Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Her mahalleye 3 milyoner!
07 Nisan 2018 Cumartesi, 08:02

Rahmetli Adnan Menderes'in hayaliydi.
'Her mahallede bir milyoner yaratacağız' demişti.
Onun yaşadığı ve memleketi sevk ve idare ettiği yıllarda 'milyoner!' uzay ötesi bir hayaldi.
Memlekette pek çok şey yoktu ama yokluğu en çok hissedilen şey sermayeydi.
Haber toplantısında 'Türkiye'de milyoner sayısı 141 bini aştı!' haberini duyduğumda aklıma adaşım başbakan geldi.
Koşa koşa gelip internetten mahalle sayısına baktım: 32 bin!
Şu son 'bütünleşik büyükşehir' muhabbetleri ile köyler de mahalle falan oldu hesabı, köyleri de ekledim, 18 bin de onlar. Ne etti, 50 bin.
Bu durumda her mahalleye (veya köye) 3 milyoner düşüyor.
Yani, Adnan Menderes'in 'gösterdiği' hedef 3'e katlanmış. Menderes'ten sonra gelenler iyi-kötü idare (!) etmişler.
Böylesi bir hayal de, bir diğer rahmetli Çetin Altan'a aitti. Şimdi yaşasaydı büyük ihtimal çocukları (Ahmet ve Mehmet) için özgürlük dilerdi ama, o yıllarda onun da 'köylerde tenis kortu' hayali vardı. 'Ne zaman ki' derdi, 'köylerde tenis kortu olacak, o zaman bu ülke müreffeh bir ülke olarak sınıf atlayacak.'
Köylerin ve mahallelerin milyonerleri şu kort işine bir el atsalar da, memlekette gerçekleşmemiş hayal kalmasa...

Paranın azı da dert, çoğu da!..

Laf paradan açılmışken, geçen hafta sonundaki kayda değer haberlerden biri de 'mutluluğu' parayla ölçen şu haberdi.
'Mutluluk sınırı 8 bin lira!'
İktisat Profesörü Murat Şeker araştırmış. İstanbul'da aylık 7 bin 500- 8 bin TL bandına kadar artan gelir mutluluğu artırıyormuş, ancak bu noktadan sonra gelir artsa bile mutluluk düzeyi değişmiyormuş. (Azalan Verimler Kanunu!)
Her zaman söylerim, bir insanın 1 milyon doları olması ile 50 milyon doları olması arasında fark yoktur. Yaşamı pek değişmez diye. (Kimse bir oturuşta 3.5 porsiyon İskender yemez, pazardaki muzun fiyatı üç aşağı beş yukarı herkese aynı)
Araştırmada 7 bin 500 kişiyle yüz yüze görüşülmüş. İşin entresan tarafı 8 bin TL bandı aşıldıktan sonra işin içine biraz da 'stres' bulaşması!
Ben şimdi bu kadar parayı ne yapacam diye herhalde!
Araştırma İstanbul için yapıldığına göre, Anadolu kentleri de kendilerine göre bir 'mutluluk sınırı' belirleyebilirler. (Bursa için bu sınırın 4-5 bin lira olduğunu öngörüyorum, itirazı olan!)
Öte yandan, 8 bin TL İstanbul gibi 7 tepeli, 15 boğumlu, 45 inişli, 75 çıkışlı bir kozmopolitik megapolü de tam olarak açıklayamaz.
Ümraniye'de 2 bin lirayla kendini zengin sanan, musmutlu olan adam, Etiler'de, Ulus'ta, Nişantaşı'nda elindeki 8 bin liraya bakıp 'Allahım ne kadar bedbahtım!' diye dertlenebilir, kendini fakir fukara garip gureba sanabilir.

Her türlü kutuplaşırız!

Eskişehir olayını biliyorsunuz. Üniversitede 4 kişinin öldürüldüğü katliamı diyorum. Cumhuriyet haberi, 'Toplumda yaratılan kutuplaşma cinnete dönüştü' üst başlığıyla vermiş. Cinayetin fonunda 'sen Fetö'cüsün- ben değilim' gerilimi var.
Gerçi, Türk insanı için kutuplaşmanın adeta folklorik hareket olduğunu da kabul edelim. Bu işi refleks olarak yapıyoruz çünkü. Vakti zamanında, Güzel Sanatlar Fakültesi'nin resim bölümünde öğretim üyeleri arasında 'figüratif- soyut' tartışması, baltalı saldırıyla sonuçlanmıştı. Koca koca profesörlerin baltayla birbirlerine girdiği bu kavga aynı gazetede, 'Figüratif anandır, soyut babandır' başlığıyla yer almıştı...