Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Ejderli menüyü ele geçirdik
08 Eylül 2018 Cumartesi, 08:10

Geçen haftaya damga vuran gelişme, kim ne derse desin 'Ejder Meyveli Smoothie'ydi. Bilmeyenlere anımsatalım, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde verilen resepsiyonda yenilenler ve içilenler sosyal medyayı hakikaten acayip sallamıştı.
Ama hiçbir gazeteci bu listenin tamamına, yani 'menü'nün bizzat kendisine ulaşma şansı yakalayamadı.
Evet, Bursa Hakimiyet gururla sunar:
Buyurun, içecekler, soğuklar, sıcaklar ve pastaların tamamına.
(Bu yazıyı gazeteden okuyorsanız, köşedeki fiziki koşullar nedeniyle bazı ürünleri göreceksiniz. İnternetten okuyorsanız menü elinizin altında.)
Menüde adı geçen 'Ejder Meyveli Smoothie (Chia tohumu eşliğinde) gibi, 'zencefilli somonlu suşi' gibi dilimizin dönmediği kimi yiyecek ve içecekler de 'istemezükçüler'in konuşlandığı 'asosyal medya'da bir hayli mavra konusu oldu.
Yok efendim, 'Eltimgile gittik frambuazlı makaron yedik' yok efendim, 'kornişona sarılı dana rozbif en iyi starex meyvesi eşliğinde aloevera içerken yenir' gibi lakırdılar aldı yürüdü.
Ne yapsaydı Saray'ın aşçısı, böyleci 'number one' bir resepsiyonda.
Kuru- pilav yapıp davetlilere birer de baş soğan mı dağıtsaydı, ortaya büyükçe bir menemen yapıp, yarımşar ekmek eşliğinde mi servis etseydi.
Yiyenleri içenleri kıskanmak, bilmiyorum bana biraz tuhaf geldi, biz yiyemiyoruz diye.
Hayatınızda hiç (liçi meyvesi eşliğinde) 'efuli' içmediyseniz bundan bize ne?
NOT: Menünün orijinalini, İYİ Parti Bursa Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı 'ekselansları' Ahmet Kamil Erozan'ın Facebook sayfasından yürütttüm...

6-7 EYLÜL 1955

Önemli günler ve haftalar yazarı hiç olmadım. İstisnası, büyük acıların büyük katliamların, büyük felaketlerin yaşanması. Bilge Kral Aliya İzzetbegoviç'in sözü, önemli düstur:
'Kin duymayacağız ama unutmayacağız. Unutulan acılar tekrarlanır çünkü!'
Perşembe ve cuma günleri 6-7 Eylül'dü. Bugünün kuşaklarına pek bir şey ifade etmese de, bu ülkede yaşayan, (azınlık demeye dilim varmıyor) ülkenin en az bizim kadar sahiplerine yapılmış bir mezalim söz konusu oldu.
1955 yılında.

SÜNNETSİZ AVI...

Bir arkadaşım şöyle yazmış duvarına:
'6-7 Eylül 1955'te, devletin gizli güçlerinin kışkırtmasıyla, İstanbul'un Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıklarının evleri, işyerleri yağmalanmış, yakılmış, taciz ve tacevüz edilmiştir. Bu ülkenin karanlık geçmişinden bir yapraktır 6-7 Eylül. Bir insan olarak, acılara maruz kalan o insanlardan özür dilerim.'
O günlerde neler olmuştu diye merak eden gençler! Neler olmadı ki, kuyruklu piyanolar denize atıldı, sünnetli mi sünnetsiz mi diye pantolonlar indirildi, kilise papazları sünnet edilmeye kalkıldı.
Bana bir insan gösterin 'linç ve yağma'dan utanmasın.
Hasılıkelam, unutmayalım ki tekrarlanmasın.