Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Dananın kuyruğu saat 15. 45'te...
27 Eylül 2018 Perşembe, 08:07

Kopacak! Ve, 6 yıl sonra, yani 2024'te Avrupa Futbol Şampiyonası'na kimin ev sahipliği yapacağı belli olacak.
İki ülke yarışıyor:
Biri Almanya, diğeri Türkiye!
Her iki ülkenin avantajları da var, dez-avantajları da.
Bana göre Almanya'nın en önemli dezavantajı, bu organizasyonu daha önce (1988'de) düzenlemiş olması.
Türkiye ise yıllardır ısrarla bu organizasyona talip.
2008'de Yunanistan'la ortak girmiştik, 2012 ve 2016'da ise tek başına.
Yani tam 3 kez çok istemesine rağmen, bağrına taş bastı bu 'yalnız ve güzel ülke.'
Çok şey söylenebilir, çok şey yazılabilir.
Bizde denebilir, taraftar kültürü mü var, kavgasız- patırtısız maçımız mı var, bu ülkede terör ve futbol yıllarca bir arada anılmadı mı! Gazeteler 'futbol terörü' diye başlıklar atmadı mı!
An itibariyle bu lakırdıların bir önemi yok.
Ve zaten Almanya'nın bu organizasyonu almaya da ihtiyacı yok!
Bizimse çok ama çoook var!
Belki bu sayede, taraftar kültürüne geçebiliriz. 15 günde bir statları doldurma alışkanlığı ediniriz.
3 büyük kulübü tutmaktan vaz geçip şehrimizin takımına destek olmayı içselleştiririz.
Futbol ve felsefesi üzerine kazanımlarımızı burada saya saya bitiremeyiz.

EKONOMİK GETİRİLERİ...

Fi tarihinden bir Türkiye- Ermenistan maçı anımsıyorum. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül mevkidaşı Sarkisyan'ı ve 'beraberindeki heyet'i Bursa'da oynanacak milli maça davet etmişti.
Bizimkiler de heyet olarak gelince, tam 800 diplomat ve bürokrat için otellerde rezervasyon yapılmıştı. Maçın siyasi yanlarını hesaba katan siyaset yazarları da konuya dahil olunca, o günlerde Bursa ve civarındaki (Uludağ vs) otellerde tek yatak boş kalmamıştı.
Başta restoranlar çay bahçeleri olmak üzere tüm yeme-içme sektörüne bu turizm hareketinin ne gibi getirileri olacağını, varın siz hesap edin.

BAHANELERİ YOK...

Gelelim olayın siyasi boyutuna. Bu organizasyonun Türkiye'ye verilmemesinin çok fazla bahanesi yok. İstenirse bulunacak tüm bahaneler, bertaraf edilebilir nitelikte çünkü.
Misal terör! Ee Münih'te 70'li yıllarda olimpiyat köyü kana bulanmıştı ama...
Adamlar 80'li yıllarda Almanya'ya başka bir organizasyon vermekten imtina etmediler. Havaalanı yok, demiryolu yok, yatak kapasiteleri sınırlı gibi fiziki şartlar da, bana kalırsa 6 yılda rahatlıkla halledilebilecek detaylar.
Avrupa futboluna yön verenler bugün...
Ya kültürlerarası yakınlaşmaya oy verecekler, ya da böyle bir ihtiyaç duymadıklarına.
Ya futbolun sınırlarının gelişmesine oy verecekler, ya da kendi aralarında oynamaya.
Ya futbolun evrenselliğine oy verecekler, ya da muhafazakar ve içine kapanık bir oyun olmasına.
Ya yeni renklere, yeni kokulara, yeni insanlar tanımaya ihtiyaç olduğuna oy verecekler, ya da eski alışkanlıklarına, kapalı kutu konforlarına.
Ya 'Avrupa'da futbol sadece çoğunluğu hristiyan olan ülkelerde oynanır'a oy verecekler, ya da dil, din gibi ayrımlarla alakası olmadığına.
İşin özü bu.
(Basketbolda yaptık bu organizasyonu, futbolda da yaparız)