' diye bir rezervim de olsun ama...
Çıkalım kentin üzerine, bakalım yukarılardan, kazanmışsak eğer, bu kentin hakikaten gülümsediğini göreceğiz çocuklar!