Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bu seçim yöntemine mahkûm değiliz
15 Haziran 2018 Cuma, 07:33

Bugün bayram. Ne mutlu ki bize, iki bayramı bir arada yaşıyoruz:
Ramazan Bayramı ve yakında seçimler yapılacak hesabı, Demokrasi Bayramı.
Peki hiç düşündük mü acaba?
Birinci tamam gerçekten bayram. Peki ya ikincisi. Yani bir yığın yasakla birlikte yaşayarak yaşanır mı bir bayram!?
Bu çağda, internetin ve dijital âlemin bu kadar geliştiği şu günlerde, oy pusulasına mühür basmak, akabinde bu pusulayı 'Aman mühür öte tarafa geçmesin, oyum ziyan olmasın' kaygılarıyla özenle katlayıp zarfa koymak falan ne kadar yakışıyor 'muassır medeniyet seviyesi'ne ulaşmış Türkiye'ye!
Net âleminde öylesine bir sörf yaptım.
Buyurun seçimleri elektronik oylama ile yapan bazı ülkelere:
İngiltere, Hollanda, İtalya, Brezilya, Kanada, Estonya, Avustralya, ABD ve Fransa.
Elektronik oylamaya geçen ilk ülke Avustralya olmuş. Taa 2007 yılında.
Ama ondan daha mühimi şu: Estonya, günümüzde cep telefonlarıyla oy kullanılan bir ülke.

Oyunu değiştirebilirsin!

Tamam. Her ülkenin kendine özgü bir demokrasisi ve demografisi var. Gelenekleri var, görenekleri var. Ülkeler elektronik yönteme uygun olmayacak bir okur-yazar oranına sahip olabilirler.
Bir seçim günü saptanması ve zarf-pusula sistemi dünya genelinde en bilinen, en klasik yöntem.
Ve fakat okuyoruz-biliyoruz ki, çoğu ülkede seçim bir gün değil, bir hafta sürüyor.
Bizde de giderek yaygınlaşan 'e-devlet' gibi uygulamalar marifetiyle hafta boyunca oy kullanılabiliyor.
Hatta, dahası var.
Adam misal pazar günü giriyor elektronik sisteme. A partisine oyunu kullanıyor.
Sonra pazartesi kafası dank ediyor. 'Lan' diyor kibarca kendine, 'Ne yaptım ben! Elim kırılsaydı da A partisine oy vermeseydim!'
Karalar mı bağlayacak bu adam?
Hayır, ne münasebet. Giriyor yeniden elektronik sisteme. 'Oyumu değiştirmek istiyorum' butonunu tıklıyor. Verdiği 'oy'u siliyor, yeni oy kullanıyor.
NOT: Geçen seçimde kızcağız çıktı kabinden 'Ayy' dedi 'ona vereceğime buna vermişim, ne olur bir pusula verin bana. Lütfen!' Ben de üzüldüm kızın haline. Sandık kuruluna, 'verin' dedim, 'ne olacak.' Olmuyormuş meğer. Bir seçmene birden fazla pusula verilemiyormuş. Sandık başında hata yapma lüksümüz bile yok yani!

Farklı partilerden vekil seç!

Daha istense neler yapılır. Geçende arkadaşlarla konuşuyorduk. Kutu gibi, pembe panjurlu, ne seçim sistemleri var. Almanya güzel örnek. Tutuyorsun bir partiye oy veriyorsun. Misal A partisine! Peki senin bu A partisi barajı aşamazsa ne olacak! Oyun boşa gitmeyecek mi?
Adamlar bunu da düşünmüş ve sana ikinci bir şans daha vermiş.
Eğer diyorsun oy verdiğim parti baraj altında kalacaksa, ikinci oyum D partisine!
Böylece hiçbir oy boşa gitmiyor, her vatandaş öyle veya böyle yerel veya ulusal parlamentoda temsil ediliyor.
Bir şey daha varmış, tam detayını bilmiyorum. Partilerin altında vekil listesi yazıyormuş.
Sen vekillere bakıp 'ortaya karışık' yapabiliyormuşsun.
Yani, A partisine oy verdiğin halde, B partisinin vekilinin isminin yanına (X) koyarak parti ve vekil tercihlerini karışık yapabiliyormuşsun.
Güzel değil mi? Partimi seviyorum ama vekil adayımı sevmiyorum. Sandık başında gerilmiyorum, daralmıyorum. Gönlüm rahat.