Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Fırçalı çocuk çok abartıldı
13 Haziran 2019 Perşembe, 08:19

Fi tarihi. Eski eniştem KKTC'nin dar yollarında araba kullanıyor. Arkasında bir telaşe müdürü sürekli sellektör yapıyor. Bir-iki derken bizimki kızıyor, yol veriyor, o ara elini camdan çıkarıp, orta parmağını gösteriyor. Adam geçerken mütebessim selam veriyor, özür mahiyetinde.


Arkadaki kim olsa beğenirsiniz. Rahmetli Rauf Denktaş!
Enişte, 'ayıp oldu ya' diye anlattı bu hikayeyi, bir zamanlar komşuyduk Rauf Bey'le! Bazı hareketler, bazı coğrafyalarda normal karşılanırken, kültürel fark nedeniyle farklı coğrafyalarda ağır hakaret sayılabilir diye anlattım bu hikayeyi. Şafak ayinine Çanakkale'ye gelen ANZAK torunlarının olur olmaz- uluorta pantolonlarını indirip kaba etlerini ona buna göstermeleri de, uzak coğrafyalarda hafif bir protesto diye anlaşılabilir belki ama bizim buralarda bu hareketten kan çıkabilir. Çıktı da nitekim. İstanbul'a deplasmana gelmiş bir taraftar grubundan sırf bu hareket nedeniyle bünyeyi çizdirenler- deldirenler oldu.
Emre Belözoğlu'na mikrofon uzatır gibi 'fırça' uzatan muzip Belçikalı da ufak yollu linç edildi buralarda. 'Vay efendim nasıl tuvalet fırçası uzatırmış' mış mış.
Tuvalet fırçası dedin mi zaten tüyler diken! Bulaşık fırçası desen, aa ne muzip çocuk. Herkes yapmaz mı birbirinin yüzüne bir şeyler uzatıp gazeteci taklidi! Olay bu kadar basit yani.

ONLAR KAZANMADI BİZ KAYBETTİK...

Futboldan anladığım sır değil. Sordular maçtan önce İzlanda maçı ne olur diye. Dedim ki:
Bu adamlar Viking! Hepsi cüsseli, kalıplı. Bunları dövüşerek, boğuşarak, güreşerek yenemeyiz.
Bunları ancak tekniğimizle alt edebiliriz. Dolayısıyla Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir ile başlamak lazım. (Yalan mı Namık!)
Kadroyu bir gördüm. 'Eyvah' dedim. Hem Yusuf'la Abdülkadir yok. Hem de Cengiz.
Sonucu biliyorsunuz. Bu iki isim oyuna girdikten sonra maçın nasıl değiştiğini de.

BAYDIN AMA BİDEN!

Sıkın dişinizi, vermeyin canınızı. 3 Kasım 2020'ye kadar yaşamaya çalışın. Sonrası Allah kerim!
ABD'de yaklaşan başkanlık seçimlerinde Demokratlar'ın başkan adayı olmasına kesin gözüyle bakılan, soyadı 'Baydın' diye okunan Joe Biden, 'başkan seçilirsem kansere çare bulacağım!' demiş. Çok seçim vaadi gördüm, böylesini herhalde tüm dünya ahalisi de ilk kez görüyor. Bu vaat, Tansu Çiller'in Kirazlı halkına 'Uludağ'ı size vereyim mi!' vaadinden bile daha kalıplı bence. De, insan sormadan edemiyor haliyle. Birden aklıma geldi Biden! Ya seçilemezsen? Ölüp gidecez mi kanserden!
NOT: Adam seçilirse başlıklar güzelleşir en azından. Kansere çare bulacağım diyen Biden: 'Sarhoştum aydım, ben bu işten caydım!'

MARK'TAN YENİ NUMARA!

Haber toplantısında 'Facebook bizi izlemek için para ödeyecek' dendiğinde... 'Yahu!' dedim kendi kendime kibarca, 'İşten eve, evden işe, bizim hayat para etmez!'
Öyle ya, feneri nerede söndürdüğü belli olmayan, serüvenci, maceracı, sürprizli yaşayanların hayatını izlemek ister herkes.
Sordum ettim, meğer haberi yanlış anlamışım. Facebook'un para ödeyeceği durum, dijital alemdeki kabullerimiz, alışkanlıklarımız, mal ve hizmet üretenlerin taleplerine gösterdiğimiz tepkilermiş! (Telefonlara gelen mesajlara vs) Hasılı, olayda magazin bir durum yokmuş, ekonomik bir durum varmış. Herkesin anlayacağı şekilde söylersek, tek tişörtle gezip tevazu ayağı koşan Mark Zuckerberg, yeni bir keriz silkeleme işine girmek üzere...