Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
İçerde sakıncalı dışarda yüz akı!
24 Eylül 2019 Salı, 08:22

Kültürel sanatsal bir etkinlikte ülkeyi yurtdışında her isteyenin istediği gibi temsil edebildiğini sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.
Kültür Bakanlığı bakıyor, yetkin misiniz, Türkiye'yi temsil edecek yeteneğiniz var mı?
Festival festival gezen folklor ekiplerimiz, ülke dışına elini kolunu sallaya sallaya mı çıkıyor sanıyorsunuz.
Ülke, izin vermiyor, kendisinin kötü temsil edilmesine...
Sabahat Akkiraz'ın aşağıdaki 'feryat'ını bu çerçevede değerlendirin lütfen.
'Türkü söylemem için izin istenen, konser öncesi okuyacağım türkülerin listesi alınan, devlet kanalında yasaklı olduğum, belediyelerde bile konser veremediğim bir ülkeyi yıllardır Brezilya'dan Japonya'ya, Fas'tan İsrail'e, Malezya'dan Kanada'ya, Tunus'tan Meksika'ya temsil ediyorum.'
Yani Akkiraz'ın dışardaki temsillerinde bir sıkıntı yok. İçeride sıkıntı var.
(Türküden kim korkar, niye korkar!)
'İçerde sakıncalı dışarıda yüz akı' çok sanatçı çıkardı bu ülke!

GİZLİ ARAÇ...

'Gizli işsiz', tanımı yapılmazsa eğer hep yanlış anlaşılan bir terim.
Sanılır ki adam işsiz ama kamu otoritesinin ve/veya tüm istatistik değerlerin bu adamdan haberi yok. Oysa değil.
Ekonomik tanım şöyle:
Bir üretim sürecinden bir kişiyi çekip aldığınızda, üretimde herhangi bir nitelik veya nicelik azalması yaşanmıyorsa, o kişi gizli işsizdir!
Gereksizdir yani!
Bu tanımı her türlü makama uygulayabilirsiniz.
Hatta makam aracına!
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş demiş ki:
'Belediyede 1600 araç vardı, 700'e düştü ve hizmet aksamadı!'
900 araç 'gizli işsiz' araçmış yani. Hizmetten çekildiği halde hizmet aksamamış.
Bildiğin israfmış yani. İsrafın ağababası...

VOLEYBOL TAKIMI FİLEYE TAKILDI...

Hah şöyle ya. Ne o öyle, patlayacağı, devrileceği kabak gibi belli botlarla dalgalı denizlere açılmak falan. Mültecileri diyorum. Doluşuyorlar 10 kişi kapasiteli minibüslere 20-25 kişi, ya da kayık kadar bile hükmü olmayan patlak botlara 50-60 kişi, daha iyi bir hayatın olduğunu sandıkları ülkeye gidiyoruz diye bildiğin ölüme gidiyorlar.
Beklediğim haber Yunanistan'dan geldi.
10 mülteci giymişler eşofmanları tek tip, aynı çantalardan almışlar yanlarına takım gibi, iki tane top bile almışlar paraya kıyıp. Ki, uzaktan bakan bunları voleybol takımı sansın.
Ve fakat Atina'da hava- alanında enselenmişler.
Suriyeliymişler. Ukrayna pasaportu varmış ellerinde. Asıl amaçları İsviçre'nin Zürih şehrine gitmekmiş.
Ah be mülteci kardeşlerim!
Bundan sonra daha sofistike planlar bekliyorum sizden. Şu bariz hataları yapmayın bari:
1. Ukrayna'dan esmer çıkmaz.
2. Voleybolcular biraz uzun boylu olur.
3. Takımlar yanlarında top taşımaz..

TİYATRONUN ANAVATANI NİLÜFER!

Çoğu insan bilmez. Tiyatronun anavatanının 'suyun bu tarafı' olduğunu. Bu kadim sanat bu ülkede hak ettiği değeri buldu mu bulmadı mı tartışılır ama, Bursa'nın Nilüfer ilçesi 'tiyatro sanatı'na gösterdiği ilgi ile belki de Türkiye şampiyonu.
Nilüfer Tiyatro Festivali övünç kaynağımız. Kent Tiyatrosu ise medarı iftiharımız!
Kent Tiyatrosu 2 Ekim'de sezonu açacak ve tamı tamamına 9 oyunla tiyatroseverlerin karşısına çıkacak. Repertuvarı inceledim, değme devlet tiyatrosunun altından kalkacağı iş değil.
2'si çocuklara yönelik tam 9 oyun.
At sahibine göre kişner diye bir laf var, Nilüferliler bu kadim sanata bu kadar yoğun ilgi göstermeseler, ne festival bu kadar şaşaalı olurdu, ne de Kent Tiyatrosu bu kadar serpilip gelişirdi.
Buyurun bir bomba haber daha. Festival 7 aya yayılacak artık. Başkan Turgay Erdem açıkladı.
Bilet fiyatları 15 ve 20 lira. (Millet 200 liraya oyun izliyor İstanbul'da!)
Bu yıl maddi durumu iyi olmayan öğrenciler için 'askıda bilet' uygulaması da yapılacak.
Ne diyelim, tiyatroya bu kadar değer veren bir ilçemiz ve belediyemiz artı ahalimiz olduğu için ne kadar gurur duysak az...