Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kim demiş doktorlar parayı çok sever diye
11 Mart 2018 Pazar, 08:25

Kanadalı doktorlar isyan çıkarmış!
Konu maaşlarına yapılan zam!
Bu iki cümleyi peşpeşe okuduğumuzda doktorların maaşlarına yapılan zammın oranını beğenmediğini sanmış olabilirsiniz.
Oysa durum tam tersi!
Kanada'nın Fransızca konuşulan Quebec eyaletinde yaşayan 500'den fazla doktor, 'Bize yapılan zammı iptal edin. O parayı sağlık çalışanlarına, hemşirelere dağıtın' demişler.
Hazırlanan bildiri şöyle:
'Biz zaten iyi kazanıyoruz. Bize vereceğiniz parayı hemşirelere ve diğer sağlık çalışanlarının maaşlarının iyileştirilmesinde kullanın. Hemşirelerimiz, büro elemanlarımız ve diğer profesyoneller çok zor çalışma koşullarıyla karşı karşıya kaldıklarından bu artışlar daha da şok ediyor, ancak hastalarımız gerekli servislere yeterince ulaşamıyor.'
Hemşireler ve hastaların yaşam mücadelesi yaparken aldıkları yüksek maaşların 'rencide edici' olduğunu düşünen 'Quebec'li doktorları, sağlık sistemindeki ücret adaletsizliği karşısında 'fransız' kalmadıkları için canı gönülden kutluyorum.
Her zaman söylerim. Tek başına refah refah değil, tek başına mutluluk da mutluluk değil.
Ortada bir pasta varsa, eşit olarak tırtıklamamız lazım. Ben koca bir dilimi götüreyim, sen uzaktan bak, olmaz öyle. Olursa, bu dünya kalmaz böyle!

Kültür yayılmacı ülke: Türkiye!..

Hafta yedi günde 2'den 14 diziyi birden izleyen bir hanehalkı sakini varsa sizin evde de, sakın yadırgamayın, kızmayın, hele de laf söylemeyin.
Dünya Türk dizilerini izliyor, evde bir 'iyali' izlemiş çok mu?
Bizim ismini cismini saymakta zorlanacağımız yüzlerce Türk dizisi, dünya genelinde tam 150 ülkede cayır cayır seyrediliyor.
Olaya sadece dizi ve izleyici gözüyle bakarsak, veya 350 milyon dolarlık pazar diye nitelersek, bu güne kadar okuduğumuz- edindiğimiz bilgilere ihanet olur!
Yüzyılın başından beri dünyada egemen güçler 'kültür yayılmacılığı'na son derece büyük önem veriyorlar.
Hiçbir süper güç yok ki, insanları kendisi gibi yaşamaya, kendisi gibi eğlenmeye, kendisi gibi oturup- kalkmaya özendirmesin.
Olayın matematiği bu: Hangi ülkenin dümen suyuna girersen, onun malını tüketirsin.
ABD yönetimi 'bayrak gösterilmesi şartıyla' üretilen tüm filmlere ciddi finansal destek atar. Fransızlar en çok parasal teşviki, yurtdışında en çok okunan gazeteye (Le Figaro) yapar.
Bizim merkezi hükümet 150 ülkede gösterilen Türk dizilerine hiç 'sakal' atıyor mu bilmiyorum. Bildiğim, ülkeler ve izlenme oranlarına göre, Türkiye bu sektörde ABD'den sonra dünya ikinciliğini kapmış durumda.
Da, işte herkes bu gidişe 'buyur geç!' demiyor haliyle.
Suudi sermayeli bir Arap kanalı Türk dizilerinin yayınını durdurmuş.
Geçen yıllarda Azerbaycan'dan da 'Dilimiz bozuluyor!' yollu böyle bir tepki gelmişti, yanlış anımsamıyorsam.
Araplarınki dille ilgili değildir herhalde. Onlar, Türk kızlarının ortalıkta cıvıl cıvıl dolaşmasından, erkeklerle 'eşit pozisyonlarda' çalışmasından, bazen öpüşmesinden, bazen koklaşmasından, bilemedin el ele dolaşmasından falan rahatsız olmuşlardır kanaatimce.
Basından izliyoruz. Önce futbol sahalarına giriş izni kopardılar, akabinde otomobillerin direksiyonuna kuruldular, Allah muhafaza!
Yarın öbür gün yönetimde de söz sahibi olmak isterlerse...