Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kadınlar niye nazik olmak zorunda değil?
11 Nisan 2018 Çarşamba, 07:14

Bir iş için Beşevler'deyim. İşe gideceğim ama nasıl?
Durak bulmam lazım. Buldum. Durakta bekleyen kızın tam karşısında durdum:
'Terminal'e gitmek için otobüse bu duraktan mı bineceğim, yoksa yolun karşısındaki duraktan mı?'
Cevap yok. Kulakta kulaklık takılı, bişey dinliyor belli. Ama babası (ağır oldu) abisi yaşında biri gelmiş bişey soruyor. İnsan nezaketen de olsa, kulaklığı çıkarıp en azından bakmaz mı ne dediğine?
Umursamadı bile!
6 ay kadar önce.
Beşevler metro istasyonuna yürüyorum. Trenin gelmesine 2 dakika var. Yaşlı bir teyze, 'Özdilek'e nasıl gidebilirim!' diye sordu. Benim için ikilem şu.
Tarif olayına girersem, tren kaçacak.
'Şurdan girin, önce sol, sonra sağ, sonra bir daha sağ, sonra sol, tabelasını göreceksiniz. Anladınız mı?'
I-ıh anlamadı!
'Bak abla, önce sola dön, sonra sağa, orada bir daha sor, tamam mı?'
Anlamış gibi bakmıyor hâlâ! Tren kaçtı bu arada.

Eli kolu pazar veya market çantası dolu kadın gördüğümde, sitenin hem cümle kapısında hem blok kapısında, mutlaka kapıyı açarım.
Site içinde torbasını çantasını zor taşıyan kadın gördüğümde yardımcı olmak istediğimi söylerim. (Kimse bişey taşıtmadı şimdiye kadar) Eli kolu dolulara kapıyı açmakla yetinmem, gider asansörü de çağırır, hatta kat düğmesine bile basarım.
Bunun gibi daha çok şey yaparım. Kapı otomatiğini kullandığımda arkadan gelen varsa, kapıyı açık tutarım. Kibarlığım yardımseverliğim site içiyle sınırlı değil. Site dışında da...
Otobüse çocuk arabası ile binmek veya inmek isteyen annelere hep yardım ederim. (Nedense benden başka yardım eden pek olmaz.
İşe terminal otobüsü ile gelip- gittiğim için valiz işinde de iyiyim!
ATM'de işim uzun sürecekse, arkadakine, 'biraz uzayacak siz buyurun isterseniz' derim.
Otobüse binerken genç yaşlı fark etmez kadınlara öncelik veririm, civardaki kadınlar bitmeden kapıya hamle yapmam.



Şimdi aklıma gelen- gelmeyen böyle yığınla kibarlığı 'refleks' olarak yaparım. Bunlar büyük görgü, büyük terbiye falan değil zaten. Minimum insani hareketler bence.
Ve fakat...
Henüz hiçbir kadından veya kızdan, arkadan geliyorum diye kapıyı açık tuttuğunu görmedim. Ellerim kollarım dolu bile olsa.
Gözünün içine bakıyorlar (ölü balık gibi) ama dur kapıyı biz açalım demiyorlar.
Kadınların kızların ekseriyesi böyle. Kendi giriyor, langadanak kapatıyor kapıyı yüzüne. (Arkadan biri geliyorsa, bu büyük kabalık bence)

Fi tarihinde başkaları için kaygılanan genç kalmadı türü bir laf yazmıştım köşemde.
Gezi olayları bu fikrimi değiştirmişti gerçi ama...
Yine yavaş yavaş aynı fikre yaklaşıyorum.
Elindeki çitos paketini gofret ambalajını yere atmaktan imtina etmeyen, iki adım gerisinden gelen insana, açtığı kapıyı açık tutmayı akıl edemeyen bir gençlik söz konusu.
İçine kapanık, üç-beş kişiye fiks, kendisinden ve arkadaş grubundan başka canlı yokmuş gibi yaşayan, tuhaf bir tür.
Bunların yaş aldıklarında da, tavrı ve tarzı değişmiyor pek.
Üzülerek söylüyorum, kadınlar ve kızlar bu konuda biraz daha kaba! (Yetiştirilirken, kimseye bulaşma, önüna bakarak yürü, kimseyle ilgilenme falan diye dikte edildiği için mi böyle?)