Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kedi köpeğe şefkat, 'insanlar'a nefret!..
04 Ekim 2018 Perşembe, 08:10

Geç saatte eve gidiyorum geçende. Asansör kapısında komşu kızıyla karşılaştım. Elinde kocaman bir tavuk var sandım önce. Yakından bakınca anladım: Martıydı.
'Abi' dedi çocuk, 'Bunun ayağının üzerinden araba geçti, basamıyordu, aldım eve götürüyorum!'
'Yarın' dedim, 'Bir veterinere götür bari!'
İnsanlığımız, medeniyetimiz, çoook kötü örnekler veriyor olsa da, aslında bazı kesimlerimiz bu seviyede. Kim olduğunu bilmediğim bir abi var mahallede. Geç saatte çıkıyor elinde bir torba ile ve... Kedi ve köpekleri besliyor. Birkaç kedi ve köpeği de değil. Adeta semtin bütün aç sokak hayvanlarını. Birkaç kez karşılaştık. 'Sen ne mübarek adamsın!' demek nasip olmadı.
Geçen gün Namık'la (Göz) Misi'den dönüyoruz. Yol kenarında oturmuş bir dilenci gördük. (muhtemelen Suriyeli) Elindeki kağıtta şu yazılı: 'AÇIZ'
Kedi ve köpekler doyurulurken, ayağı sakatlanan martılara şefkat gösterilirken, insanın aç kaldığına inanalım mı? Soruyorum ortaya.
Hangi belediyenin ücretsiz yemek dağıttığı aşevi yok?
Hepsinin var. Amaç doymaksa sadece, git ye.
Hangi belediyenin 'giy üzerine olduysa para ödemeden çık git' diye özetleyeceğimiz mağazaları yok? Çoğunun var. Git giyin.
Böyle yazıyorum diye, kimse aç değil, açıkta değil memlekette dediğim sanılmasın.
Ama 'dilenme', son aşama olmalı bana göre.
Dilenci canlısı diğer bütün aşamaları tüketmeli. Ne zaman zabıta bir dilenciyi derdest etse, üzerinden küçük çaplı bir servet çıktığı da bir realite.
Sosyal devlet her yere yetişemiyor yine de.
Sokakta kedi köpeği besleyen insan bilinci, belli bazı coğrafyaların insanları söz konusu olduğu anda, işlemiyor ne yazık ki. (Sokaktaki kedi köpeğe sıcak bakan abla, Suriyeliye soğuk bakıyor demeye çalıştım, tam anlatamadım galiba!)

MARKET RAFINDA SIFIR FİYATLA SATILAN MALLAR

Yukarıdaki yazıyı yazdım, geçtim 'net'te sörf yapıyordum ki, şu haber gözüme takıldı:
'Finlandiya'da son kullanma tarihine 10 günden az kalan ürünler bedava dağıtılıyormuş, alım gücü olmayan insanlara.'
Buyurun çok güzel bir insanlık örneği daha.
İnşallah kısa zamanda sirayet eder bizim buralara da.
Diyorum ama iki rezerv 'acaba'm var:
1. Marketçi, 'böyle yaparsak herkes bu ürünleri atar alışveriş arabasına, bize satacak şey kalmaz' diye düşünür mü acaba!
2. Alım gücü olduğu halde müşteri, 'önce 10 gün süresi kalan ürünlere bakalım, alışverişi ekseriyetle o reyondan yapalım' diye düşünür mü acaba!
Böyle de düşünmeden alamadım kendimi.

HAFRİYAT VE HARF'İYAT!

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Tuna, Melih Gökçek döneminde aylık 30 bin lira olan hafriyat gelirini yönetim değiştikten sonra 15 milyon liraya çıkardıklarını söyledi.
Yani demeye getirdi ki, aradaki fark indira gandi!
Devri sabık yaratmak bizim idari geleneğimiz. Yeni başkanın eski başkana 'azot' atmadan önce, ahalinin hafriyat talebinin artıp artmadığına bakması lazım. (Yazıyı 'harf'iyat hatası yapmadan, yani 'harfiyat' yazmadan tamamladığım için kendimi tebrik ederim!)