Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İtirazım var!
21 Kasım 2018 Çarşamba, 08:17

Hep söylerim, gazeteci sinemaya tiyatroya gidecek, kitap okuyacak, yeni insanlarla tanışacak ki, yenilensin, söyleyecek yeni şeyler bulsun.
Tiyatroya merakımı zaten biliyorsunuz, bu kez rota sinema! 'Müslüm'ü izlemek için mahalledeki AVM'de aldık soluğu. Bilet aldık, tam salona gidiyorduk ki, gişedeki kız, 'Bu biletle kola ve patlamış mısır alabilirsiniz!' dedi. Ooo promosyon öyle mi?
Filmin başlamasına epey zaman var. Bize bilet diye verilen kasa fişlerine öylesine bakıyordum ki,
film ve patlamış mısır için iki ayrı fiş kesildiğini fark ettim.
Toplam 36 TL ödemiştik. Film için 22 lira, patlamış mısır için 14 lira!..
İyi de kardeşim biz sana 'Patlamış mısır yemeden film izleyemiyoruz mu?' dedik. Kolayı zaten yıllardr içmiyoruz. (Biri tansiyonu, diğeri şekeri vuruyor zaten!)
Ben biraz ılımlı tabiyatlıyım. Arkadaşım fişleri kaptığı gibi gişede aldı soluğu.
'Mısır fişini alın, 14 liramızı geri verin!'
Olmazmış, bilet ve patlamış mısırı birlikte almak zorunluymuş. Mısırcı kaç lira kira ödüyormuş buraya haberimiz var mıymış vs vs.
'Al o zaman biletleri de, ver paramızı kardeşim!'
Müslüm izleyelim diye evden çıkmıştık, izleyememiş ama gişede hakkını da yedirmemiş iki bilinçli tüketici olmanın gururuyla (ıslana ıslana tabii) döndük eve.
Başlığı 'Müslüm Baba'ya gönderme babında 'İtirazım var!' diye attım.
Eve gelince internette bir gezintiye çıktım, patlamış mısır ve sinema bileti aleminde!
Ohooo, bu iş olmuş vakayı adiye.
Yüzlerce şikayet okudum bilet ve patlamış mısır üzerine.
(Sinema koltuklarına bardak koyma yeri yapılması, ahalinin film sırasında haşır huşur patlamış mısır yemesi, Amerikan sinemasının vurdulu kırdılı- araba kovalamacalı filmlere sürekli ağırlık vermesi vs... Başka bir tartışma ve yazı konusu!)

O SIFATA BU LAF!

Mehmet Karalı isimli şahsın sıfatına bak!
'Necmettin Erbakan Üniversitesi, Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Dekanı'
Sosyal medyaya saldığı lafa bak!
'Aile hayatına yönelik bazı politikaları yanlış buluyorum. İyi bir çocuk yetiştirmek, iyi bir ev hanımı olmak, bakan ya da başkan olmaktan veya başarılı bir iş kadını olmaktan çok daha elzemdir. Yerel seçimde hiçbir kadın belediye başkan adayına oy vermeyeceğim.'
Lafın altına, 'Kime vereceksin peki?' diye yorum yazanları kınıyorum.
Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi'nde dekan olmuş biri, kadınlar elendikten sonra geriye kimlerin kaldığını bilmez mi hiç?

ENDER GÖRÜLEN HAREKETLER!

Mardin'in Midyat ilçesine bağlı Kafro köyünde Süryani rahip eline mala alıp cami tadilatında sıva yapınca, yani Müslüman komşularının yardımına koşunca, bunu haber yapıyoruz, üstelik 'içimizi ısıtan görüntü' falan diye servis ediyoruz.
Niye?
Çünkü küçük insanlığın büyük örneklerine hasret kaldık da onun için.
Çocukluğumuzun Türkiye'sinde bu nevi olaylar vakayı adiyeydi ve asla haber değeri taşımazdı. Öyle bir noktaya gelmişiz, insanlıktan öyle bir uzaklaşmışız ki artık, en ufak insani hareketleri bile pamuklara sarıp göğsümüze bastırmak istiyoruz...