Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bilgisayardan daktiloya...
05 Ağustos 2018 Pazar, 07:48

Bir arkadaşım, hâlâ tüm faturalarını kurum kurum gezip elden ödüyor.
Elektrik, su, doğalgaz, telefon, internet vs...
'Ödendi' makbuzunu eline almadan rahatlamıyor.
Bu tip tüm masrafları otomatik ödeme talimatı marifetiyle ödeyen benim gibilere söylediği şu:
'Bir gün bu dijital sistemler çökecek. Siz de bu paraları ödediğinizi kanıtlamak zorunda kalacaksınız!'
Arkadaşı haklı çıkaracak haber ta Alaska'dan geldi.
Bir kasabadaki hükümet çalışanları bilgisayar sistemlerini etkileyen fidye yazılımı nedeniyle daktilo kullanmaya başlamışlar. Siber korsanların saldırıları yüzünden kasabanın e-posta sistemi, telefon sistemi, hatta giriş kapısı kart sistemleri bile çökmüş.
Yani babalar, parmak izi okutamaz, retina taraması yaptıramaz hale gelmişler.
Yani 90'lı yıllara dönmüşler.
Bilgisayardan daktiloya dönüşü yine anlayabildim ama biz bile medyamıza yüz tanıma sistemiyle dahil olurken, uzaya adam göndermiş bir milletin hükümet binasına girişte 'Selamünaleyküm abi, yenge nasıl' dönemine dönmesi acı olmuş...

SEVGİLİ YUMOŞ!

(Aşağıda okuyacağınız olaylar Cumhurbaşkanımızın yaptığı son 'dövizlerinizi bozdurun' çağrısından önce yaşanmıştır. Kişiler de tüzel değil, gerçek kişilerdir.)
Almanya'daki ablam cebine bir miktar Euro'yu koyup Türkiye'ye harcamaya geldi.
Takdir edersiniz ki, cebindeki Euroları Almanya'da harcasa, durum o kadar da düğün-bayram olmayacaktı.
Euro'yu Almanya'da, doları Amerika'da harcamanın marjinal faydası o kadar yüksek değil çünkü.
Ama her ikisini de Türkiye'de harcamak pek keyifli!
Çantasında biraz Euro var diye gözümüz her gün televizyon ekranlarında.
Bu ara tespit yaptım, Euro'nun trendi ile bizim evin haleti ruhiyesi doğru orantılıydı:
Bakıyoruz ekrana, gidişat şöyle: 5.67... 5.84... 5.92...
Dikiliyoruz karşısına, aman ha sakın bozdurma, zarar edersin!
Bugün dur yarın dur diye diye bizim Euro şiştikçe şişti, semirdikçe semirdi.
Nominal değeri aynı kaldığı halde, reel değeri arttı da arttı.
Bu arada 'Ben hiçbir harcama yapamayacak mıyım?' diyen ablamın sinirleri laçka oldu.
Nereye gitsek, ne almaya kalksa, 'dur bozdurma biz öderiz' diye ısrarı o kadar abartmışız ki, diğer kardeşler olarak bizim bütçeler yengen oldu.
Yani biz maddi olarak çöktük, ablam para harcayamadığı için manevi olarak!
Doları bilmem ama Euro'nun iki dakika sakin durmamasının, ha babam de babam artmasının hane halkı ekonomisi üzerinde böyle de negatif bir etkisi oldu. Ekonomi kitaplarında okuyamazsınız bu olguyu!
Bozdurmaya bozdurmaya artık evin bir sakini haline gelen Euro'lara açık çağrım:
'Sevgili Yumoş, ablam sonbaharda dönecek ülkesine, ne olursun iki dakika otur oturduğun yerde!'