Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Fırıncıya söyle, ekmek de vermesin
29 Haziran 2018 Cuma, 08:20

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, valilere müşteşarı üzerinden talimat gönderdi ve 'CHP il başkanlarını bundan sonra şehit cenazelerinde protokole kabul etmeyin' dedi.
Şehit cenazesinde protokol olması zaten ayrı konu.
Şimdi ne yapacak CHP'li il başkanı, mecbur tedbili kıyafetle halkın arasına karışacak.
İlle de protokolde yer alacağım diye diretmeyecek.
Diretirse, kendi bilir!
Ben ille de protokolde yer alacam diyen CHP'li il başkanı sonuçlarına katlanır.
Bütün CHP'li il başkanlarının protokol protokol diye tutturmayacağını varsayarak geçiyorum Soylu'nun bundan sonraki olası 2 adımına...
1. Fırıncıya söylenecek CHP il başkanlarına ekmek verilmeyecek.
2. Yağmurlu havada su isteyen CHP'li il başkanına 'no, herkese var, sana yok' denecek!

GÜNÜN FOTOĞRAFI

24 Haziran seçimleri sonrası sosyal demokratların hali pür melali ile Yunan mitolojisindeki, 'ne haliniz varsa görün' tanrısı arasında benzerlik saptandı.

'Bu son' değil, Muson yağmurları!

Eskiler, 6 Mayıs ile 15 Haziran arasında yağan yağmurlara, 'Kırkikindi yağmurları' derdi.
Yani, bu tarihler arasında 40 kez ikindi vakti yağmur yağabilir manasında.
Bak takvime, neyi gösteriyor: 29 Haziran!
Yani, kırkikindinin intikaları, Türkçe söyleyelim uzatmaları oynanıyor!
15 günlük bir doğa rötarı söz konusu, iklim değişikliği sektöründe!
İklim değişti, bu net.
Seçim günü Namık Göz de yazmıştı köşesinde. Singapur, Malezya, Tayland gibi ülkelerin iklimi mevzubahis artık buralarda diye.
Sanki Hint Okyanusu kıyısı bir ülke olduk, tropikal iklim geldi yerleşti bünyeye.
Bundandır her yağmura 'bu son' gözüyle bakıyoruz, ama bir daha yağıyor, meğer bu son değil, Muson yağmuruymuş yağan!
Namık'ın o yazısında uzmanlar, şeftali, incir, armut ve zeytin rekoltesinin de tehdit altında olduğunun altını çizmişlerdi.
Demek ki neymiş ablalar ve de abiler!
İşi gücü, hele de politikayı bırakıp hepimizin 'çevreci' olmasının vakti geldi de geçiyor.
(Bakayım takvime, ohoo geçmiş bile!)
Atalarımızın, ecdadımızın, eskilerimizin şu tespiti 'Demoklesin kılıcı' gibi sallanıyor artık tepemizde:
'Kurak kış, yağışlı yaz kuraklık getirir...'
Yaz ortasında yağan yağmura romantik nazarlar atacağımıza, çakan şimşeğe telefonunu kapıp fotoğraf için koşturacağımıza, iklim değişikliği gerçeğine biraz da karamsar gözlerle bakmaya başlamalıyız bence.