Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bütün yemekleri çok 'beğendi'm...
02 Ekim 2018 Salı, 07:47

Geçen haftanın bana göre en önemli olayı, salataya domates doğramaya kalktığında, mutfakta sanki az önce cinayet işlenmiş gibi bir ortam yaratan bendenizin, yemek yarışmasında jüri üyesi olmasıydı. Nilüfer Belediyesi'nin düzenlediği 'Misi Yerel Lezzetler Şenliği'nde, önümüze konan yemekleri tadıp puan vermek için yerimizi aldığımızda, başıma gelecek en güzel şeyin, burada jüri üyesi olmak olduğunu şıp diye anladım. Allahım neydi o lezzetler öyle.
Az sonra 20 küsur yemek daha geleceğini bilmesem, ilk yemeğe ekmeği bandıra bandıra dalacağım, o derece. Jüri üyeliği değil sanki, 'nefis mücadelesi.'
Tabağa şöyle bir bakıyorsun, çatal-bıçak marifetiyle bir lokma alıyorsun, lezzetten damağın çatlıyor, sonra not veriyorsun. Tamı tamamına 23 kere yaşandı bu.
Tüm yemekler iyiydi. Bana göre iyiydi. Allah'tan diğer jüri üyeleriyle 'kulak dikizi menzili'ndeyim. Onlar her yemeği benim gibi beğenmedi! Biri yiyor, 'hımm' diyor, 'yakmış', diğeri diyor, 'kızartmasa iyiymiş'. Allah'tan işi bilen şeflerin tam ortasına düşmüşüm. Arada baktım kim neye ne veriyor diye. Bilhassa bu işin kitabını yazmış 'chef' Emre İdrisoğlu'nu kesiyorum. Abi, gelene gidene 40 veriyor, 50 veriyor 100 üzerinden. 35 verdiği bile oldu. Benim en kötü not 80!
3 kategoriye göre değerlendirme yapıyorduk. Hijyen, 0-25 arası, sunum 0-25 arası ve lezzet 0-50 arası. Yani her şey tas tamamsa, '25+25+50= 100' alıyordu yarışmacı.
Dayanamayıp sordum 'chef'e, 'tabağa bakınca hijyeni nerden anlıyorsunuz' diye.
'Biz anlarız' dedi Emre Hocam, 'Her tabak, yemeğin yapıldığı koşulları anlatır bize!'

NAMIK'I BESLEME SORUMLULUĞU!

Arada bastıran müthiş sağanağa rağmen yaptık oylamaları, verdik notları.
Yemekler gelir giderken ortama şöyle bir baktım. En çok zorlanan jüri üyesi olduğumu saptadım. Herkes tadıyor oy veriyor. Benimse işlevim biraz daha farklı. Arada kankam Namık Göz'ü de doyurmak zorundayım. Tadım yap, not ver, arada da Namık'ı besle. Valla durum aynen bu minvalde. Neyse ki, Allah yardım etti, kalktık bu ağır sorumluluğun altından.
Sektör edilene kadar, sektördeyim artık!
Gerisini Vedat Milor, Mehmet Yaşin falan düşünsün.

MANTOLU PATLICAN YEDİNİZ Mİ?

İki kategoriden ilki kadın dernekleriydi. Bu kategoride 'Kavun dolması ve kestaneli lahana' yemeğiyle Ürünlü Kadın Derneği ipi göğüsledi.
İhsaniyeli kadınların 'ciğer sarması' ikinci, Cumhuriyet Mahalleli kadınların 'falafel ve körili dolması' da üçüncü oldu.
Misili Kadınlar kategorisinde Mehtap Yılmazer'in yaptığı 'Köfteli Hünkar Beğendi', galiba bugüne kadar tattığım en iyi yemekti ve hak ederek birinci oldu. Misili kadınlardan Şeniz Soylu' 'mantolu patlıcan'la ikinci, Sevilay Özdemir de 'ovmaçlı çorba'yla üçüncülüğü kaptı.

MEVLAM VERDİKÇE VERİYOR!

Bu yazıyı yazdım. Baktım masamın üzerinde bir davetiye. Büyükşehir ve Valilik beni 'Bursa Lezzetleri'nin Tadımına Davet' ediyor. 'Bursa Yemekleri Çalıştayı' varmış, 'gelin tadın' diyorlar yani. Allah bozmasın şu sıralar, lezzet sektörüyle aram çok iyi.