Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Hawking'e lokma!
28 Mart 2018 Çarşamba, 07:29

Geçenlerde 76 yaşında hayatını kaybeden ünlü İngiliz fizik profesörü Stephen Hawking için İzmir'de lokma dökülmesi aktivitesi...
İlk bakışta, 'Kurtlar Vadisi' isimli dizide film icabı ölen Çakır karakteri için, gıyabında cenaze namazı kılınması gibi absürd bir eylem gibi duruyor.
Ama haberin detaylarına girince...
Lokmayı döktüren fizik tedavi uzmanı Dr. Alpaslan Bilen'in daha önce de Atatürk ve Che Guevara için de lokma döktürdüğünü okuyorsunuz.
Kaldı ki Bilen, 'Hawking'in hastalığı benim uzmanlık alanım' diyor.
Yani, adam kendini Hawking'e yakın hissetmiş.
Öyle böyle bir yakınlık değil bu üstelik.
Söylediklerine buyurun:
'Hawking bize kara deliği, anti maddeyi, maddeyi öğretti. Ufkumuzu açtı, beynimizden bir kapak kaldırdı. Bu dünyada 30-40 odalı konakta sadece oturma odasını ve tuvaletini bilerek yaşamak var. Bir de tüm odaları bilerek yaşamak. İşte Hawking bizim bütün odaları görmemizi sağladı.'
Gördünüz işte, tipik bir magazin haberi diye başladık, altından nasıl bir derinlik çıktı.

İkili standart
Sözde 'medeni' ülkelerin ikili standartlarıyla ilgili liste yapsak, Edirne'den Kars'a yol olur. Buyurun son tipik örnek Almanya.
Beğen beğenme Türkiye'nin kırmızı bültenle aradığı Salih Müslim elini kolunu sallaya sallaya geziyor bu ülkede.
Sadece gezmiyor Meclis'te ağırlanıyor, gösteri yapmasına izin veriliyor.
Ama aynı Almanya Katalonya lideri Carles Puigdemont'u gözaltına alıyor.
Adamın iltica talebini reddetmeye hazırlanıyor, dahası adamı İspanya'ya 'iade' ederse de kimse şaşırmayacak...
Bu paradoksu izah edecek bir Alman tanıdığınız var mı?

Atamayla gelen kulüp başkanları
Ertuğrul Sağlam şu sıralar İran'da Tractor Sazi isimli bir takımı çalıştırıyor. Fanatik'te Tunç Kayacı'ya uzun bir mülakat veren Sağlam'ın türlü çeşitli görüşlerini bizim gazetenin spor sayfasından okuyabilirsiniz. Bilhassa Bursaspor ile ilgili 'Bursa'ya dönmek isterim ama şimdi değil, ilerde seve seve' şeklindeki beyanatı enteresan.
Bana daha enteresan gelen, Tebriz kentinin takımı Traktör Sazi'nin taraftarlarının Türk olması. (Güney Azerbaycan denir zaten o bölgeye)
Ertuğrul Sağlam da 'sağlam' gözlemler yapmış İran'ın etnik ve demografik yapısıyla ilgili.
İran'da 30 milyon Türk olduğunu söylüyor röportajda.
Tebriz'de Türkçe konuşulduğu, kentin yüzde 99'unun Türk olduğunu da.
Bunlar zaten aşina olduğumuz bilgiler. Beni şaşırtan şu detay oldu koca röportajda.
İran'da kulüp başkanları atamayla geliyormuş.
Yani, 2 sene bu takımda başkanlık yapıyorsun, merkezi idare seni başka bir takıma başkan olarak atıyor.
İran'da kulüp başkanları belediye başkanı gibi değilmiş yani, vali gibiymiş.
Çok tuhaf değil mi sizce de...