Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İsrail'i kınayan İsrailliler!
17 Mayıs 2018 Perşembe, 08:22

ABD'nin Kudüs'te büyükelçilik açma isteğiyle başlayan ve son tahlilde İsrail askerlerinin 60 Filistinliyi katletmesiyle sonuçlanan vahşete, başta Türkiye olmak üzere dünyanın her yerinden öfkeli sesler yükselirken...
En anlamlı tepkilerden biri de İsrail'in 'içinden' geldi.
Tel Aviv'de sokağa çıkan İsrailliler trafiği kesti, savaşın çözüm olmadığını haykırdı, 'Yeni bir savaş istemiyoruz' ve 'Özgür Filistin' diye bağırdı.
Bu haber, sadece bu haber bile, bir ülkeye tepki gösterirken, o ülke yönetimi ile halkını ayırmak gerektiğini öğretiyor bize.
Bayrak yakarken, protesto yaparken bu 'ince' detay aklımızdan hiç çıkmasın.
Ülkeler, o ülkeyi yönetenlerden ibaret değil.
Kötü yönetenlerden hele, hiç değil!

İyiler ve kötüler

Dünya yüzlerce ülkeden, binlerce ırktan ve soydan, dini ve etnik kökenden oluşuyor ama, bana göre asıl büyük ayrım iyiler ve kötüler. Buyurun size tanıdık iyilerden bir demet:
80'li yıllarda Tel Aviv'de 500 bin kişi barış için yürüdü.. Mavi Marmara'da İsrailli barış yanlısı aktivistler de vardı.. Filistinli yerleşimci bir doktorun evinin yıkılmaması için buldozerin önünde yaşamını yitirme pahasına duran Rachel Corie isimli aktivist kızımız Amerikalıydı. Gazze'de yaşayıp haberlere hep ezilen Filistinliler açısından bakan Gideon Levy yürekli ve namuslu İsrailli gazetecilerden sadece biri.

İsrail- Filistin meselesinin kökeni!

Şu aralar yatıp- kalkıp 'İsrail- Filistin' konuşuyoruz. Özellikle de ABD'nin Kudüs'te büyükelçilik açtığı gün yaşanan katliamı. Ve fakat acaba konunun kökenini ne kadar biliyoruz!
Geçen gün ilahiyatçı yazar İhsan Eliaçık'la yaptığımız sohbette üstat, bir soru üzerine 'meselenin kökenini' pek güzel özetledi. Buyurun:
'Oradaki mücadeleyi Filistinlilerin yurtlarını savunma mücadelesi olarak görüyorum. İsrail'in yaptığı zalimliktir. Tarihsel bir iddiada bulunarak Filistin'de yaşayan insanlara 1948 yılında gelip dediler ki, 'Buradan çekin gidin kardeşim. Burası benim memleketim!'
Filistinliler 'Bunu neye dayandırıyorsunuz?' deyince.. Dediler ki; '3 bin sene önce burada Yahuda ve İsrail devleti vardı. Hz. Süleyman zamanında. Ben de onların soyundan geliyorum. Biz yeryüzüne dağıldık. 10 milyon Yahudi tekrar burada toplanacağız. Ve 3 bin yıl önceki Kral Süleyman zamanındaki Yahudi ve İsrail devletini birleştireceğiz ve İsrail devletini kuracağız.'

Vadedilmiş topraklar?

İhsan Eliaçık Tevrat'ta geçen 'vadedilmiş topraklar' konusunu da şöyle izah etti:
'Tevrat'taki bir ayete göre İsrailoğulları'na Tanrı Nil Nehri'nden Fırat'a kadar olan yerleri vaat etmiş. Sadece Filistin değil, Ürdün, Suriye, Irak ve Türkiye'nin bir bölümü Ortadoğu'nun ana kıtası 'Büyük İsrail' olacakmış! Şu anda İsrail'in resmi dış politikası ve İsrail devletinin felsefesi bunun üzerine kurulu. Şimdiki yöneticiler gitse, yerlerine başkaları gelse, onlar da bu felsefeyi savunacaktır.'

İddia herkes için geçerli

'Vadedilmiş topraklar' konusunun ne kadar havada kalmış bir iddia olduğunu da şöyle anlattı Eliaçık:
''Benim kitabımda böyle yazıyor, dolayısıyla buralar benim dediğinde işin içinden çıkılamaz. İsteyen herkes yeryüzünün bir köşesinin tanrısı tarafından kendisine verildiğini iddia edebilir. Ben de diyebilirim ki, Kur'an'ı Kerim'de yazmaktadır ki, bütün yeryüzü Allah'ındır.''