Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
'Hemşehricilik' siyaset rantı mı?
18 Aralık 2018 Salı, 08:35

Bursa'da hemşehri dernekleri yazdım 'Google'a, tam 762 dernek çıktı karşıma...
Fi tarihi. Bir kadın eski Bursa'yı özlediğinden söz ediyordu, Bursa beyefendiliğinin, hanımefendiliğinin kalmadığından yakınıyordu.
'Nerelisiniz?' diye sordum. 'Yedi göbek Bursalıyız' diye cevap bekliyordum, 'Artvinliyim!' dedi.
Bursa'da çok Artvinli var. 'Burtvin' esprileri yapıldığı kulağınıza gelmiştir.
Misal Artvinspor Lig'e çıksa, maçlarını Bursa'da oynasa, stat 'full' olur derler.
Bursa'da ne kadar Artvinli olduğu hususunda rivayet muhtelif. Sadece Artvinliler değil, Erzurumlular, Muşlular, Samsunlular, Sivaslılar, Trabzonlular, Rizeliler, Batı Trakyalılar, Bulgaristan göçmenleri de var Bursa'da. Aslına bakarsan, 81 vilayetten, Balkanlar'dan, Kafkaslar'dan, son tahlilde 160 bin Suriyeliyi de katarsak, her yerden göç almış Bursa.
Tam bir mozaik bu haliyle!
Siyaset yapanlar da bu demografiyi dikkate alırlar haliyle!
İlçeleri dikkate alırlar, 4 ilçeyi kapsayan Dağ yöresini asla ihmal etmezler vs...
De, acaba bu dikkate alışlar, bu üzerine titreyişler, bu şurdan da olsun burdan da olsun mantığı, sandığa ne kadar yansır?
Günümüzde, şu iletişim çağında, yani dijital çağda, gemisini kurtaranın kaptan olduğu, her koyunun kendi bacağından asıldığı şu bireysellik ortamında, siyaset değirmenine kaç damla su taşınıyor acaba hemşehri derneklerince.
Bütün Trabzonlular'ın veya Batı Trakyalılar'ın aynı partiye oy vermesi ihtimali yüzde kaç?
Seçmen tercihlerinde bireysellik, alt kimlik aidiyetlerinin önüne geçmedi mi?
Geçmediyse bile, doğru soru şu değil mi sizce de:
Kültür temelli bir araya gelişten, siyaset rantı üretmek ne kadar doğru?

Taban siyaseti: Bize bir iş bul abi!

Kimin iyi kimin kötü politikacı olduğu konuşulduğunda laf mutlaka 'taban siyaseti'ne gelir.
Halkla doğru temas eden, halkın ihtiyaçlarına cevap veren siyasetçi her zaman bir adım önde.
Telefonla her zaman ulaşılabilen siyasetçi misal en makbul olanı.
Sık sık halkın arasına giren, dert dinleyen, halka dokunan siyasetçiden söz edilirken, 'tabanda karşılığı var' gibi değerlendirmeler de yapılır.
Peki, halk (ya da seçmen) siyasetçiden ne ister?
İki anlatımla cevap veriyorum:
1. Bir belediyede üst düzey görevli bürokrat anlatıyor: Sık sık halk günü etkinlikleri düzenliyoruz. Bu toplantılara gelenlerin yüzde 95'i oğluna, kızına, yeğenine, akrabasına, hatta komşusunun çocuğuna iş ister. Bir sorun dile getirenler yüzde 5'i geçmez.
Bürokrat burada şu parantezi de açtı: İş işteyenlerin yüzde 60'ı zaten iş sahibi. İş değiştirmek istiyorlar, mümkünse büro, olursa cam kenarı vs...
2. Halkın arasına karışan belediye başkanını izleyen gazeteci anlatıyor: Başkan mahalleye geldi, vatandaşlarla konuşmaya başladı. Çoğunluk yakını için iş istedi. Kalanların çoğu kendi evine, işyerine ilişkin sorun dile getirdi. Sokağındaki caddesindeki sorundan söz eden hiç olmadı.

Çoğu ülkeyi geçmişiz!

Anlamıyorum, anlayamıyorum. Böyle bir talep varmış gibi, böyle bir sıralama yapın da bakalım demişiz gibi, tutmuşlar 'Hukukun üstünlüğü' hususunda bir 'dünya sıralaması' yapmışlar.
Danimarka, Norveç, Finlandiya, İsveç, Hollanda diye başlıyor liste. Bunlar ilk beşte.
Türkiye ise, Uganda'yı, Honduras'ı, Bangladeş'i sollamış, sıralamada 101'inci.
Epeyce bir ülkeyi geride bırakmışız yani.