Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kebapçı olmak siyasi analize engel değil...
07 Nisan 2019 Pazar, 08:06

A Haber ABD seçimlerini örnek göstermek için 'ABD seçim analisti' unvanıyla Kenan Demir isimli vatandaşla canlı bağlantı yapmış.

Sonradan anlaşılmış ki, Kenan Demir North Carolina'da Sultan Kebap isimli mekanın sahibi imiş. Adam kebapçıymış yani.

'İstemezükçüler' her zaman olduğu gibi olayın üzerine 'plonjon' yaptılar. Yani adamın ne söylediğinden ziyade, ne iş yaptığına konsantre oldular.

Adam sanki A Haber'e çıktığında Adana, Urfa, Alinazik tarifi verdi, soğan salatasının, acılı ezmenin, patlıcan hersenin, humusun, biber boraninin inceliklerini anlattı. Eleman ABD seçimini 'analiz!' etti mi etmedi mi, sen ona bak brother!

Asıl mesleğinden sana ne! (Menüdeki mezeleri abarttığımın farkındayım, çünkü biraz açım!)

Dedim ve aklıma geldi.

Gazeteci arkadaşım Zafer Opsar da, ABD'nin Tennessee eyaletinin Nashville kentinde 8 yıl ikamet etmiş, bu sürede geçimini bir arkadaşı ile açtığı 'Anatolia' isimli lokantadan temin etmişti.
(Hatta Çekirge'deki bir lahmacun ustasından telefonla aldığı tarifle Amerikalılar'a lahmacunu bile tanıtmıştı. Bir seferinde lokantaya gelen biri, 'Ben Antep Ermenisiyim, böyle güzel lahmacunu Antep'te bile yemedim' demişti.)
Hasılı bizim Zafer de Amerika'da kaldığı sürede, Bursa yerel politikasını bizden daha sıkı takip etti, zaman zaman telefon marifetiyle bize Bursa siyasi kulislerini analiz etti.

Gerçi meşhur İkiz Kuleler'in vurulduğunu (zaman farkı nedeniyle) bizden öğrenmişti ama olsun, orada yaşamanın Türkiye üzerine siyasi 'analiz' yapmaya engel olmadığının yaşayan kanıtıydı bizim Zafer de.

HELAL OLSUN ÖZDAMAR'A

31 Mart seçiminde AK Parti'den belediye meclis üyesi seçilen Mehmet Özdamar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, seçim çalışmalarına yeterince katılamadığı gerekçesiyle istifa ettiğini açıkladı.
Özdamar'ın istifa gerekçesi, siyasette pek de alışık olmadığımız türde ve bana göre manifesto niteliğinde. Bazı bölümleri özetle şöyle:

'Hayatımızda hiçbir makam ve mevki için adaletten vazgeçemeyiz. Yerel seçim sürecinde işlerimin yoğunluğu nedeniyle seçim çalışmalarına katılamadım. Arkadaşlarımın yanında olamadım. Onlar gecelerini gündüzlerine katarak çok alıştılar. Bu sebepten meclis üyesi olmamın adaletli olmayacağını düşünüyorum. Bu görevi hak eden bir arkadaşımın yolunu açmak için istifa ediyorum.'

Sizi bilmem, şu satırlar bende, bankadan çektiği maaşını yolda düşüren gariban emeklinin, parasına yeniden kavuşması sevinci yarattı. İnsanlık ölmemiş başlığı atılır ya, aynen o hesap. Siyasette de adalet varmış meğer, erdem, akkaniyet. Saygı duyuyor, alkışlıyoruz Mehmet Bey'i.

TOPTAN İTİBAR KAYBEDİYORUZ

'Bu gazeteler hep yalan yazıyor!'

Bunu diyen adam dikkat buyurun gazete- gazeteci ayrımı yapmıyor.

Yani, vatandaş bir yerde bir yalan haber okuduğunda, kafasında oluşan algı, toptancı!

Yüzlerce televizyon var, yüzlerce gazete ve radyo var, hepsi kadar internet haber portalı var, o var bu var.

Vatandaş bu kadar çokluk içinde doğruyu dürüstü nasıl ayıklasın ki?

Dolayısıyla itibar kazanıyorsak da toptan kazanıyoruz (pek olmuyor) itibar kaybediyorsak da...

5-6 gazete birden seçim sonuçlarını 'darbe' diye niteledi ya.

Gelecekte basın tarihi yazacaklar, 'bu dedi, bu demedi' diye ayrım yapmayacak, basın etiği çerçevesinden hepimizi mahkum edecek.

'Sandıkta darbe' nedir ki zaten!?

Başlıbaşına izaha ve mizaha muhtaç.