Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Ceyhun İrgil peşini bırakmadı
30 Mart 2018 Cuma, 07:51

Hepimiz unuttuk gitti. CHP Bursa Milletvekili Ceyhun İrgil konunun peşini bırakmadı. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nden ismi lazım değil bir öğretim üyesi, hem de üniversite televizyonunda, 1924 yılında Bursa'da camilerin genelev olarak kullanıldığını iddia etmişti.
Çamur at izi kalsın misali.
İrgil, bilgi edinme hakkı çerçevesinde Bursa Valiliği'ne bu iddiayı sordu. Vakıflar Bölge Müdürlüğü, iddiayı inceledi ve el cevap:
'Bu konuya dair bilgi ve belgeye rastlanmamıştır'
Cevap eline ulaşan Ceyhun İrgil, haklı olarak açtı ağzını yumdu gözünü:
'Tarihimizi çarpıtarak yalanlarıyla çirkinleştirenlere, halkı aldatanlara resmi cevaptır bu! Bu cevap sonrasında bu terbiyesizliği nedeniyle bu kişinin utanması ve Bursa halkından özür dilemesi gerekir. Ayrıca rektörlük ve YÖK'ün de gereğini yapmasını bekliyoruz.'

Necmi Hoca Fenerbahçe'de!

TV programı 'Sönmez Medya Buluşmaları' bitti. Konuğumuz Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz'la Baia Otel'de laflıyoruz. Laf laf açtı Mudanya'nın güzelliklerine geldi.
Dedim ki: 'Mudanya şiir gibi bir kent. Hatta inanmayacaksınız, ikinci kızım doğduğunda ona Mudanya ismini vermek istemiştim. Sülale üzerime geldi veremedim!'
Oysa, kentlerin bebeklere isim olarak verilmesi hadisesi benle başlamadı!
Sidney Poiter var, Sidney Pollack var, Paris Hilton var, Okan Bayükgen çocuğuna İstanbul ismini koymuş falan dedim, dikkate alınmadı.
'Ama sen ilçe ismi koymaya çalışıyorsun!' dediklerinde, Prof. Dr. Necmi Gürsakal hocamı örnek gösterdim. 'Necmi Hoca oğluna Gürsu ismini koyduğunda Gürsu daha ilçe bile değildi, beldeydi' dedim! 'Gürsu oluyorsa Mudanya da olur' dedim, ı-ıh dinletemedim.
Sözün özü, Necmi Hoca'nın kulaklarını çınlatmış olduk.
Epeydir de görüşemiyorduk tesadüfe bakın ki, dün sabahın köründe telefon çaldı.
Arayan Necmi Hoca!
'Ben' dedi 'Fenerbahçe Üniversitesi İİBF'ye dekan oldum!'
Fiziki koşullarla ilgili çalışmalar sürüyormuş, kampus Silivri'de olacakmış ama Ataşehir'de ikinci bir kampus daha yapılacakmış vs. Hoca'yla konuştuğumuz sırada Fenerbahçe Stadı'nda araştırma görevlileri için sınav yapılıyordu.

Fatih dizisinde ürün yerleştirme!

Yabancı filmlerden biliriz, işten eve gelen adam mutlaka açar dolabı 'çılıks-çık' efekti eşliginde birasını yudumlamaya başlar. Veya viski. Amerikan filmlerinde mutlaka arabalı bir kaçma- kovalama sahnesi niye olur. Otomotiv sektörü öyle ister de ondan. Hasılı giyilen kıyafetlerden yenilen içilen her şeye acayip gizli reklam döner film sektöründe. (Truman Show'u izleyin!)
Bu işler yasaya kitaba kurala düzene sokuldu son tahlilde. Kabul edilebilir oranlarda izne bağlandı vs. Artık TV dizileri başlarken şu altyazıyı okuyoruz çoğunda:
'Bu programda ürün yerleştirme bulunmaktadır'
Mehmed, Bir Cihan Fatihi isimli diziyi izlerken bu altyazıyı görünce.
Nassı ya oldum kendi kendime.
Herhangi bir mamul, bir marka, bir mal veya hizmet var mıydı o dönemlerde, reklama ihtiyacı olan! (Yine de tarihi filmlerde saat görünmesi, fondan araba geçmesi gibi aktiviteleri olan bir sektörde, ne yapar ederler bir ürün kıstırırlar araya diye merakla izliyorum.)
Adamlar birbirlerine kılıç çekiyorlar, ata biniyorlar, kavga ediyorlar. Ürün mürün yok.
Bizim tarafta herhangi bir iktisadi faaliyet gözlemleyemeyince küffar tarafına, yani Bizanslılara göz attım. Onlar da aynı hesap. Ne ürün var, ne yerleştirme!
Meraklısına: Ertesi gün gazetede öğrendim. Dizi devam ederken alttan geçen yazılar grafikler falan da ürün yerleştirmeye giriyormuş meğer.
NOT: 45 yaşında adamın 20 yaşında delikanlıyı oynadığı, sırf bu yüzden inandırıcılığı tartışmalı, izlemeyeceğim bir diziyi ha bir mamul çıkacak, şimdi bir ürün çıkar diye diye sonuna kadar izledim ya, ona yanıyorum!