Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Kadının yasası var hakkı yok!
19 Şubat 2019 Salı, 08:01

Bursa Barosu, Medeni Kanun'un kabulünün 96. yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, 'Bir toplum ancak kadınları kadar özgürdür' dedi.
Açıklamayı okudum. Çok güzel, çok değerli.
Cumhuriyet Türkiye'sinde Medeni Kanun'la sağlanmış kazanımlar pek güzel özetlenmiş, gelinen noktada bu kazanımların nasıl elden alınmaya çalışıldığı anlatılmış.
Her gün bir kadının yaşama hakkının elinden alındığının vurgulandığı açıklamada, basın- yayın yoluyla kadınlara nasıl yaşamaları gerektiği konusunda baskı yapıldığı da savunulmuş.
Açıklamanın çarpıcı son bölümü aynen şöyle:
'Kadınlar öldürüldüklerinde bile 'doğru' bir şekilde ölüp ölmedikleri, o sırada üzerlerindeki kıyafetten, yanlarında bulunan insanlara, saatin kaç olduğundan nereden gelip nereye gittiklerine kadar eleştirilirken, tüm bu sorunları görmezden gelerek bu sorunlara çözüm ve kalıcı politikalar üreten bir devlet organı yoktur. Kadın Bakanlığı'nın ivedilikle kurulması gerekmektedir... Umutmamak gerekir ki bir toplum ancak kadınları kadar aydın ve kadınları kadar özgürdür. Kadınlar için atılan her adım toplum refahı için atılan bir adımdır.'
Buradan geçiyoruz İran'a. İran'da hafta sonu yaşanan şu tuhaflığa!

KADIN HAKEM İRAN'I TEDİRGİN ETTİ...

Bizde iyi-kötü bir Medeni Kanun var, onlarda o da yok.
İran televizyonu her hafta Almanya'dan futbol maçları yayınlar.
Bu hafta da Bayern Münih- Augsburg maçını yayınlayacaklarını duyurdular.
Son dakikada bir baktılar maçın hakemi kadın!
Hemen yayını iptal ettiler.
Hakem Bibiana Steinhaus'un maç yönetiyor olması, özelde İranlı televizyoncuları, genelde İran yönetimini nedense tedirgin etti.
Televizyon ekranı başına oturan İranlı kadınları düşünün!
11'e 11 erkekler sahada top oynuyor ve sahanın tek hakimi bir kadın! Yani hemcinsleri.
Buradan ne çıkarımlarda bulunurdu acaba İran kadını!
Adamların o yayını iptal için 'bir çift bacaktan' daha fazla gerekçeleri var bence.

HAYAT TV'DEN Mİ İBARET?

Gezici araştırma şirketinin anketine göre Türkiye'nin en güvenilir isimleri şöyle sıralanmış:
1. Uğur Dündar 2. Acun Ilıcalı 3. İsmail Küçükkaya.
Üçü de medya mensubu. Devam ediyor liste: 4. Hande Fırat 5. Ahmet Hakan 6. Didem Arslan 7. Vahap Munyar 8. Yılmaz Özdil 9. Fatih Portakal 10. Fatih Altaylı 11. Müge Anlı 12. Canan Karatay.
1'den 12'ye tüm isimler 'medyatik.'
Daha doğru söyleyişle TV figürü. Bu listeden şunu anlayabiliriz rahatlıkla:
Türk insanı hayatı televizyondan ibaret sanıyor! Ya da, hayatın sadece televizyonda yaşandığını düşünüyor.
Listenin devamında Nihat Hatipoğlu, Cem Yılmaz, İlber Ortaylı, Fazıl Say, Orhan Gencebay, Ali Koç, Seda Sayan, Murat Boz gibi isimler de var.
İlk sırayı ekseriyetle 'televizyon habercileri'nin alması enteresan ama.
Gerçek hayat televizyonda, sanal hayat evde, işyerinde, okulda. 'Medya çağında yaşıyoruz, iletişim çağında yaşıyoruz' diyenler, o kadar da boş konuşmuyormuş meğer...