Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Halkla ilişkilerde 'musakka' açılımı
20 Nisan 2019 Cumartesi, 07:57

Ekrem İmamoğlu'nun belediyedeki ilk günü. Ofis ofis gezmiş, herkesle tokalaşmış, hal hatır sormuş. Son olarak gelmiş başkanlık makamındaki çay ocağı- restoran bölümüne.
Demiş ki oradaki garsona, 'ne yemek vardı bugün?'
Garson cevap vermiş:
'Musakka vardı, sizin için de antrikot!'
İmamoğlu basına da yansıyan ve çok konuşulan lafı ediyor tam da bu aşamada:
'Birine antrikot birine musakka olmaz. Bir dahakine herkese aynısı olacak.'
Bu diyalogdan neler çıktı neler.
Belediyeye adalet geldiğini söyleyen de oldu, lafın tarihi olduğunu da.
(Patlıcan fiyatına gönderme yapıp musakkanın daha pahalı bir yemek olduğunu iddia edenler bile oldu, onları boşverin!)
Yani bol ve çeşitli mavra döndü bu laf ve diyalog üzerine.
Ahalinin ekseriyesi hoş karşıladı bu durumu, yeni başkanın bu tutumundan hoşlandı.
Büyütülecek bir olay değildi aslında, büyütülmedi de zaten...

ANTRİKOTLU KOMPLO TEORİSİ!

Ta ki, perşembeyi cumaya bağlayan gece bir televizyon programında bu konu üzerine konuşan ismini anımsamadığım, soyadı Sarı olan bir avukatın komplo teorisine kadar...
Adam ne dedi biliyor musunuz?
İmamoğlu garsonu ayarlamış. O lafı etsin diye Beylikdüzü'nden hususi getirmiş. Yani diyalog önceden çalışılmış. Yani bildiğin tiyatro oynanmış!
Bunları duyunca, yataydan dikeye geçtim TV izlediğim kanepede!
Programın konukları arasında Cumhuriyet'ten arkadaşım eski milletvekili Mustafa Balbay var. CHP'de hukuk işlerine bakan bir avukat var. Bakalım ne cevap verecekler?
Onlar da şaşırdı bu komplo teorisine ve... Kalakaldılar öylece!
Neyse ki iletişim çağında yaşıyoruz. Cep telefonları marifetiyle mesajlar geldi, WhatsApp gruplarından belgeler gönderildi.
Olay hemen aydınlandı telefonlara gelen bu belge ve bilgilerle.
Kimi o günkü yemek listesini göndermiş, kimi o garsonun ta ne zamandır büyükşehir çalışanı olduğunu...

'ÖZÜR' GERİLİMİ!

CHP'li avukat algı operasyonu yapmakla suçladı soyadı 'Sarı' olan avukatı ve özür dilemesi gerektiğini söyledi. Balbay, 'geçti o devirler' demekle yetindi, güldü ve hakikaten fazla üstünde durmadı. Ve fakat asıl soru şu:
Çık televizyona, doğru olduğuna emin olmadığın halde bir şeyler söyle. Bir algı yarat!
Tek sermayen: Nasıl olsa inananlar olacaktır!
Peki aynada kendi yüzlerine bakmıyor mu bu adamlar?
Başka soru: Bu tipler, ne kadar çoklar! Utanma duygusu olmadan nasıl yaşayabiliyorlar!

BİR HİKAYEMİZ VAR!

Bursasporlu arkadaşlarla bu aralar sık sık 'düşme- kalma' muhabbeti yaptığımız sır değil. Tamam az gol attık, çok yemedik, vasattık vesaire ama bu sezon bizim bir hikayemiz VAR! Eski hakem Deniz Çoban, her hafta 'VAR haksızlıkları olmasaydı puan durumu nasıl olurdu' analizi yapıyor ve buna göre takımları sıralıyor.
Şu an düşme potası civarında gezinen bizimkiler, Çoban'ın puan durumuna göre, 38 puanla Lig 6'ncısı... Tahtalara vurarak, dilimi ısırarak söylüyorum, eğer düşersek kesinlikle VAR haksızlıkları yüzünden düşeceğiz.
Yönetim, teknik kadro, oyuncular falan bir numaralı suçlu olmayacak bu düşüşte!