Adnan BAŞTOPÇU

Adnan BAŞTOPÇU

adnanbastopcu@bursahakimiyet.com.tr
Yazara Ait Diğer Köşe Yazılarını Listele
Bayramların hakkı veriliyor
31 Ekim 2018 Çarşamba, 07:41

Eskiden, halkın yaşam biçimine herhangi bir tehdit algılamadığı zamanlarda. Daha açık söyleyelim, laikliğin elden gidiyor olduğu kaygısına kapılmadığı günlerde...
Vali, belediye başkanı ve garnizon komutanı üstü açık bir tören arabasına biner.
Halk da yol kenarında bayrak sallar, geçit töreni izlerdi.
28 Şubat süreci ve sonrasında, hani Aczimendiler'in her gün Ankara'ya yürüyüş tertip ettiği o tiyatro günlerinden sonra.
Bişey oldu. Bayramlar bayram gibi kutlanmaya başlandı.
19 Mayıs, 29 Ekim, 30 Ağustos...
Buyurun 29 Ekim gecesi Nilüfer'e.
Gözüne, tespitine güvendiğim herkes 200 binlerden söz ediyor. Belediye kalabalığı 300 bin diye açıkladı. Her iki sayıya da 'iskonto' uygulasan bile, en aşağı, 150 bin kişi çıktıysa sokaklara, caddelere...
E birader Nilüfer'in nüfusu zaten 400 bin küsur...
Denebilir ki, ahali Nilüfer'e, FSM Bulvarı'a, hastane alanında yapılacak konserlere alıştı, diğer ilçelerden de geliyor. İyi de, diğer ilçeler de yapıyor zaten etkinlik.
Yıldırım'daki etkinliğin 'drone'dan çekilmiş fotoğrafını gördüm, müthişti.
Hasılıkelam, Cumhuriyet Bayramı coşkuyla kutlandı lafının tek bir ikamet adresi yok.
Tüm Türkiye sathı maili, yani ülkenin tamamı neredeyse bu durumda.
Bir yerde fener alayı, diğer yerde halk konseri, beride havai fişek gösterisi, ötede halk yürüyüşü.
Bayramların hakkı veriliyor artık tüm misakı milli sınırları içinde...

TEOMAN ÖZALP

Gazeteci arkadaşım İhsan Bölük duvarında paylaşmış. Bu bir anı. Dönemin DYP'li belediye başkanı Teoman Özalp'la ilgili. Özalp, belediye başkanlığı sona erdikten sonra 'Oh be' demiş, 'Artık çeşmeyi açıp yüzümü bolca suyla yıkayabiliyorum!'
Ve bu durumu şöyle izah etmiş dinleyenlere:
'Başkanken, oturduğum konut devletindi. Bursa'nın bir damla suyunu boşa akıtacağım diye ödüm kopuyordu!'
Nasıl hikaye?
Kul hakkı yememek gerektiğinin başyapıtı bence!

RIDVAN DİLMEN DİYE BİRİ...

Futbolculuğuna ne kadar hayrandıysam, futbol yorumculuğundan da o kadar nefret ediyorum!
Rıdvan Dilmen'den söz ediyorum.
Çıkmış televizyona, 'Fenerbahçe'nin küme düşme ihtimali üzerine espri yapanlar'a ayar veriyor.
Neymiş, Fener düşerse dolar 10 bin lira olurmuş.
Neymiş, Fener düşerse diğer 17 takım Federasyon'a başvurup tüzüğü falan değiştirmeye kalkarlarmış, Fener düşmesin diye.
Yok ya. İnter düştü, Juventus düştü, Marsilya düştü, Fener'in farkı ne?
Bol taraftar kendi kendine hukuk yapma hakkı mı verir adama?
Oldu olacak, şimdiden değiştirin tüzüğü, Fener 2 yılda bir şampiyon olur diye.
Madem yorumcusun şöyle söylesene:
'Fener düşmez. Misal sezonun ilk maçında Bursasporlu futbolcu dışarda yaptı müdahaleyi. Türkiye'nin 1 numaralı hakemi Cüneyt Çakır VAR'da izlediği halde pozisyonu, göz göre göre gitti çaldı penaltıyı.'
Rahat ol Sayın Rıdvan Dilmen. Bu eyyam zihniyet düşürmez Fener'i zaten!